AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Twitter hesabından 17 yıllık iktidarlarını 23 başlıkta değerlendi. Başlıkları tek tek okuduğunuzda dersiniz ki; AKP'den önce Türkiye'de hayat yoktu!
Lafı fazla uzatmadan Sayın Canikli'nin maddelerini, kendi sorularımla ve kısa yorumlarımla ortaklaşa değerlendirelim;
1- AK Parti dönemi boyunca; 10 milyon aile ev sahibi olmuştur.
Nasıl olmuştur? Banka kredisi, faiz batağı ile.
2- AK Parti dönemi boyunca; 11.8 milyon aile araç satın almıştır.
Nasıl almıştır? Banka kredisi, faiz batağı ile.
3- AK Parti dönemi boyunca; 197 milyon akıllı cihaz satılmıştır.
Nasıl? Ya baba parası ya da ihtiyaç kredisi ile.
4- AK Parti dönemi boyunca; 103 milyon beyaz eşya satın alınmıştır.
Doğru! Ya çeyiz için baba parası, ya da banka kredisi ile.
Buradaki en önemli nokta ise ev, araç, telefon ve beyaz eşyadan vergi adı altında en çok kazananın iktidar olduğu gerçeğidir. Sayın Canikli bunu es geçmiş!
Maddelere devam edelim;
5- AK Parti dönemi boyunca; kişi başı kırmızı et tüketimi 8,021 kg'dan 12,828 kg'a yükselmiştir.
Rakamlar doğru. Açılımı ise %20'lik kesim dün 20 kg et yiyorduysa bugün 60 kg yiyor. % 80'lik kesim dün 80 kg et yiyorduysa bugün 20 kg yiyor. Topla-böl-çarp. Sonuç bu şekilde çıkar!
Sağlık sistemindeki gelişmeleri hastane ve yatak sayısı olarak gören Sayın Canikli birçok rakamlar verdi.
Ama milletin düne göre daha çok hastalandığına, hastanelerde bitmeyen kuyruklara, depreme dayanıksız hastanelere, özel ve şehir hastanesi adı altında sağlığın endüstrileştirilmesine; doktor, hemşire ve diğer personel eksikliğine hiç değinmedi.
Sayın Canikli eğitim konusunda da benzer değerlendirmeler yaparak derslik ve okul sayılarını ne kadar artırdıklarını ifade ediyor.
Ama ortaokul mezunlarının dört işlemi yapamadığını, her yıl yayınlanan PİSA raporlarında acınacak halde olduğumuzu ifade etmiyor. Yani eğitim ve sağlıkta betonlaşmanın gelişme olduğunu bir türlü anlatamadık!
Sayın Canikli'nin dikkat çeken maddelerinden birisi de faiz konusunda. "Faizin bütçe içindeki payı %43'ten %10'a düşürülerek sadece 2019 yılı için 300 milyar TL faizden tasarruf sağlanmıştır."
Faizin bütçe payındaki yeri nedir bilmem ama dünyada en yüksek faiz oranlarına ulaşan ülkelerden biri Türkiye. Bu yükseliş AKP ile oldu. Ayrıca cumhuriyet tarihinin en çok faiz ödeyen hükümeti de AKP.
Türkiye'de hiçbir banka zor duruma düşmedi
Sayın Canikli'nin katıldığım tek başlığı bu; Türkiye'de hiçbir banka zor duruma düşmedi. Çok doğru.
Türkiye'de en çok kazanan ve hükümetçe kollanan kurumu bankalar. Ne iş yapıyorlar? Faizle para satıyorlar. İşte rakamlar:
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Türk bankacılık sektörünün ocak-eylül döneminde 36 milyar 152 milyon lira olan net dönem kârı, ekim sonu itibarıyla 41 milyar 300 milyon liraya ulaştı. Bu da sektörün ekimde 5 milyar 148 milyon liralık net dönem kârı elde ettiğini ortaya koydu. Böylece bankalar, tarihin en yüksek ekim ayı kârını hanelerine yazdı. Bankaların ekim kârı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 12,7 artış gösterdi.
Verilere göre, bankaların yılın 10 ayında elde ettiği toplam faiz geliri, ekim sonunda geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 21,4 artarak 355 milyar lirayı aştı. Geçen yılın ekim sonunda bu rakam 293 milyar lira düzeyinde bulunuyordu. Bankalar, ocak-ekim döneminde kredilerden 272,1 milyar lira faiz geliri sağladı…"
Ekonomi
Ekonomimize saldırı yapıldığını ve bu saldırıları nasıl atlattıklarını Sayın Canikli tek tek sıraladı. Ama kimin saldırdığını ve bu saldırganla neden hâlâ dost olunduğuna hiç değinmedi.
Gerçi ekonomi ve AKP denince aklıma tanzim çadırları ve bu çadırlarda, 'salatalıkta satılacak' müjdesi geliyor.
Son söz olarak; Durum iyi değil. Adeta tedaviye yanaşmayan hasta gibi hükümet de gerçekleri kabul etmekten ve Türkiye'nin, Milli Ekonomi Modeli'nden başka kurtuluş yolu olmadığı gerçeğinden kaçıyor.
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025