Demokratik ülkelerde seçimlerden sonra bütün siyasi partiler ve siyasi gözlemciler, bir değerlendirme yaparlar. Bu değerlendirme ve özeleştiri, sadece alınan oyla sınırlı olmaz. Partiler, tüzüğünden programına, teşkilâtından seçmenin taleplerine kadar her şeyi yeniden gözden geçirirler. Dahası her parti, diğer partilerin de tez, vaat ve projelerini değerlendirmeye tabi tutar. Ne yazık ki, ülkemizde genel uygulama böyle olmuyor. Çok oy alan parti ne kadar yanlış yaparsa yapsın, kendini başarılı ilân ediyor, diğerleri de bunu kabulleniyor, kabullenmeyenler ise kınanıyor. Bu sebepten ülkemizde seçimler, siyasi partilerde yenilenmeye ve değişime neden olmuyor. Eski tas, eski hamam misali, partiler yollarına devam ediyorlar. Şu çelişkiye bakınız ki, ülkeyi değiştirmeyi amaç edinen partilerin, bizzat kendileri değişime direniyorlar. Esasen siyasi partilerin rekabeti projeler üzerinden olmalıdır. Aksi bir rekabet bölücülüğe ve şiddete yol açar. Bölünmüş toplumlarda ise demokrasi çöker, işlemez hale gelir. Ancak şu gerçeği de gözden uzak tutmamak gerekir. Projeler üzerinden de olsa, rekabet rekabettir, yine kırıcı ve ayrıştırıcı olabilir.O bakımdan seçimlerden sonra siyasi parti liderleri, rekabetin olumsuz etkisini giderecek karşılıklı yumuşatıcı demeçler verirler, birliği, beraberliği tekrar sağlayacak ve pekiştirecek davranışlarda bulunurlar. Ülkemizde ise seçim propagandaları, propagandadan ziyade ağız dalaşına ve söz düellosuna benziyor. Daha da kötüsü, seçim bittikten sonra da bu durum aynen sürdürülüyor. Dolayısıyla bilerek veya bilmeyerek, milletimiz gruplara bölünüyor.Siyasi partilerin projeler üreterek oy toplaması zordur. Onun için bazı partiler işin kolayına kaçıyor. Ne yapıyorlar? Din ve ırk ayırımına vurgu yaparak oy toplamaya çalışıyorlar. Tabii ki bu, din ve ırk ayırımı olan toplumlar için geçerlidir. Böyle toplumlarda bir grup iktidara geldiğinde diğerleri dışlar, dışlananlar da radikalleşir, aşırılığa kayar ve şiddete başvurur. Maalesef, ülkemizde de bu yönde siyaset yapan partiler türedi. Bir başka deyişle yeni bir kimlik oluşturmak için çalışan partiler kurulmuştur. Siyasette proje ve hizmeti önemsemeyen, kimliğe odaklaşan bu partiler, milletimizi korku ve endişeye sevk ediyor.Hâlbuki Anadolu'da yaşayan insanlar, aynı kimliğe sahiptir. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, her seferinde Hacı Bektaşi Veli'nin Anadolu insanını İslâm potasında eriterek Müslüman Türk kimliğine kavuşturduğunu ifade etmektedir. Bunun yanında MEM ve Sosyal Devlet-Milli Devlet teziyle de ekonomik ve sosyal sorunlara çözüm sunan Prof. Dr. Baş'ın söylemi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da yankı bulmaya başladı. 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde BTP'nin söz konusu bölgelerde oy patlaması yapması bunun en açık ispatıdır.Ne hazindir ki, bu olaydan ders çıkartılması gerekirken, gayri milli medya, yine yapacağını yaptı. Oyların yanlışlıkla verildiğini ifade edecek kadar seviyesizleşti. Böylesi bir medyaya inanan ve ona bakarak yön tayin edenler, elbette doğru bir seçim ve değerlendirme yapamaz. Onun için önce medyamızı, yani kılavuzumuzu doğru seçmek zorundayız. Bunu doğru seçersek, olayları doğru görme ve okuma imkânını elde ederiz. Aksi halde, gayri medyanın yalan, yanlış ve çarpıtılmış, haber ve yorumlarıyla yolumuzu kaybederiz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018