Eski Yugoslavya'ya hakim olan Sırplar, bu dağılmadan hiç memnun kalmayarak ayrılmak isteyen devletlere teker teker (eskiden elinde kalan tüm askeri güçleriyle) saldırdı.
Bu saldırıların en büyük acısını ise Bosna Hersek halkı çekti. Çünkü Sırplar bu Bosna Müslümanlarını tamamen yok etmek istiyordu. Ellerine bunun için büyük bir fırsat geçmişti. Bosna savaşında tam bir soykırım uygulanıyordu. Bu Bosna savaşı tüm dünyanın gözleri önünde tam 3.5 yıl sürdü. Bazı şoven Sırp saldırılarının ilk 15 - 20 gününde müthiş bir halk katliamı -Jenoside- yaşandı. Hazırlıksız ve Sırpları o zamana kadar kardeş millet bilen Bosna halkı, Sırp ırkçıları tarafından bıçaktan geçirildi.
Yaklaşık olarak 250.000 Müslüman Bosnalının kanına girildi - hepsi katledildi. Boşnaklar bu kayıplardan sonra Hırvatlarla da işbirliği yaparak kendilerini biraz toparladılar ve kendi "Armija" ordularını kurdular.
Artık savaşlarda kısmi denge kurulmuştu. Daha sonra, zaman zaman Boşnaklar galip gelmeye başladı ve ibre Sırpların aleyhine dönmüştü. Sonunda Özal ve ABD görüşmeleri netice verdi ve NATO devreye girerek, Önce Sırplara -Slobodan Miloşeviç'e- "dur" dedi. Sırplar dinlemedi. Buna karşılık NATO güçleri, Belgrad'ı bombalamaya başladı. Bir ay kadar bombalama sürdü ve Miloşeviç sonunda pes etti ve çekildi. Daha sonda ise Dayton Anlaşması yapıldı. Savaşın izleri hala Saray Bosna'da görülmektedir. Bazı binalar öylece delik-deşik olarak durmaktadır. Onları savaşın canlı şahitleri olarak millete o günleri hatırlatarak canlı tutmaya çalışmaktadırlar.
Dayton Antlaşması barış getirmedi
Şu anda bile Bosna'da yaklaşık 28.000 kayıp var. Yüz binlerce Boşnak dış ülkelerden henüz dönmüş değiller. Birçoklarının evleri yurtları tahrip olmuş dönecekleri yerleri bulunmamaktadır. Birçok toplu mezar henüz parasızlıktan açılamamış öyle durmaktadır. Etraftan toplanan yaklaşık olarak 7.000 çuval kadar insan kemiği bulunmaktadır.
Kayıplar komitesi başkanı Amur Marşoviç "Bosna'yı işgalleri döneminde Sırpların yaklaşık 250.000'in üzerinde inansı katlettiklerini ve bunları değişik yerlerde toplu şekilde gömdüklerini" söylemektedir. Bazılarının kemiklerini bile birleştirmek ve tanıtımı yapmak bile mümkün olmamaktadır. Çünkü bazı kimselerin kemikleri değişik yerlere kısım kısım gömülmüş bulunmaktadır...
Her toplu mezarda ayrı ayrı sayıda insan kemiklerine rastlanmaktadır. Şu ana kadar bulunan mezarlar arasında en büyük toplu mezarda yaklaşık olarak 629 Bosnalının gömüldüğü izlenmiş bulunmaktadır. Şu anda Bosna'da onun için tam barıştan bahsetmek mümkün değil. İdari mekanizma 3'lü şekilde çalışmaktadır. Bu üçlü şeklin başında 2 Hıristiyan (bir Katolik - Hırvatistan ve Ortodoks Sırbistan) temsilcisi mevcuttur. Müslüman bir ülke sayılan Bosna'da Müslümanların lehine karar vermek oldukça zor olmaktadır. Ona rağmen savaşların verdikleri acının henüz çok taze olması sebebiyle şu anda nispi bir sükunet izlenmektedir. Ama bu görev yaparak durum ne zamana kadar sürer onu Allah bilir. Ama şu anda ülkede yine de barış tam manasıyla hakim durumdadır! Üstelik Bosna'da halen Türk Birlikleri -Zenica'da- oranın bekçiliğini üstlenmiş durumdayken.
Savaş suçlusu bazı ırkçılar hala gizlenmektedir. Savaştan bu yana, 10 yıl kadar geçti ama Miloşeviç hala "AİHM-HAGEN"de yargılanmaktadır. O yargılamada da ara sıra Miloşeviç'in "yüksek tansiyonu" ve "kalp rahatsızlığı" bahane edilerek kesilmekte ve aylarca ara verilmektedir.
Kısacası bu mahkemedeki durum, yargılamadan ziyade yargılama komedisine benzemektedir. Çünkü Miloşeviç bu mahkemeyi zaten kabul etmedi ve reddetti. Ama yargılama pro-forma şeklinde adeta dostlar alış verişte görsün arzusuyla aynen devam etmektedir. Karadjik ve Mladiç katilleri ise hala saklanıyor, hala yakalanmadı. Irkçı Sırplar onları gizliyor, AB ve ABD de onlara hiçbir şey yapmıyor!
Bu saldırıların en büyük acısını ise Bosna Hersek halkı çekti. Çünkü Sırplar bu Bosna Müslümanlarını tamamen yok etmek istiyordu. Ellerine bunun için büyük bir fırsat geçmişti. Bosna savaşında tam bir soykırım uygulanıyordu. Bu Bosna savaşı tüm dünyanın gözleri önünde tam 3.5 yıl sürdü. Bazı şoven Sırp saldırılarının ilk 15 - 20 gününde müthiş bir halk katliamı -Jenoside- yaşandı. Hazırlıksız ve Sırpları o zamana kadar kardeş millet bilen Bosna halkı, Sırp ırkçıları tarafından bıçaktan geçirildi.
Yaklaşık olarak 250.000 Müslüman Bosnalının kanına girildi - hepsi katledildi. Boşnaklar bu kayıplardan sonra Hırvatlarla da işbirliği yaparak kendilerini biraz toparladılar ve kendi "Armija" ordularını kurdular.
Artık savaşlarda kısmi denge kurulmuştu. Daha sonra, zaman zaman Boşnaklar galip gelmeye başladı ve ibre Sırpların aleyhine dönmüştü. Sonunda Özal ve ABD görüşmeleri netice verdi ve NATO devreye girerek, Önce Sırplara -Slobodan Miloşeviç'e- "dur" dedi. Sırplar dinlemedi. Buna karşılık NATO güçleri, Belgrad'ı bombalamaya başladı. Bir ay kadar bombalama sürdü ve Miloşeviç sonunda pes etti ve çekildi. Daha sonda ise Dayton Anlaşması yapıldı. Savaşın izleri hala Saray Bosna'da görülmektedir. Bazı binalar öylece delik-deşik olarak durmaktadır. Onları savaşın canlı şahitleri olarak millete o günleri hatırlatarak canlı tutmaya çalışmaktadırlar.
Dayton Antlaşması barış getirmedi
Şu anda bile Bosna'da yaklaşık 28.000 kayıp var. Yüz binlerce Boşnak dış ülkelerden henüz dönmüş değiller. Birçoklarının evleri yurtları tahrip olmuş dönecekleri yerleri bulunmamaktadır. Birçok toplu mezar henüz parasızlıktan açılamamış öyle durmaktadır. Etraftan toplanan yaklaşık olarak 7.000 çuval kadar insan kemiği bulunmaktadır.
Kayıplar komitesi başkanı Amur Marşoviç "Bosna'yı işgalleri döneminde Sırpların yaklaşık 250.000'in üzerinde inansı katlettiklerini ve bunları değişik yerlerde toplu şekilde gömdüklerini" söylemektedir. Bazılarının kemiklerini bile birleştirmek ve tanıtımı yapmak bile mümkün olmamaktadır. Çünkü bazı kimselerin kemikleri değişik yerlere kısım kısım gömülmüş bulunmaktadır...
Her toplu mezarda ayrı ayrı sayıda insan kemiklerine rastlanmaktadır. Şu ana kadar bulunan mezarlar arasında en büyük toplu mezarda yaklaşık olarak 629 Bosnalının gömüldüğü izlenmiş bulunmaktadır. Şu anda Bosna'da onun için tam barıştan bahsetmek mümkün değil. İdari mekanizma 3'lü şekilde çalışmaktadır. Bu üçlü şeklin başında 2 Hıristiyan (bir Katolik - Hırvatistan ve Ortodoks Sırbistan) temsilcisi mevcuttur. Müslüman bir ülke sayılan Bosna'da Müslümanların lehine karar vermek oldukça zor olmaktadır. Ona rağmen savaşların verdikleri acının henüz çok taze olması sebebiyle şu anda nispi bir sükunet izlenmektedir. Ama bu görev yaparak durum ne zamana kadar sürer onu Allah bilir. Ama şu anda ülkede yine de barış tam manasıyla hakim durumdadır! Üstelik Bosna'da halen Türk Birlikleri -Zenica'da- oranın bekçiliğini üstlenmiş durumdayken.
Savaş suçlusu bazı ırkçılar hala gizlenmektedir. Savaştan bu yana, 10 yıl kadar geçti ama Miloşeviç hala "AİHM-HAGEN"de yargılanmaktadır. O yargılamada da ara sıra Miloşeviç'in "yüksek tansiyonu" ve "kalp rahatsızlığı" bahane edilerek kesilmekte ve aylarca ara verilmektedir.
Kısacası bu mahkemedeki durum, yargılamadan ziyade yargılama komedisine benzemektedir. Çünkü Miloşeviç bu mahkemeyi zaten kabul etmedi ve reddetti. Ama yargılama pro-forma şeklinde adeta dostlar alış verişte görsün arzusuyla aynen devam etmektedir. Karadjik ve Mladiç katilleri ise hala saklanıyor, hala yakalanmadı. Irkçı Sırplar onları gizliyor, AB ve ABD de onlara hiçbir şey yapmıyor!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006