AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Rum kesimi konusunda harekete geçmeyi reddetmesi nedeniyle Türkiye ile üyelik müzakerelerinin tamamen askıya alınabileceğini söylemiş.Başbakan Erdoğan, Olli Rehn'in bu sözlerine karşılık, "Sayın Rehn bundan emin olsun, istenilenler gerçekleşecektir" cevabını vermiş.Demek ki, AKP hükümeti AB'nin istedikleri istisnasız er ya da geç gerçekleştirecek. Bu sözlerin anlamı bu.Yani, Türkiye Rum kesimini tanıyacak. Başka?Hava ve deniz limanlarını Rum kesimine açacak. Daha?Türkiye gümrük birliği ile ilgili Rum kesimine herhangi bir kısıtlama uygulamayacak. Ayrıca KKTC'nin yok olmasına seyirci kalmaya devam edecek.Bütün bunları yerine getirme karşılığında Erdoğan'ın istediği tek şey, AB'nin KKTC'ye uyguladığı tecrit politikasından vazgeçmesi. Türkiye, AB isteklerini yerine getirmeye devam ettiği taktirde ortada KKTC gibi bir devlet kalmayacağı için uygulanan tecritlerin kaldırılmasının da bir anlamı olmayacaktır. Bu şekilde çelişkili bir duruş ve ifadeleri Sayın Erdoğan'dan artık sık sık duyar olduk. Başka çelişkilerde var!İspanyol El Pais gazetesine verdiği röportajda bakın ne diyor Başbakan."Biz Kıbrıs'ta gerçekleşen referandumda kuzey tarafında çıkan "evet" oyu ile herkese gerekli mesajı verdik. Biz üzerimize düşen görevi yerine getirdik. Ancak Kıbrıs in güneyinde "hayır" oyu çıktı. Avrupa Birliği Annan planına hayır diyenleri ödüllendirerek Birliğe üye etti. "Evet" diyenleri ise cezalandırdı." Bu sözlerin sahibi Başbakan Erdoğan'a soruyorum. Madem Kıbrıs konusunda üzerinize düşenleri yaptığınızı düşünüyorsunuz Olli Rehn'e "istenilenler gerçekleşecektir" sözünü neden veriyorsunuz? Bir soru daha!Madem, referanduma "evet" dediği için Kıbrıs Türk halkının AB tarafından cezalandırıldığını biliyorsunuz, neden taviz vermeye devam ediyorsunuz?Bununla da yetinmiyorsunuz ve bir soruya "Avrupa Birliği tarafından talep edilen tüm istekler adım adım yerine getirilecektir" cevabını veriyorsunuz.Demek yalnızca bir zamanlama sorunu var ortada. Baş müzakereci Sayın Babacan da geçtiğimiz yıl AB ile Türkiye arasında müzakere değil bir zamanlama sorunu olduğunu ifade etmişti. "Aslında müzakere dediğimiz konu içerikle ilgili değil. Müktesebat neyse Türkiye er geç uyacak? O anlamda bir müzakere yok? Süre için olabilir. "3 yıldan önce yapamayız" deriz, onlar "Yaparsınız" der. Ama "Bunu yapmayız, az yaparız" gibi bir şey söz konusu değil. "Türkiye'nin özel koşulları var" filan diyemeyiz" şeklindeki Babacan'ın sözleri Başbakan'ın ağzından duyduğumuz ifadelerle tamamen örtüşüyor.Asıl can alıcı soruyu okur cevaplasın!Olli Rehn'e bu sözleri veren Başbakan Recep Tayyib Erdoğan'sa, bir süre önce müzakereler durursa dursun diyen kimdi peki?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024