Şoför mahallinde hiç yolculuk ettiniz mi? Etmişsinizdir illaki. Hele dolmuşların şoför mahalli bir başkadır. Beni tanıyanlar dolmuş muhabbetlerimi iyi bilirler. Bir ara oturduğum ilçedeki polis arkadaşlar bile benim bu dolmuş muhabbetlerimden, dolmuşçulara tuttukları tutanaklardan usanmıştılar.
Bu dolmuşçu muhabbetlerim arkadaşlar arasında bayağı bir geyik gündemi oluştururdu. Neden karışıyorsun, sana ne gibi birçok fırça bazlı sorulara da muhatap olurdum. Cevabım hazırdı; 3S kuralından ötürü başım belaya giriyor, derdim. Nedir bu 3S?
3S; 'S'orumsuz insanların arasında, 'S'orumlu davranırsan, 'S'orunla karşılaşıyorsun. Evet, 3S'nin açılımı bu.
Binersin bir dolmuşa. Şoförün profili düşük, uyumlu filan değildir. Kendini eski Türk Filmlerindeki kabadayılardan zanneder veya 'Maho Ağa' profilindedir. Kıyafeti ise milli desem değil. Yerli desem, o da değil. Yabancı desem, o hiç değil. Garip bir mahluk.
Geç, geç, geç. Arkaya sıkışalım. Herkes evine, işine gidiyor. Geçin, geçin, geçin. Vatandaş emir telakki eder dolmuşçunun bu sözlerini. 15-25 arası gençler çoktan koltukları kapatmıştır. Birkaç arkadaşsalar ve özellikle cinsiyetleri bayansa kahkahalı bir sohbete çoktan başlamışlardır. Erkekse kulaklığı takmış, 'tıp tız, tıp tız' bir şeyler dinliyordu.
Yaşlı varmış, çocuklu veya hamile bayan varmış fark etmez. Hele konuşmalarından insanlar rahatsız oluyormuş hiç umurlarında değildir. Hele hele oksijen düzeyini sıfırlayacak derecede parfüm kullanan bayanların yanındaysanız vay halinize.
İşte bu şartlarda en az 30-40 kişi yola çıkarsınız. Trafik, oksijen azlığı, insanların tepkisizliği, şoförün bitmek bilmeyen talimatları bir anda üçüncü 'S'yi (sorun) devreye sokar. Bir bakmışsınız karakoldasınız.
Ama şoför mahalli öyle değilmiş. İlk duraktan şoför mahalline kendini bir attın mı (!) yaşlısı, hamilesi çocuklusu ayaktaymış, herkes birbirine yapışmışmış, bazıları terbiyesizlik yapıyormuş, trafikmiş vs. geç hepsini.
Cami açarsın. Dirseğin camda. Radyoda da da büyük ihtimalle arabesk müzik vardır. Sokaktaki kalabalıklara baka baka yola devam edersin. Şoför mahalli çok büyük bir nimetmiş!
Sahi ben bunları niye anlattım?
Herkes haline baksın. Ailesine baksın. Çevresine baksın. Ülkemize bakın, diye anlattım.
Direksiyondakiler (ülkeyi yönetenler) arkadaki vatandaşın sıkıntılarını görmezden geliyor. Seni dolmuşa aldım. Evine veya işine gidiyorsun. Şükret, sızlanma, sesini çıkarma anlayışındalar.
Sende kabullendim. Evet, her gün bu sıkıntıyı çekiyorum ama en azından evime, işime geçte olsa gidebiliyorum, şükrüne girmişsin. Halbuki sen olduğun için o dolmuş var ve o şoför direksiyonda. Sen para veriyorsun. Sen binmezsen, sen para vermezsen ne o dolmuş olur, ne de o dolmuşçu.
Bu siyaset dolmuşunun şoför mahallini ise yandaşlar çoktan kapatmış. Dirsekleri camda. Aldıkları ihalelerden gelecek karları bekliyorlar. Sen sıkışmışsın, bunalmışsın, terlemişsin salla gitsin. Halbuki o kişilerin şoför mahalline oturmalarına da sen izin verdin. Onlar sefada sen kerizinde pardon sen kerevetinde.
Oysa 3S'yi doğru olarak hayata geçirseydik yani 'S'orumluluklarımızın bilincinde olup, 'S'orun çıkaranlara hep beraber hesap sorsaydık, hiçbir 'S'sorunla karşılaşmayacaktık.
Unutma! Merkez sensin. Sen varsan devlet var. Hükümet var. Asker var. Aile var. Gücünün farkına var. Seni kullananlara teslim olma, hesap sor. Sana hizmet edecek, sana onur kazandıracakları ara. Arayan bulur?
Bu dolmuşçu muhabbetlerim arkadaşlar arasında bayağı bir geyik gündemi oluştururdu. Neden karışıyorsun, sana ne gibi birçok fırça bazlı sorulara da muhatap olurdum. Cevabım hazırdı; 3S kuralından ötürü başım belaya giriyor, derdim. Nedir bu 3S?
3S; 'S'orumsuz insanların arasında, 'S'orumlu davranırsan, 'S'orunla karşılaşıyorsun. Evet, 3S'nin açılımı bu.
Binersin bir dolmuşa. Şoförün profili düşük, uyumlu filan değildir. Kendini eski Türk Filmlerindeki kabadayılardan zanneder veya 'Maho Ağa' profilindedir. Kıyafeti ise milli desem değil. Yerli desem, o da değil. Yabancı desem, o hiç değil. Garip bir mahluk.
Geç, geç, geç. Arkaya sıkışalım. Herkes evine, işine gidiyor. Geçin, geçin, geçin. Vatandaş emir telakki eder dolmuşçunun bu sözlerini. 15-25 arası gençler çoktan koltukları kapatmıştır. Birkaç arkadaşsalar ve özellikle cinsiyetleri bayansa kahkahalı bir sohbete çoktan başlamışlardır. Erkekse kulaklığı takmış, 'tıp tız, tıp tız' bir şeyler dinliyordu.
Yaşlı varmış, çocuklu veya hamile bayan varmış fark etmez. Hele konuşmalarından insanlar rahatsız oluyormuş hiç umurlarında değildir. Hele hele oksijen düzeyini sıfırlayacak derecede parfüm kullanan bayanların yanındaysanız vay halinize.
İşte bu şartlarda en az 30-40 kişi yola çıkarsınız. Trafik, oksijen azlığı, insanların tepkisizliği, şoförün bitmek bilmeyen talimatları bir anda üçüncü 'S'yi (sorun) devreye sokar. Bir bakmışsınız karakoldasınız.
Ama şoför mahalli öyle değilmiş. İlk duraktan şoför mahalline kendini bir attın mı (!) yaşlısı, hamilesi çocuklusu ayaktaymış, herkes birbirine yapışmışmış, bazıları terbiyesizlik yapıyormuş, trafikmiş vs. geç hepsini.
Cami açarsın. Dirseğin camda. Radyoda da da büyük ihtimalle arabesk müzik vardır. Sokaktaki kalabalıklara baka baka yola devam edersin. Şoför mahalli çok büyük bir nimetmiş!
Sahi ben bunları niye anlattım?
Herkes haline baksın. Ailesine baksın. Çevresine baksın. Ülkemize bakın, diye anlattım.
Direksiyondakiler (ülkeyi yönetenler) arkadaki vatandaşın sıkıntılarını görmezden geliyor. Seni dolmuşa aldım. Evine veya işine gidiyorsun. Şükret, sızlanma, sesini çıkarma anlayışındalar.
Sende kabullendim. Evet, her gün bu sıkıntıyı çekiyorum ama en azından evime, işime geçte olsa gidebiliyorum, şükrüne girmişsin. Halbuki sen olduğun için o dolmuş var ve o şoför direksiyonda. Sen para veriyorsun. Sen binmezsen, sen para vermezsen ne o dolmuş olur, ne de o dolmuşçu.
Bu siyaset dolmuşunun şoför mahallini ise yandaşlar çoktan kapatmış. Dirsekleri camda. Aldıkları ihalelerden gelecek karları bekliyorlar. Sen sıkışmışsın, bunalmışsın, terlemişsin salla gitsin. Halbuki o kişilerin şoför mahalline oturmalarına da sen izin verdin. Onlar sefada sen kerizinde pardon sen kerevetinde.
Oysa 3S'yi doğru olarak hayata geçirseydik yani 'S'orumluluklarımızın bilincinde olup, 'S'orun çıkaranlara hep beraber hesap sorsaydık, hiçbir 'S'sorunla karşılaşmayacaktık.
Unutma! Merkez sensin. Sen varsan devlet var. Hükümet var. Asker var. Aile var. Gücünün farkına var. Seni kullananlara teslim olma, hesap sor. Sana hizmet edecek, sana onur kazandıracakları ara. Arayan bulur?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025