Bir kere baştan şu tespiti yapmamız lazım: Bu ülkede hangi akıl sahibi ulusal egemenliğin tam tezahüründen, hak ve emeğin sahipleriyle kucaklaştığından, insanların maddi ve manevi olarak hürriyetinden bahsedebilir? Bunun gibi daha birçok olmazsa olmazımız maalesef tekel altındadır. Hem içerden, hem de dışarıdan kelepçelenmiş vaziyetteyiz. Ne fert olarak, ne de devlet olarak özgürüz. Özgür olmadığımız için "özgürlüğün" mahiyetini de idrak edemiyoruz. Bu noktada, "özgürlük" nedir, sorusu ve bu soruya verilecek onlarca cevap akla geliyor. Ben şöyle tarif edeyim; Fert için özgürlük, onurlu yaşamın olmazsa olmazıdır. Aynı şekilde devlet için özgürlük ise tam bağımsızlığın ve itibarın birinci adımıdır. Bu gerçeklerin sağlamasını yapalım. Onur, kavramı sözlükte insanın, kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis gibi kelimelerle tanımlanıyor. Peki, onurlu bir yaşam sürebiliyor muyuz? Bu soruya herkes, "tabii ki" cevabını verir. Ama maalesef gerçek hiç öyle değildir.Çünkü özgür değiliz. Maddi olarak özgür değiliz. Manevi olarak özgür değiliz. Sosyal olarak özgür değiliz. Özgür olmayan bir insan belki kendi kendine karşı bir onurlu duruş gösterebilir ama tekeline girdiği, özgürlüğünü verdiği odaklara karşı hep boynu büküktür, her daim emir eridir.Mesela, maddi planda işi ele alalım. Bugün hükümet 4.350 TL'lik fakirlik sınırı, 1.350 TL'likte yoksulluk sınırı açıklar. Uzatmadan! Fakir insan, mecbur insandır. Yoksul insan, muhtaç insandır. Denileni yapmak, istenileni vermek zorundadır. Yani köledir. Köle insan, kendine karşı onurlu olabilir ama dışarıya karşı hep bir mecburiyeti ve mahkûmiyeti söz konusudur. Bu noktada iktidar, seni kölelikten daha aşağı bir makama mahkûm etti. Mecbur bıraktı. Maddi özgürlüğüne, onurlu bir yaşam sürmene, ailene, çoluk çocuğuna, çevrene karşı sorumluluklarını getirmene tekel koydu. Yani hayata karşı onurlu bir duruş göstermene, kapitalizmin esiri olan hükümet, "hayır, gösteremezsin" dedi. Prof. Dr. Haydar Baş ise Milli Ekonomi Modeli ile sana özgürlüğünü iade edeceğini, sana onurlu bir yaşamın kapısını açacağını taahhüt etti. Sen, hayır, dedin. Köleliğe razı oldun. Maddi alanda özgürlüğünü kaybeden insan sosyal alanda da özgür değildir. Nasıl olsun ki! En tabi hakkın olan anne-baba, eş dost ziyaretlerini gerçekleştirirken bile cebindeki paradan izin almak zorundasın. Çocuğunun haklı bir ihtiyacını bile karşılamak isterken bile birkaç kere düşünmek zorundasın. En ucuz pantolonu, gömleği vs. nerden alır ve ne kadar uzun süre giyebilirim, hesaplarına girmek zorundasın. Ev, araba filan almışsan zaten resmi olarak bankaların esaretine evet, demişsindir. Bu tablo milletimizin tablosu... Özgürlük var mı? Onurlu bir hayat profili var mı? Yok. İşte Prof. Dr. Haydar Baş, Milli Ekonomi Modeli kaynaklı sosyal projeleriyle sana, sosyal bağımsızlığını da taahhüt etti. Kabul etmedin.Aynı özgürlüğe manevi alanda da ihtiyacımız var. Belki de en çok özgürlüğe, onurlu bir hayata manevi hayatımızda muhtacız. Yüz yıllardır insanımıza din diye hurafeler, bidatler kabul ettirildi. Cellâtlar, İngiliz misyonerleri mürşit olarak yutturuldu. Daha beş, on gün önce soytarının biri, rüyasında başbakan atamasını gördüğünü söyledi ve insanlar buna inandı. İşte bu soytarılardan, din tacirlerinden, Muaviye soyundan, Müslüman görünümlü Yahudi ve Hıristiyan dostlarının tekelinden seni kurtarmak için Prof. Dr. Haydar Baş el açtı. O el, kendi eli değildi. Ehl-i Beyt'in eliydi. Ortaya koyduğu Ehl-i Beyt Külliyatı ile İslam dünyasına, iman hakikatini, kurtuluşun tek adresini gösterdi. Sen ne yaptın? AB'ye Katolik nikahı kıyanların peşine takıldın. Yani manevi özgürlüğünü, onurunu kendi elinle ittin? (devlet onuru, yarın)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Bu ülkede zor olan Türk olmakmış! / 23.03.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Bu ülkede zor olan Türk olmakmış! / 23.03.2025