CHP'li Önder Sav, kısa süre önce Peygamber Efendimize ve Hac ibadetine alay ve hakaret içeren sözler sarf etti. Türk milletinden acil bir şekilde nasıl özür dileneceğine kafa yorması gereken CHP ise maalesef Sav'ın sözlerinin nasıl gazete sayfalarına ulaştığı tartışmalarıyla uğraşıyor. Oysa CHP'li olsun başka partili olsun tüm vatandaşlarımız, Hz. Peygambere ve İslam'ın en büyük ibadetlerinden olan Hac ibadetine yapılan bu hakaretlerle ilgili olarak CHP yönetiminin ne yapacağını merak ediyor. Şu ana kadar CHP cenahından kamuoyunu rahatlatacak bir adım atılmış değil.CHP'nin bu mantığı hiç değişmeyecek mi Allah aşkına?Daha dün Urfa'da protesto edildi Baykal, ama yine de CHP yönetiminde özür dilemek gibi bir gayret hazırlığı yok. Protesto eden kişi Baykal'a "Hz. Muhammed'den bu korkunuz niye?" diye sordu. Elbette bu soru da cevapsız kaldı. Bizim sorularımızın da cevapsız kalacağı gibi?Hem Türk milletinden oy alarak siyaset yapacaksın, hem de bu milletin peygamberinden korkup ve hakaret edeceksin. Böyle bir şeyi anlamak ve izah etmek mümkün değil. Bu ne biçim mantık?Bu ne biçim siyaset?Bu ne biçim garabet?Bu milletin peygamberinden korkan, bu milletin peygamberine ve ibadetine hakaret edebilen bir zihniyetin ülkeye ve millete faydalı olabilir mi?Bence böyle mantıkta olanlar millete faydalı olamazla ve ülkeye de hiçbir şey veremezler. Evet, koskoca bir hiçten başka bir şey bu millete veremezler. Neden mi?Çünkü kendisine faydası olmayanların başkasına faydası olması mümkün değildir de ondan. Milletinin değerleriyle barışık olmayanların ve o değerleri aşağılayanların o millete verecekleri bir şeyleri asla yoktur. Kabul etseniz de etmeseniz de bu böyledir.Ana muhalefet partisinin siyaset yaptığı milletten bu derece kopuk olması ancak Türkiye'ye rastlanacak bir şey. Aslında CHP'nin iktidar olmak gibi bir derdinin olmadığı da bu tutumundan anlaşılıyor. Eğer iktidar olmak için cılız da olsa bir ümit taşıyor olsalardı, vakit kaybetmeden Türk milletinden özür dilerlerdi. Bizzat genel başkanları çıkıp yardımcısının hatası için özür dilerdi. Ama bu özür dilenmedi ve belki hiç dilenmeyecek. Niye özür dilesin ki CHP yönetimi?Her şeye rağmen aldığı oy onu muhalefette kalmaya muktedir kılmıyor mu?Kılıyor. Zaten onların da istediği bu. Muhalefette kalmak, hem de ölene kadar muhalefette kalmak. Hiçbir şey yapmasalar bile ve hatta hükümetin payandası da olsalar tabanın aklını çelecek üç-beş kelimeyle koltuklarını her zaman koruyabiliyorlar. Ama kazın ayağı artık öyle değil!Bu milletin diniyle barışık olmamak CHP'yi bir adım öteye götüremedi. Hep yerinde saydı. Bu mantık terk edilmeden hangi CHP'liyi genel başkan koltuğuna oturtursanız oturtun manzara değişmeyecektir. Şimdi ise ana muhalefet partisinin Türk milletinin inancıyla çatışma halinde olduğu açıkça ortaya çıkmış durumda. Bu gidiş devam ederse CHP'nin bundan sonra yaşayacağı çöküş, bugüne kadar yaşananların en şiddetlisi olacaktır ve asla geri dönüşü olmayacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024