Tam 71 yıl önce Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi'ni ilân etti (10 Aralık 1948). Yarın 71. yıldönümü kutlanacak olan insan hakları beyannamesi, aradan geçen onlarca yıla rağmen verdiği mesaj güncelliğini korumaktadır.
Kuşkusuz, bu beyanname ilk insan hakları beyannamesi değildi.
İnsan hakları kavramının kökeni Milattan Önce 539'a kadar uzanır. Babil'i fethetmesinden sonra Kral Büyük Kiros (Cyrus) tarafından yayımlanan ve ilk İnsan Hakları Beyannamesi sayılan metin bir kil silindir üzerine Babil çivi yazısı ile kazılmıştır. 1215 yılında İngiltere Kralı'na kabul ettirilen Magna Carta da insan haklarının önemli bir belgesidir. İnsan haklarının resmen tanınmasına yol açacak bir başka belge de 1776'da ilân edilen Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'dir. Daha sonra da 1789 Fransız Devrimi'nin ardından Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi gelmiştir. Gelişen haklar dizisi, sonraları ülkelerin anayasalarına bile girmiştir. 18. yüzyılda benimsenen insan haklarına "1.Kuşak Haklar" ya da "Klasik Haklar" denmiştir. Bu haklar şöyle sıralanabilir: "Yaşam hakkı ve kişi dokunulmazlığı, kişi özgürlüğü ve güvenliği, düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, inanç ve ibadet özgürlüğü, konut dokunulmazlığı, mülkiyet hakkı, eşitlik hakkı, dernek kurma hakkı, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı, çalışma özgürlüğü, dilekçe hakkı, seçme ve seçilme hakkı, kamu hizmetine girme hakkı, tarafsız yargıç önünde yargılanma hakkı." Bir de kölelik yasağı, işkence yasağı gibi yasaklar var.
18. ve 19. yüzyıllarda oluşan toplumsal ve siyasal gelişmeler ise anılan klasik hakların yeterli olmadığını ortaya koyacaktır. Sanayi devrimi bu kez burjuvaziye ek olarak işçi sınıfını ortaya çıkarmış, bazı devletler yeni duruma ilişkin yeni düzenlemeler geliştirmeyi uygun görmüşlerdir. Böylece, klasik hakların yanında sosyal haklar olarak adlandırılan "2. Kuşak Haklar" oluşturulmuştur. Bunlar, "Çalışma hakkı, sendika kurma hakkı, grev ve toplu sözleşme hakkı, işyeri yönetimine katılma hakkı, dinlenme hakkı, sosyal güvenlik hakkı, parasız öğrenim ve eğitim görme hakkı, kültürel yaşama katılma hakkı, sağlık hakkı, beslenme hakkı, konut hakkı, anne, çocuk, engelli, yaşlı gibi desteklenmeye muhtaç kesimlerin korunmasıyla ilgili haklar" şeklindedir. Sosyal haklar 19. ve 20. yüzyıllarda birçok ülkede benimsenerek kısmen de olsa devreye sokulmuştur.
Büyük bir yıkım ve kıyıma neden olan İkinci Dünya Savaşı'nın 1945'te sona ermesinin ardından BM Genel Kurulu'nca 10 Aralık 1948'de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kabul edilmiştir. "3.Kuşak Haklar" o dönemde ortaya çıkmıştır. "Dayanışma Hakları" olarak da anılan bu haklar, önceki 1. ve 2. kuşak hakların tamamlayıcısı olmuştur. 3.Kuşak Haklar şöyle sıralanabilir: "Çevre hakkı, insanlığın ortak malvarlığına saygı hakkı, gelişme hakkı, barış hakkı, yiyecek hakkı, insani yardım alma hakkı."
Şimdilerde, yaşanan hızlı bilimsel, teknolojik ve toplumsal gelişmelerin "4.Kuşak Haklar"ı getirmesi gereğinden söz ediliyor.
Sonuç: Demokrasi ve barışın temeli insan haklarıdır.
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023























































































