Bugüne kadar hep kardeşçe uyardık, bugün de uyarıyoruz, ömrümüz oldukça uyarılarımızı sürdüreceğiz; dikkat edin sizin çeşmede bir hal var.Sizin çeşmeden sulanan araziler nedense hep ayrık otlar, hep bin bir çeşit dikenler bitiriyor. Bu ayrık otlar, bu çeşit çeşit dikenler belki dışardan, dış dünyadan bakanlar için gül-sümbül şeklinde görünüyor olabilir. Ama bu coğrafya için, burada yaşayan Müslüman Türk milleti için gerçekten ayrık otların, dikenlerin toplamıdır.Sizin çeşmede bir hal var.Sizin çeşmeden içen gönüller hep yâd'a, yâd ellere kayıp duruyor. Sizin çeşmeden içen gönüller, bağırlarını hep yâdlara, yâd ellere açıyorlar. Terkibi, düzeni nasılsa, molekülleri hangileri ise, sizin çeşmenin suyu hangi vücuda sirayet ediyorsa o vücudun tabii kimyasını bozuyor, tartısını-terazisini tahrip ediyor, kantarının ayarlarını bozuyor.Sizin çeşmeden içen gönüller, bin beş yüz senedir nesilden nesile aktarılan, yaşanarak öğrenilen Kitap ve Sünnet ölçülerini alt-üst ediyorlar, tam tersine çeviriyorlar, "sırat-ı müstakim" üzerinde çukurlar açıp çatlaklar oluşturuyorlar.Sizin çeşmede bir hal var.İçeni bozuyor, bakışlarını baygınlaştırıyor, çizgiden çıkarıyor, duruşunu değiştiriyor, fikrini çeliyor, gayesinden saptırıyor, hattan çıkarıyor, kimliğinden oldukça uzaklaştırıyor, velhasıl bambaşka bir kılığa sokuyor.İçenin idrakini alıyor, iz'anını zaafa uğratıyor, algı ölçülerini değiştiriyor, işitme, görme ve muhakeme etme melekelerini dumura uğratıyor.Sizin çeşmede bir hal var.İçen kendinden geçiyor.Kimliğinden geçiyor.Tarihinden, tarihi tecrübelerinden geçiyor. Yerleşmiş olan, iyi-kötü, hayır-şer,kar-zarar gibi ölçülerinden geçiyor.Sizin çeşmede bir hal var, içen sanki kör ve sağır kesiliyor.Mesela;"Ey o bütün iman edenler! Ağyarınızdan yar tutmayın, sizi şaşırtmakta kusur etmezler, sarpa sarmanızı arzu ederler, görmüyor musunuz buğzları ağızlarından taşmakta, sinelerinin gizlediği ise daha büyüktür, işte size âyetleri sarih bildirdik aklederseniz" (Al-i İmran: 118).Şeklindeki Kur'an buyruğunu duymaz oluyorlar.Mesela;"Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiç bir kavim (topluluk) bulamazsın ki, Allah'a ve elçisine başkaldıran kimselerle bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar; bunlar, ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri, isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun" (Mücadile: 22).Şeklindeki ilahi ölçüyü görmez oluyorlar.Sizin çeşmede bir hal varTez elden tahlil mi, tetkik mi yaptırırsınız, ne yaptırırsınız bilemem ama elinizi çabuk tutmalısınız, çünkü ömürler geçiyor, nesiller değişiyor, insanlar bu aykırı halleriyle göçüp gidiyorlar ve biliyoruz ki bu hayatın bir tekrarı daha yoktur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Ay bitmeden buharlaşan artışlar / 05.02.2025
- Neden karanlıkta kaldı dünyamız? / 02.02.2025
- Doymayan gözler ve ürpermeyen kalpler / 01.02.2025
- Ne işe yarar? / 31.01.2025
- Makamdan istifa yok ama insanlıktan istifalar çok / 30.01.2025
- Başkentin başucunda çığlıklar duyulmadı / 29.01.2025
- Duydun mu? / 26.01.2025
- Yüreklerin yangını nasıl söndürülecek? / 24.01.2025
- İnsanca paylaşılsa… / 23.01.2025
- Anlayan beri gelsin / 19.01.2025
- Neden karanlıkta kaldı dünyamız? / 02.02.2025
- Doymayan gözler ve ürpermeyen kalpler / 01.02.2025
- Ne işe yarar? / 31.01.2025
- Makamdan istifa yok ama insanlıktan istifalar çok / 30.01.2025
- Başkentin başucunda çığlıklar duyulmadı / 29.01.2025
- Duydun mu? / 26.01.2025
- Yüreklerin yangını nasıl söndürülecek? / 24.01.2025
- İnsanca paylaşılsa… / 23.01.2025
- Anlayan beri gelsin / 19.01.2025