AB hayali uğruna sözde demokratikleşiyoruz safsatasıyla atılan adımlar sayesinde Türkiye, teröristlerin istediği kıvama getirilmek üzeredir. Türkiye'nin getirilmek istendiği bu kıvam dün bu köşede yine değindiğim gibi Güneydoğu Anadolu bölgemizin Kuzey Irak'taki Kürt devleti gibi federal bir yapıya kavuşturulmasıdır. Türkiye'ye yönelen terör hangi isim adı altında olursa olsun dış desteklidir. Ve dün tehdit ettiği gibi bugün ve böyle giderse yarın da Türkiye'yi tehdit etmeye devam edecektir. Yakın bir gelecekte birkaç tane bölücü istiyor diye "Güneydoğu Anadolu'yu federal bir yapıya getirilelim, bu şekilde Kürt devleti kurulma sevdasından vazgeçilir" gibi bazı tartışmalar başlatılacak ve Kürt devleti kurulmasındaki önemli adımlardan birisi olacak olan federasyon bu şekilde sağlanmaya çalışılacaktır. Benzer bir senaryo Irak'ta uygulandı. Kürt devleti sevdasından vazgeçilir diye Talabani'ye Irak devlet başkanı olması için destek olduk ama Kürt devleti sevdasından vazgeçilmedi. Hatta bizim desteklediğimiz Talabani devlet başkanı olunca Kürt devleti kurulması daha da hızlandı. İnşallah Türkiye Talabani'nin devlet başkanı olmasında olduğu gibi bu oyuna gelmez.Türkiye'nin terörü bitirmek için geç kalmış da olsa üç temel adım atması gerekmektedir.1. Abdullah Öcalan'ın cezası infaz edilmelidir. Öcalan'a bağımsız Türk yargısının verdiği idam cezasının yerine getirilmesi hem Türkiye'nin itibarı açısından, hem de teröristlere karşı caydırıcı bir mesaj verilmesi açısından çok önemlidir. Tek başına hükümet olan AKP, gerekli olan yasal düzenlemeyi yapacak çoğunluğa mecliste sahiptir. AKP bunu yapar mı? diye bir soru aklınıza gelebilir. Bence de yapamaz/yapmaz. Ama yapılması gerekenler bunlardır.2. Terörle mücadele siyasi ve askeri olarak at başı yürütülmelidir. Askeri tedbirler çerçevesinde Türk ordusu Kuzey Irak'taki PKK kamplarına operasyon düzenlenmeli ve gerektiği takdirde bu tür operasyonlara devam edileceği resmi olarak ilan edilmelidir. Türk ordusunun yapması gereken bu operasyonları ABD'den beklemek hayalcilik olacaktır. Siyasi tedbirler çerçevesinde ise Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne halel getirecek hiçbir adım atılmamalıdır. AB ve ABD gibi ülkelerle ilişkilerimizin bozulması korkusuyla hükümetlerin terörün önünü açan adımları atmaları engellenmelidir. 3. Türkiye ekonomik bağımlılığa son verecek bir kalkınma hamlesiyle, IMF gibi küresel tefecilerden bağını koparmalı ve kalkınma hamlesine öncelikle Güneydoğudan başlanmalıdır.Bütün bu saydığımız adımlar yalnız ve yalnız millete hesap vermek zorunda olan ve hiçbir yerden icazet almamış bir hükümet tarafından atılabilir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024