Erdoğan ve partisi yine, yeniden, biz kez daha 'yeni anaysa' başlığı açtılar. Neden, sorusunun cevabı çok açık; AKP iktidarda ama muktedir olmak istiyor.
Ne demek muktedir olmak? Kuvvetler ayrılığı gibi ilkeleri tek elde toplayıp, devletin tüm kurumlarının tek sahibi ve her şeyi yapabilme (yasaklamak-serbest bırakmak gibi) gücüne sahip olmak.
Diyeceksiniz ki, Erdoğan ve iktidarı zaten her istediklerini kanunlara rağmen zaten yapabiliyorlar!
Doğru ama yetinmiyorlar. Daha fazlasını istiyorlar. En önemlisi ise bu muktedirlik karşısında bırak itirazı, eleştiriyi herkesin tam teslimiyetini istiyorlar.
Gerçeği çok iyi bildikleri halde kabullenemedikleri nokta tamda burası. Zaman dilimi olarak M.S 2024'teyiz. Onlar ise binli, bin 500'lü yılların hayalindeler. O dönemlerdeki insanların teslimiyetini bekliyorlar.
Her yeni anayasa tartışmalarında sorduğum bir soru var; Bu devlet ve bu millet için ne yapmak istediniz de mevcut anayasa engel çıkardı?
Örneğin yolsuzlukları bitirmek için bir adım attınız da mevcut anayasa, 'hayır, yolsuzluk olmadan devlet yönetilmez mi' dedi.
AKP iktidarının 14. yılında İçişleri koltuğuna oturan Eski Bakan S. Soylu; '7 yıl İçişleri Bakanlığı yaptık, 33 saatte bir suç örgütü çökerttik' derken Yeni Bakan Ali Yerlikaya, '10 aylık süre içinde; 454 organize suç örgütünü çökerttik.' diyor.
Bu vahim tablonun sebebi 82 anayasası mı?
Ekonomiye geçelim mi? 2023'te kişi başına 25 bin dolar düşürecektiniz. Ama 10 bin dolar düştü. Demek ki 82 anayasası engel oldu. Öyle mi?
Anladığım kadarı ile terörün, göç istilasının, sınırlarımızın bir karış ötesinde ki terör devletçiklerinin sebebi de, 82 anayasası. Doğru mu?
Bu dış politikadaki tutarsızlıklarda eski yasalarında geliyor herhalde!
Türkiye'nin deprem kuşağında bir coğrafyada olduğunu biliyorsunuz. İktidara gelmeden 3 yıl önce tarihi bir acı da yaşadık. Siz, depreme dayanıklı şehirler kurdunuz da 82 anayasası mı engel çıkardı.
Bir kez daha sorayım; Bu devlet ve bu millet için ne yapmak istediniz de mevcut anayasa engel çıkardı?
2018'de, 'verin bu kardeşinize yetkiyi. Ondan sonra şunla bunla nasıl uğraşıldığını görün' demiştiler.
Ne ile uğraştılar?
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilen 2018'ten bu yana son dört yılda cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla toplam 127 bin 451 soruşturma açıldı. Binlerce mahkumiyet ve tazminat kararları verildi.
Ağustos 2021 verilerine göre cumhurbaşkanları ve açtıkları dava sayıları şöyle:
Süleyman Demirel - 158 dava
Ahmet Necdet Sezer - 163 dava
Turgut Özal - 207 dava
Kenan Evren - 340 dava
Abdullah Gül - 848 dava
Recep Tayyip Erdoğan - 38 bin 581 dava.
Demek ki çokça törpüledikleri 82 anayasası en çok Sayın Erdoğan ve iktidarını koruyormuş!
Peki, neden değiştirmek istiyorlar?
Faizi düşürmek için mi? Borçları bitirmek için mi? Enerjide, tarımda, ağır sanayide, teknolojide dışa bağımlılığı bitirmek için mi?
Gelir adaletini ve sosyal adaleti temin etmek için mi? Yoksa dış tehditleri yok etmek için mi?
Bunlar zaten mevcut anayasada hükümetin, TBMM'nin ve muhalefetin görevleri olarak sıralanmış vaziyette.
DEM'li anayasa
Seçim öncesi HDP-DEM ile görüşenleri terör işbirlikçisi ilan iktidar ve ittifakı söz konusu anayasa değişikliği olunca DEM ile görüşmede herhangi, bir sakınca görmediler.
Sırf bu başlık bile AKP'nin yeni anayasa arayışının devlet ve millet için olmadığının ispatıdır.
Numan Kurtulmuş
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi parti liderleriyle de görüşme yaptığı "yeni anayasa" girişimlerine ilişkin olarak, "Bu sürecin en büyük tehlikesi, süreci dışarıdan zehirlemek isteyen unsurların olabileceğidir. Onun için de siyaset, iyi niyetle el sıkışırsa süreçleri dışarıdan zehirlemek isteyenlere fırsat kalmaz. " dedi.
Bir cümle bu kadar mı yuvarlak olur? Siyaset kim? Kim bu diş güçler? Nasıl bir zehir kullanıyorlar?
Yolsuzlukları, FETÖ'yü, 6 Şubat depremini araştırmak için el sıkışmayanlar şimdi neyin sıkışması hevesindeler?
Hüseyin Baş
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, iktidarın yeni anayasa çalışmalarını için dikkat çeken tespit ve yorumlarda bulundu.
Sayın Baş, '177 maddelik bir anayasamız var, bunun 134 maddesi zaten değişti. Mevcut hükümet birkaç kere anayasayı değiştirdi. 2010 yılındaki referandumla ve 2017 yılındaki referandumla anayasayı iki kere değiştiler.
Ne istiyordun o gün yapamadın da bugün yapmaya çalışıyorsun, ne yapacaksın, hangi maddeyi değişeceksin?
Biz şunu da biliyoruz; değişen anayasa içerikleri her zaman Erdoğan yasalarına dönüştü. Dolayısıyla hep Erdoğan'ın elini rahatlatacak değişiklikler yapıldı…
Bugün Türkiye'deki sorun, anayasanın yetersizliği değil anayasa maddelerinin uygulanmamasıdır.
Bunu en son 14 Mayıs seçimlerinde tecrübe ettik. Anayasaya göre aday olmaması gereken bir kişi anayasayı çiğneyip aday oldu ve bugün ülkeyi yönetiyor.
Dolayısıyla ne yazabilirsiniz yeni anayasaya? Yazacağınız her şey yazılı zaten ama bu uygulamada bir problem yaşandığı için Türkiye'deki asıl eksiklik bu" dedi.
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025