Hükümetin yaptığı yanlışlar zaten ortada.Yolsuzluk ve rüşvet konusundan ortaya dökülen kirli ilişkiler, her ne kadar cemaat güdümlü de olsa yürütülen operasyonlar var.Bunların üstüne mutlaka gidilmelidir.Hükümet ne kadar üstünü örterse örtsün elde edilen belgelerin, bilgilerin peşi bırakılmazsa geç de olsa sonuca ulaşabilirler. Neticede karşınızda bir kurum var, bir muhatap var.Türkiye şartlarında kolay olmasa da hesap sorabileceğiniz bir yapıdır iktidar.Çünkü somut bir şeydir.Ama paralel yapılanma ise soyuttur.Sorumluluktan uzaktır.Hesap vermeyecek olmanın verdiği rahatlıkla her şeyi yapabilir.Hükümete karşı sorumlu değil. Yasalara bağlı değil.Yani kendi paralel anayasası var.Kendi paralel ceza kanunu var.Kendi hiyerarşisi var, bağlantıları var.Şimdi Türkiye için öncelikli tehdit hükümete yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları mıdır, yoksa bu paralel yapılanmayla gündeme gelen örgüt müdür?Dikkat ediniz, hangisi önemli demiyorum.Zira her ikisi de önemlidir.Hangisi daha öncelikli diye soruyorum.Bana göre öncelikle bertaraf edilmesi, ortaya çıkarılması gereken tehdit paralel yapılanmadır.Çünkü hâlihazırda tutuklu bulunan Hanefi Avcı'nın ifadesiyle devlet içinde böyle paralel yapılanmalar tüm istihbarat servislerinin iştahını kabartır.Hal böyleyken bakıyoruz ana muhalefet partisi CHP'ye. CHP'den yapılan açıklamalarda paralel yapılanmadan hiç bahsetmiyor.MHP de bu konuda CHP çizgisinde.Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının üzerine gidersiniz ama devleti için daha büyük tehdit oluşturan paralel yapılanmaya da dikkatleri çekersiniz.CHP ve MHP'nin paralel yapılanma tehdidini görmezden gelmeleri cemaatle bir koalisyon hazırlığını akla getiriyor. Kim bilir, belki de CHP-Cemaat-MHP koalisyonuna giden yolun taşları döşeniyordur.Burada milletimizin çıkarması gereken bir ders var.Yağmurdan kaçarken doluya tutulmamalı.Cemaatle müttefik AKP'yi iktidara getirirken yanlış yapan milletimiz şimdi CHP ve MHP'yle aynı yanlışa imza atmamalıdır. İktidarı AKP-cemaat koalisyonundan alıp başka bir cemaat koalisyonunda vermek yanlışın tekrarı olacaktır ve ülkeyi daha büyük badirelere sokacaktır.Ortaya dökülen gerçeklere rağmen milletimiz doğru bir değerlendirme yapmayıp, doluya tutulursa, feryadını duyan olmayacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024