31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerin hazırlıkları hızla sürüyor.
Bir taraftan ittifak arayışları devam ediyor, bir taraftan da adaylar açıklanıyor, aday tanıtım törenleri yapılıyor.
Yıllardır, ister genel olsun isterse yerel olsun tüm seçimlerde siyasi partilerin değil, sunulan projelerin yarışması gerektiğini vurguluyoruz.
Ama maalesef milletimiz takım tutar gibi parti tutma anlayışına sahip olduğu için ya da "herkes nere biz ora" duruşu sergilediği için ülkemizde sağlıklı bir sonuca ulaşamıyoruz.
Halbuki demokrasi bu değildir. Demokrasi, halkın, seçtiği temsilcilerle yönetimde söz sahibi olması, kendi kendini yönetmesidir.
Ama bu, iradesi rahatlıkla yönlendirilen, yaşadığı olumsuz koşullar ve eğitim eksikliği sebebiyle sağlıklı düşünemeyen, karar veremeyen kitlelerle olamaz.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Anayasa'nın değiştirilemez maddelerinde açıkça ifade edildiği gibi bir "demokratik, laik, sosyal hukuk" devletidir.
Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyetimizin temelini bu şekilde oluşturmuştur.
Ama buradaki inceliği çok iyi görmemiz lazım. Atatürk, bu temeli, bir İstiklal Mücadelesi vermiş, bağımsızlık ruhuna sahip, eğitilmiş, vicdanı hür, fikri hür, dostunu ve düşmanını pratik olarak tanımış bir milletle atmıştır. Atatürk, Türk milleti bu kıvama gelinceye kadar da çok partili sisteme asla geçmemiştir.
Böyle bir milletle uygulanan demokrasi Türkiye'yi dünyanın zirvesine taşımış, tüm ülkelerin takdir ettiği, örnek, başarılı bir ülke haline getirmiştir.
"Seçmen nasıl olmalı" sorusuna bu şekilde cevap verdikten sonra yeniden,"seçim yarışları nasıl olmalı"meselesine dönelim.
Zaman içerisinde özellikle de Atatürk'ün vefatından sonra siyasi partiler ideolojik birer kurumlara dönüştü.Her biri, Türk milletinde bulunan eğilimlerden bir tanesini bayraklaştıran partiler, maalesef bilerek ya da bilmeyerek milletimizin ayrışmasına, kamplaşmasına neden oldu.
Kimi ben ulusalcıyım dedi, kimi milliyetçiyim, kimi dindarım dedi. Halbuki bunların hepsi Türk milletinin her bir bireyinde olması gereken özelliklerdi.
Ve maalesef bu ayrışımı, dün önümüze Sevr'i koyanlar da körükledi.
Şunu unutmamak gerekir ki, sizde ayrışmaya meyil varsa, dış güçler bunu körükler ama sizler tek bilek tek yürek olduysanız hiçbir irade sizin birliğinizi bozamaz.
İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy bunu şöyle izah ediyor:"Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez."
Önümüzdeki yerel seçimler de yine partilerin ideolojik anlamda yarıştığı, doğru dürüst bir proje sunmadığı bir seçim olarak gözüküyor.
Yerel seçimler, malumunuz il, ilçe, belde belediye başkanlarının belirlendiği seçimler…
Ve illerimizin, ilçelerimizin, belde ve köylerimizin çok ciddi sorunları var.
Küresel iklim şartları, yağışların bir anda çok sert yağmasına neden oluyor.
Pratik olarak görülüyor ki, bütün illerimizde altyapı eksikliği ciddi boyutta…
Sadece seçimlere beş kala asfalt üzerine yapılan asfalt, kaldırım taşlarını değiştirmek gibi pansuman tedbirler artık yeterli olmuyor.
Büyük deprem ihtimalleri konuşuluyor bugün… Binaların hepsinin elden geçirilmesi lazım ama ne belediyelerde para var, ne de vatandaşta…
Tarımın bitme noktasına gelmesiyle şehirlere yığılan insanlar, ulaşımın kilitlenmesine neden oluyor.
Bir de buna mülteciler eklenince durum kontrolden çıkıyor.
Sağlık ve eğitim hizmetlerinde ciddi aksamalar var. Gençlik uyuşturucu batağında, terör kıskacında… Aileler dağılma noktasına gelmiş durumda…
Belki bu sorunların büyük bir bölümü sadece yerel seçimlerle alakalı değil ama yerel yönetimlerin de yapabileceği birçok şey var.
Kabul etseniz de etmeseniz de –ki kabul etseniz iktidara taşırdınız- Türkiye'de bugün Türkiye'de siyaseti en doğru düzlemde yapan parti Prof. Dr. Haydar Baş'ın Genel Başkanı olduğu Bağımsız Türkiye Partisi'dir.
Çünkü parti programına baktığınızda yerel, genel birçok projeler ifade ediliyor ve bunların nasıl yapılacağının bilimsel çalışmaları da önümüze konuluyor.
"Milli Ekonomi Modeli" ve "Sosyal Devlet Milli Devlet" gibi dünya çapında olan hakkında 10 uluslararası kongre yapılan, 2005 yılından bu yana 4 milyar nüfusa sahip BRICS devletleri tarafından uygulanan modellerin sahibi, Prof. Dr. Baş…
550'yi aşkın bilim adamı tarafından tartışılmış ve ardından "tek çözüm" olarak ilan edilmiş, 27 Şubat 2013 tarihinde de Rusya Parlamentosu Duma'da tüm dünyaya bir kez daha tanıtılmış bir model, Milli Ekonomi Modeli…
Bu eşsiz modelin yerel yönetimler bazında alınıp uygulanabilecek birçok projesi var. Bunları zamanla ifade edeceğiz. Kısaca, 2001'den önümüzdeki yerel seçimlere proje ve kaynak bazlı giren tek parti BTP, bu da sizin takdirinize…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Depreme rağmen kentsel dönüşüm neden ilerlemiyor? / 01.05.2025
- 1 Mayıs: İşçi de mağdur, işsiz de… / 30.04.2025
- Silah bırakması beklenen PKK, 'özerklik kongresi' yaptı / 29.04.2025
- BTP'nin Karaman Kongresi engellendi: Demokrasiye darbe / 28.04.2025
- Conkbayır'ında "Haka Dansı", anma etkinliği mi, tehdit mi? / 27.04.2025
- İstanbul'daki tüm riskli binalar yeniden inşa edilebilir! / 26.04.2025
- 23 Nisan neden çocuklara armağan edildi? / 23.04.2025
- Türki cumhuriyetlerin 'Kıbrıs' kararı, dış politikadaki zafiyetimizdir / 22.04.2025
- Ege politikamız da, Kıbrıs politikamız da fiyasko! / 19.04.2025
- Don felaketi tarımı vurdu, peki şimdi ne olacak? / 17.04.2025
- 1 Mayıs: İşçi de mağdur, işsiz de… / 30.04.2025
- Silah bırakması beklenen PKK, 'özerklik kongresi' yaptı / 29.04.2025
- BTP'nin Karaman Kongresi engellendi: Demokrasiye darbe / 28.04.2025
- Conkbayır'ında "Haka Dansı", anma etkinliği mi, tehdit mi? / 27.04.2025
- İstanbul'daki tüm riskli binalar yeniden inşa edilebilir! / 26.04.2025
- 23 Nisan neden çocuklara armağan edildi? / 23.04.2025
- Türki cumhuriyetlerin 'Kıbrıs' kararı, dış politikadaki zafiyetimizdir / 22.04.2025
- Ege politikamız da, Kıbrıs politikamız da fiyasko! / 19.04.2025
- Don felaketi tarımı vurdu, peki şimdi ne olacak? / 17.04.2025