Yeni Mesaj Gazetesi tarafından tertiplenen Milli Kahramanlarımızı anma ve şükran programlarında o kadar önemli tespitler, o kadar önemli konuşmalar yapılıyor ki; gerçekten de akıl ve gönül taşıyan kimsenin duygulanmaması, düşünceye sevk olmaması, asla mümkün değildir.
Konya’daki programda her biri diğerinden önemli ve duygu dolu konuşmalar, salonda ve ekranları başında bulunan izleyicileri milli heyecana sevk etmiştir.
Bu makalemizde Yeni Mesaj Gazetesi ve İcmal dergisi yazarlarından Seçil Mumcuoğlu’nın önemli tespitlerinden bir kısmını sizlerle paylaşmak istedim.
Sayın Mumcuoğlu, Prof. Dr. Haydar Baş hocamızla yaptıkları Hindistan ziyaretinde karşılaştıkları manzaralardan ve halkın ne kadar yoksul bir hayat sürdüklerinden bahsettiler. “Hindistan’ın aslında yıllar önce kendine yeter derecede ekonomik zenginliğe sahip bir devlet olduğunu, baharat, ipek kumaş ve dokuma dallarında küçümsenmeyecek derecede zengin olduklarını, ancak İngilizlerin işgali sayesinde sömürgeleştiklerini, bundan sonra da sürekli fakirlik içinde çırpındıklarını” dile getirdi.
“Hindistan’ın sömürgeleşme sürecinde sözde din adamlarının misyonerlerle işbirliği yaparak milletin dini ve milli duygularını bozduklarını; fiili işgali gerçekleştiren İngilizler ise işgal sürecinde dokuma sahasından rakipsiz kalmak için 40 000 Hintli dokuma ustasının ellerinin keserek İngiliz medeniyetinin, haçlı medeniyetinin gerçek yüzünü ortaya koyduklarını” anlattılar.
Sayın Mumcuoğlu, daha sonra da şu önemli tespitleri dile getirdiler; “Hindistan’da gerçekleşen fiili işgalden önce Seyit Ahmet Han ismindeki sözde bir din adamı (münafık) İncil ve Tevrat’ın tahrip olmadığını, yazdı. Daha sonra Kuran’ın tarihsel olduğunu kaleme aldı. Sonra da bunu Hintli Müslüman çocuklara öğretmek için kolejler okullar açtı, gazeteler çıkarttı. Bu faaliyetlerinden dolayı Seyit Ahmet Han İngilizlerden Sör unvanını aldı. Şimdi de ülkemizdeki manzarayı gözünüzün önüne getirin. Mantar gibi biten okullar, dershaneler, bedava dağıtılan gazeteler, hep aynı amaca hizmet etmek içindir. Dünyanın dört bir köşesinde mantar gibi biten okullarda, resmi dil İngilizce ve İngiliz hükümetinden; İngiliz kültürüne yaptıkları hizmetten dolayı ödüller alıyorlar. Bunu da şu şekilde kamuflaj ediyorlar; resmi dil İngilizce ama perde Türkçe olimpiyatları”
Konuşmasının devamında Hindistan’ın sömürgeleşmesi süreci ile bizim şu anda yaşadığımız sürecin benzerliğini dile getirerek “eğer millet olarak uyanmaz, Prof. Dr. Haydar Baş’a destek vermezsek, bizi de bekleyen akıbetin Hindistan’dan farksız olacağı” uyarısını yaptılar.
Son sözümüz şu olsun; ya aklımızı başımıza alacak ve uyanacağız; ya da adım adım sömürgeleşeceğiz. Tercih sizin…
Konya’daki programda her biri diğerinden önemli ve duygu dolu konuşmalar, salonda ve ekranları başında bulunan izleyicileri milli heyecana sevk etmiştir.
Bu makalemizde Yeni Mesaj Gazetesi ve İcmal dergisi yazarlarından Seçil Mumcuoğlu’nın önemli tespitlerinden bir kısmını sizlerle paylaşmak istedim.
Sayın Mumcuoğlu, Prof. Dr. Haydar Baş hocamızla yaptıkları Hindistan ziyaretinde karşılaştıkları manzaralardan ve halkın ne kadar yoksul bir hayat sürdüklerinden bahsettiler. “Hindistan’ın aslında yıllar önce kendine yeter derecede ekonomik zenginliğe sahip bir devlet olduğunu, baharat, ipek kumaş ve dokuma dallarında küçümsenmeyecek derecede zengin olduklarını, ancak İngilizlerin işgali sayesinde sömürgeleştiklerini, bundan sonra da sürekli fakirlik içinde çırpındıklarını” dile getirdi.
“Hindistan’ın sömürgeleşme sürecinde sözde din adamlarının misyonerlerle işbirliği yaparak milletin dini ve milli duygularını bozduklarını; fiili işgali gerçekleştiren İngilizler ise işgal sürecinde dokuma sahasından rakipsiz kalmak için 40 000 Hintli dokuma ustasının ellerinin keserek İngiliz medeniyetinin, haçlı medeniyetinin gerçek yüzünü ortaya koyduklarını” anlattılar.
Sayın Mumcuoğlu, daha sonra da şu önemli tespitleri dile getirdiler; “Hindistan’da gerçekleşen fiili işgalden önce Seyit Ahmet Han ismindeki sözde bir din adamı (münafık) İncil ve Tevrat’ın tahrip olmadığını, yazdı. Daha sonra Kuran’ın tarihsel olduğunu kaleme aldı. Sonra da bunu Hintli Müslüman çocuklara öğretmek için kolejler okullar açtı, gazeteler çıkarttı. Bu faaliyetlerinden dolayı Seyit Ahmet Han İngilizlerden Sör unvanını aldı. Şimdi de ülkemizdeki manzarayı gözünüzün önüne getirin. Mantar gibi biten okullar, dershaneler, bedava dağıtılan gazeteler, hep aynı amaca hizmet etmek içindir. Dünyanın dört bir köşesinde mantar gibi biten okullarda, resmi dil İngilizce ve İngiliz hükümetinden; İngiliz kültürüne yaptıkları hizmetten dolayı ödüller alıyorlar. Bunu da şu şekilde kamuflaj ediyorlar; resmi dil İngilizce ama perde Türkçe olimpiyatları”
Konuşmasının devamında Hindistan’ın sömürgeleşmesi süreci ile bizim şu anda yaşadığımız sürecin benzerliğini dile getirerek “eğer millet olarak uyanmaz, Prof. Dr. Haydar Baş’a destek vermezsek, bizi de bekleyen akıbetin Hindistan’dan farksız olacağı” uyarısını yaptılar.
Son sözümüz şu olsun; ya aklımızı başımıza alacak ve uyanacağız; ya da adım adım sömürgeleşeceğiz. Tercih sizin…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025