Hemen herkes ilk defa karşılaştığı insanlarla sohbete başlarken, konu döner dolaşır siyasete gelir. Ve "Ne olacak memleketin hali" sorusunu birbirine sorar. Böyle bir konuşmada da kişiler ilgi sahalarına göre ahkâm kesmeye başlarlar. Bizde laf sırası bize gelince "Elektrik eşit uygarlık" özdeyişiyle söze gireriz.
Fakat ucuz elektrik nasıl olacak denir, sırasıyla sayarsınız, hidroelektrik santrelleri, kendi malımız olan suyu kullanırlar derken, harabe severler ve çevreciler olmaz diye atılır. Memlekette kömür, linyit bol dersiniz, doğaserverler olmaz diye atılır. Silifke kıyılarına bir nükleer santrel kuramıyorsun. Gene çevreciler nükleer atık karşıtları ve kendi elektriklerini yüzlerce nükleer santrelde üreten sanayileşmiş ülkeler karşı çıkıyorlar. Şimdilerden her derde deva görünen dışarıya bağımlı olduğumuz doğal gaz da pahalı ve günün birinde bitecek. Şimdi sıkı durun:
Bugün sizlerde BTP'nin kıymetli lideri Prof. Dr. Haydar Baş beyin kaynaklarını açıklarken ortaya koyduğu kurtarıcının adı Toryum'u paylaşmak istiyorum. Toryum 1828'de Berzilyos tarafından keşfedildi, ve radyoaktifliği 1898'de Meriç Curic tarafından ortaya konuldu. Bu element torienit, torit ve monosit gibi cevherlerin içinde bulunan ve uranyumdan 3 kat daha fazla rastlanan metaldir. Doğal toryum tümü radyoaktif olan izotopların bir karışımından oluşan Toryum 232 bir kuluçka reaktörle gelecekte elektronükleer sanayi için önemli bir enerji kaynağı oluşturabilecektir.
Toryum, saflaştırıldığında aliminyum, çelik görünümünde bir element, toprak da ise toryum-oksit olarak bulunur. En önemlisi dünya rezervlerinin yarıdan fazlası Türkiye'de B.Anadolu'da bulunuyor. Bütün dünya toplamı rezerv olarak 1.000.000 ton. Türkiye rezervi ise 800.000 tondur. Toryum 21. yüzyılın en stratejik maddesidir. Yeni tip reaktörlerde yakıt olarak kullanılacak ve elektrik enerjisi üretiminde trilyonlarca varil petrole eş değer bir enerji kaynağı olacaktır. Yeni tip reaktörlerin çalışma sisteminden bahsedecek olursak; Toryum'un kullanımının ne kadar daha da kolay olacağı rahat anlaşılır. Yeni tip reaktörler yerin yaklaşık 30 m altında kurşun bir hedefin içinde bulunacak ki, bu hedef dediğimiz şey; içine toryum konulan bir muhafaza-kab silindirik biçimde ve bir boru şeklinde olabilir. Bunun üzerine hızlı protonlar gönderildiği için hedef olarak adlandırılıyor. Bu protonlar kurşundan nötron üretiyor bu nötronlar da gidip toryumla birleşerek enerji üretiyor. Çernobil benzeri bir felaketin tekrarlanması mümkün değil. Kesinlikle patlama tehlikesi yok. Doğa kirlenmiyor. Radyoaktif kalıntı ise minimum nispette.
Şuanda bu tip santralleri Japonya ve ABD yapmaya başladı. Biz de kendi ülkemizde bilim adamlarımızın önünü açarsak çok daha iyisini üretebiliriz. Dünya rezervinin yarıdan fazlası bizde ama reaktör yapımıyla ilgili dünya ülkelerinin herbirinde 1200'er bilim adamı çalışıyorken, şuan Türkiye'de sadece 80 kişi bu işle ilgileniyor. Sadece 290 bin tonluk toryum rezervi bulunan Hindistan enerji geleceğini toryum'da arıyor ve bu toryumun ömrü neredeyse ebediyen. Yani anlıyacağınız büyük bir servetin üzerinde oturan dilenceleri oynuyoruz ve maalesef ülkemizin başına konan devlet kuşunun kurtarıcımız olacak. BTP'nin ve kıymetli liderinin önünü açmıyoruz. Dolayısıyla da hâlâ pahalı enerji kullanmaya ve sömürülmeye devam ediyoruz.
Fakat ucuz elektrik nasıl olacak denir, sırasıyla sayarsınız, hidroelektrik santrelleri, kendi malımız olan suyu kullanırlar derken, harabe severler ve çevreciler olmaz diye atılır. Memlekette kömür, linyit bol dersiniz, doğaserverler olmaz diye atılır. Silifke kıyılarına bir nükleer santrel kuramıyorsun. Gene çevreciler nükleer atık karşıtları ve kendi elektriklerini yüzlerce nükleer santrelde üreten sanayileşmiş ülkeler karşı çıkıyorlar. Şimdilerden her derde deva görünen dışarıya bağımlı olduğumuz doğal gaz da pahalı ve günün birinde bitecek. Şimdi sıkı durun:
Bugün sizlerde BTP'nin kıymetli lideri Prof. Dr. Haydar Baş beyin kaynaklarını açıklarken ortaya koyduğu kurtarıcının adı Toryum'u paylaşmak istiyorum. Toryum 1828'de Berzilyos tarafından keşfedildi, ve radyoaktifliği 1898'de Meriç Curic tarafından ortaya konuldu. Bu element torienit, torit ve monosit gibi cevherlerin içinde bulunan ve uranyumdan 3 kat daha fazla rastlanan metaldir. Doğal toryum tümü radyoaktif olan izotopların bir karışımından oluşan Toryum 232 bir kuluçka reaktörle gelecekte elektronükleer sanayi için önemli bir enerji kaynağı oluşturabilecektir.
Toryum, saflaştırıldığında aliminyum, çelik görünümünde bir element, toprak da ise toryum-oksit olarak bulunur. En önemlisi dünya rezervlerinin yarıdan fazlası Türkiye'de B.Anadolu'da bulunuyor. Bütün dünya toplamı rezerv olarak 1.000.000 ton. Türkiye rezervi ise 800.000 tondur. Toryum 21. yüzyılın en stratejik maddesidir. Yeni tip reaktörlerde yakıt olarak kullanılacak ve elektrik enerjisi üretiminde trilyonlarca varil petrole eş değer bir enerji kaynağı olacaktır. Yeni tip reaktörlerin çalışma sisteminden bahsedecek olursak; Toryum'un kullanımının ne kadar daha da kolay olacağı rahat anlaşılır. Yeni tip reaktörler yerin yaklaşık 30 m altında kurşun bir hedefin içinde bulunacak ki, bu hedef dediğimiz şey; içine toryum konulan bir muhafaza-kab silindirik biçimde ve bir boru şeklinde olabilir. Bunun üzerine hızlı protonlar gönderildiği için hedef olarak adlandırılıyor. Bu protonlar kurşundan nötron üretiyor bu nötronlar da gidip toryumla birleşerek enerji üretiyor. Çernobil benzeri bir felaketin tekrarlanması mümkün değil. Kesinlikle patlama tehlikesi yok. Doğa kirlenmiyor. Radyoaktif kalıntı ise minimum nispette.
Şuanda bu tip santralleri Japonya ve ABD yapmaya başladı. Biz de kendi ülkemizde bilim adamlarımızın önünü açarsak çok daha iyisini üretebiliriz. Dünya rezervinin yarıdan fazlası bizde ama reaktör yapımıyla ilgili dünya ülkelerinin herbirinde 1200'er bilim adamı çalışıyorken, şuan Türkiye'de sadece 80 kişi bu işle ilgileniyor. Sadece 290 bin tonluk toryum rezervi bulunan Hindistan enerji geleceğini toryum'da arıyor ve bu toryumun ömrü neredeyse ebediyen. Yani anlıyacağınız büyük bir servetin üzerinde oturan dilenceleri oynuyoruz ve maalesef ülkemizin başına konan devlet kuşunun kurtarıcımız olacak. BTP'nin ve kıymetli liderinin önünü açmıyoruz. Dolayısıyla da hâlâ pahalı enerji kullanmaya ve sömürülmeye devam ediyoruz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Fuat Şengül / diğer yazıları
- En önemli katığımız ekmek / 13.07.2023
- Zengezur Türk Cumhuriyeti hayırlı olsun / 08.07.2023
- Yeşil enerji dönüşümü derken! / 07.07.2023
- ‘Yaşlı Avrupa, genç Türkiye’ / 04.07.2023
- Köydeki geleceğimiz / 23.06.2023
- Sodyum batarya yapalım mı? / 22.06.2023
- Kafamızda et mi var beyin mi? / 21.06.2023
- Geleceğimizi tehdit eden kuraklık / 20.06.2023
- Gıda ve su güvenliği / 19.06.2023
- Yunan’a kaptırmadan işaretleyelim! / 18.06.2023
- Zengezur Türk Cumhuriyeti hayırlı olsun / 08.07.2023
- Yeşil enerji dönüşümü derken! / 07.07.2023
- ‘Yaşlı Avrupa, genç Türkiye’ / 04.07.2023
- Köydeki geleceğimiz / 23.06.2023
- Sodyum batarya yapalım mı? / 22.06.2023
- Kafamızda et mi var beyin mi? / 21.06.2023
- Geleceğimizi tehdit eden kuraklık / 20.06.2023
- Gıda ve su güvenliği / 19.06.2023
- Yunan’a kaptırmadan işaretleyelim! / 18.06.2023