Ülkemizde paranın adı var, kendisi yok. Peş peşe paketler açıklanıyor. Bu paketlerin kaynağı nedir, nereden tedarik ediliyor bilmem. Ama bildiğim bir şey var; AKP hükümeti yıllardır yama yaparak ekonomiyi idare etmeye çalışıyor.
Satarak işi götürüyor! Borçlanarak işi götürüyor! İşsizlik fonundan alıyor bilmem nereye veriyor. Varlık fonundan alıyor, bir başka yere veriyor. İhtiyat akçesini alıyor, başka bir yere harcıyor. Zam yapıyor, özel düzenlemeye gidiyor, imar barışı getiriyor vs. Yama vurmaktan ekonomi tanınmaz hale geldi. Ama bu yırtık artık yama da tutmuyor.
Ana muhalefet partisine bakıyorsun (!) çorbada benim de tuzum olsun diye 13 maddelik bir plan açıklıyor. Bilmem kaç sahifelik mektup yazıyor. Çözüm mü? Hayır. Pansuman bile değil.
Oysa Atatürk'ün partisi olduğunu iddia eden CHP, eğer Atatürk'e dönüp bir baksaydı çözümü de görürdü, kaynağı da.
Bakmadılar! Prof. Dr. Haydar Baş hem milletimize, hem de CHP'ye Atatürk'ü gösterdi. Atatürk'ün adımlarını, icraatlarını gösterdi. Kimse gündemine almadı.
Ama bu Sayın Baş, birileri görmüyor, istemiyor diye ne vatanından, ne de milletinden vazgeçmedi.
Ülkemizin ekonomik kurtuluşu madenlerimiz, milli para ve senyoraj hakkını devreye koymaktır.
Atatürk bunu yaptı. Sayın Baş da 18 yıldır bu gerçeği anlatarak, dün yaptık, bugün de yaparız, diyor.
Bakın dünden bugüne neler olmuş!
1935 yılında Atatürk'ün direktifi ile ülkemizin yeraltı kaynaklarını işletmek ve değerlendirmek üzere Etibank kuruldu.
1937 yılında temeli atılan Karabük Demir Çelik Entegre Tesisleri 1939 yılında, yıllık 140 bin ton kapasite ile işletmeye açıldı. Daha sonra kapasitesi 680 bin tona çıkarıldı.
1938 yılı krom üretimi 280 bin ton, ihracatı ise 200 bin tondur.
Yurdumuzda ilk bor tuzu yatağı 1815 yılında Susurluk'ta bulunmuştur. Bugünün vazgeçilmezi olan "bor" madenlerini o gün, (Osmanlı döneminde) İngiliz Borax Consolidated Ltd. Şirketi tarafından ele geçirilmiştir.
1950'li yıllarda Etibank da "bor" madeni üretimine başlamış ve 1960 yılında üretim 97.5 bin tona yükselmiştir.
1930 yılında 9 bin ton olan linyit üretimi, 1939'da 185 bin tona ulaşmıştır. 1946 yılında toplam linyit üretimi 460 bin ton düzeyindedir. 1957 yılında bu rakam 1 milyon 712 bin tona yükselmiştir.
1978 yılında çıkarılan 2172 sayılı yasa ile bor ve linyit sahalarının devletleştirilmesi gerçekleştirilmiş ve bu sahalara dayalı termik santraller kurulmuştur.
1960'li yıllarda Karadeniz Bakir İsletmeleri (KBİAS), ÇINKUR, KÜMAS ve Erdemir kurularak işletmeye açılmıştır. (maden.org.tr sitesinden derlenmiştir)
Petrol
24 Mart 1926 tarihinde kabul edilen 792 sayılı Petrol Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bütün petrol ve petrol bileşiklerinin tâbi olduğu madenlerin aranması ve işletilmesi hakkı hükümete verilmiştir.
1930'da Türkiye'nin ilk rafinerisi olan Boğaziçi Tasfiyehanesi kurulmuştur.
27 Mayıs 1933 tarihinde yayımlanan 2189 sayılı Altın ve Petrol Arama ve İşletme İdareleri Teşkiline Dair Kanun'la birlikte arama faaliyetleri başlamıştır.
22 Haziran 1935 tarihinde yürürlüğe giren 2804 sayılı kanunla Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) kurulmuş, Altın ve Petrol Arama ve İşletme İdareleri kaldırılarak bütün görevleri MTA'ya devredilmiştir.
1940 yılında Batman'ın güneyinde delinen Raman-1 kuyusunda petrole rastlanmış; ticari anlamda ilk petrol keşfi ise 1945 yılında delinen Raman-8 kuyusunda yapılmıştır.
14 Şubat 1941 kamu tüzel kişiliğine sahip Petrol Ofisi kurulmuştur.
1945'te Batman'da günde 200 ton işleme kapasitesine sahip bir rafineri kurulmuştur.
Hülasa Prof. Dr. Haydar Baş, Türkiye'de 50'den fazla maden çeşidinin olduğunu bilimsel kaynaklarla her daim gündem etmekte, Türkiye'nin petrol ve doğalgaz haritalarını göstermekte ve yine batılı bilim adamlarının Türkiye'deki maden rezervlerinin ham ederinin 3 katrilyon dolar olduğunu yıllardır dile getirmektedir.
Sayın Baş madenlerimizi kaynak göstererek, uluslar arası hukuktan gelen senyoraj hakkımızı kullanarak milli paramızı piyasaya süreceğini matematiğiyle beraber anlattı.
Trump, Putin, Şi Cinping, Merkel anladı ama benim vatandaşım anlamadı.
Anlamadığı gibi 17 yılda çoğu yabancı firmaya olmak üzere verilen 106 binden fazla maden arama ve çıkarma ruhsatlarını da görmeyerek Atatürk'e, Lozan'a atılan, 'Lozan'a göre madenlerimizi çıkaramıyoruz' yalanı inandı.
Artık uyan, zenginliğine sahip çık. Bu zenginlikleri sana verecek olan Prof. Dr. Haydar Baş'a sahip çık.
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Bu ülkede zor olan Türk olmakmış! / 23.03.2025