Yanılmıyorsam AKP iktidara geldiğinden bugüne referandumlar dahil 13 seçim yaşandı ve bu seçimlerde AKP istediği sonuçları aldı. Şimdi 14. seçime gidiyoruz.
13 seçimde hiç gündeme gelmeyen, tartışılmayan tarım yani tencere, bu seçimlerde gündemden düşmüyor.
Neden tarım?
Çünkü artık tencereler kaynamıyor veya çok pahalı kaynıyor. Haliyle rahmetli Demirel'in; "Tencerenin deviremeyeceği hükümet yoktur" vurgusu, AKP'nin kapısını çalıyor.
Her başlıkta olduğu gibi iktidarın tencere-tarım mazereti çoktan hazırlanmıştı bile.
Sayın Erdoğan; "Ülke ve millet olarak ne zaman hedeflerimize yaklaşsak karşımıza hemen bir takım engeller senaryolar çıkartılıyor" diyor.
Nasıl yani? Buğday ektiniz de ekemezsiniz diyen mi oldu? Şekerpancarı, mısır, fasulye, mercimek vs. ne kadar tarım ürünü varsa üretmek istediniz de önünüzü kesen mi oldu?
Yok, hiç bir şey olmadı. Olan 125 ülkeden 136 çeşit tarım ve hayvancılık ürünü ithal eden devletimize, vatandaşımıza, tarım kesimine oldu.
Bir taraftan Avrupa'da bir numarayız diyen iktidar, diğer taraftan ithalatçı olduğunu kabul ediyor ama ekliyor, 'ihracatçı olacağız'.
Sayın Erdoğan; "Türkiye bu konularda (tarım ve hayvancılık) ithalatçı değil, ihracatçı olmalıdır" diyor.
İlginç değil mi? Tam 17 yıl sonra hem de seçimler öncesi tarımı geliştirmekten ve ihracatçı olmaktan bahseden tek parti iktidarı.
Tarım Bakanımız ise adeta suyun kaldırma kuvvetini bulmuş edasıyla tarihi bir tespit yapıyor: "İnsanlık ihtiyaçlarında önem sıralamasına alınırsa beslenme ilk sırada yer alıyor. Bir devlet için savunma ve yerli silah sanayi ne kadar önemli ise tarım da öyledir."
Dikkatinizi çekerim! 17 yıl geçti.
Sayın Tarım Bakanı'nın bir açıklaması daha var ki! Çok tanıdık geldi.
Sayın Pakdemirli; "Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) olarak sizlerin mahsullerinizi, ürünlerinizi en az yüzde 25-30 daha fazla ödeyerek alacağız" diyor.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın 15 yıl önce dünya gündemine soktuğu Milli Ekonomi Modeli'nin 'milli tarım' bölümünün başlıklarından birisi de şu şekildedir:
"Çiftçi, planlı ve sürekli üretime katıldığı sürece vergi alınmayacak ve ürün alım garantisiyle doğrudan desteklenecektir. Tarım köylüsü daha tohumunu tarlaya ekmeden yüzde 50 avans alacaktır. Kalan ödeme ise ürün tesliminde yapılacaktır." (Her durumda faiz sıfır olacaktır)
AKP iktidarının 17 yıl sonra tarımın stratejik bir konu olduğunu açıklaması akla ziyandır.
Çünkü tarım Hz. Adem (a.s) ve Hz. Havva annemizden bugüne stratejik bir konudur. Hayatta kalmak için yemen şart. Daha büyük stratejik konu mu olur?
* * *
Prof. Dr. Haydar Baş'ın 21 Mayıs 2013'te gazetemizde yayınlanan makalesinin başlığı; 'Tarım stratejik bir konudur'.
Sayın Baş şöyle diyordu;
"Dışa bağımlı bir tarım politikasının uygulandığı ülkelerde, en ufak bir kriz durumu söz konusu olduğu takdirde ciddi besin sıkıntısının ortaya çıkması kaçınılmazdır. Bu itibarla tarım konusu stratejik öneme sahip bir meseledir…"
Tarımda ithalat tehlikesine dikkat çeken Sayın Baş şöyle devam ediyordu:
"Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkeleri tam bağımlı hale getirebilmek için kullandığı silahlardan biri de tarımdır.
ABD başta olmak üzere pek çok gelişmiş devlet tarım programında yüksek meblağlarda tarımı destekleme fonları ayırırken, üretilen tarım ürünlerinin tamamı da devlet koruması altındadır…
Ancak gelişmekte olan ülkelere bunun tam tersi bir şekilde kendi üreticilerine kısıtlama getirmelerini tavsiye etmektedirler.
Maksat bu ülkelerin elini kolunu bağlamak ve tarımda bağımlı bir hale getirmektir. IMF dayatmalarıyla politika belirlememiz sonucu, ülke olarak tarımda dışa bağımlı bir hale gelmemiz, kendi coğrafyamızdaki Rusya pazarında bile yer bulamayışımız bunun bir ispatıdır."
AKP'nin 17 yıldır tarım alanında yaptığı budur; Ekim alanlarını, ürünleri azalttı. Hayvan sayısını, köylü nüfusunu azalttı. Şimdi depoculara, marketçilere 'terörist' diyor. Sisi'den, Esad'dan, Barzani'den tarım ürünleri alıyor. Bir de 200 bin ton patates hem de vefa borcu olan yabancı şirketten.
Afiyet olsun…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Bu ülkede zor olan Türk olmakmış! / 23.03.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Bu ülkede zor olan Türk olmakmış! / 23.03.2025