Meme kanseri, kadınlarda rastlanan kanserlerin en sık görülenlerden biridir. Yaklaşık olarak her 10 kadının ömür boyunca meme kanseri riski altında olduğu bilinmektedir. Bu risk özellikle sigara içenlerde ve alkol kullananlarda oldukça yüksek olarak görülmektedir. Zira Uyuşturucu kullanan kadınlar son zamanlarda birhayli çoğalmaktadır. Her şeyleri ile erkeklere özenen erkeklerle aynı haklara sahibiz derken, sigara, içki ve madde uyuşturucularına da aynı oranla katılmaktadırlar. Böylece narin kadın vücutları da bu acımasız düşmanla açılmış sayılmaktadır. Bu durum böyle devam ederse tabiat bizden korkunç derecede intikam alacaktır. Çünkü kadınların yapısı erkeklere oranla analık ve çocuk geliştirme özellikleriyle donanmış bulunmaktadır. Bu durumlar ise bu türlü zehirli durumlara çok daha hassastır. Kısacası, Uyuşturucu zehirleri kadınlara karşı çok daha şiddetle etkili olmaktadır.
Meme kanseri riskleri
Meme kanserine yakalanma riskleri arasında en büyük risk KADIN OLMAKTIR. Onun için her kadın 35 yaşını geçtikten sonra sistemli olarak 6 ayda bir kontrol edilmesi gerekmektedir.
Meme kanseri riskleri arasında birinci derecede ailevi - genetik yatkınlık gelmektedir. Bununla beraber ailesinde meme kanseri olan her kadında muhakkak meme kanseri görüleceğine dair de bir kural yoktur.
Bunun dışında şişmanlık da ayrı bir risk oluşturmaktadır. Obez kadınlarda genel olarak meme kanserleri daha fazla görülmektedir. Bu durum da genelleme olarak kabul edilmemelidir. Ama risk yine de şişmanlarda daha yüksektir.
Doğum kontrol haplarının da uzun zaman ve özellikle düzensiz olarak kullanılmaları da meme kanseri riskini arttırdığı iddia edilmektedir.
Çok çocuklu kadınlarda meme kanseri riski azalmakta hiç doğum yapmamış kadınlarda ise bu risk çoğalmaktadır.
Çocuğunu emziren kadınlarda emzirmeyenlere oranla meme kanserine yakalanma riski azalmaktadır. Bu şunu çok önemli rol gösteriyor ki çok doğum yapan ve çocuklarını emzirenlerde bu risk iyice azalmaktadır.
Menopozdan sonra meme kanseri riski artmaktadır. Menopoz başladıktan sonra çeşitli sebeplerle ÖSTROJEN VEYA BAŞKA HORMON kullanan kadınlarda da meme kanseri riskinin arttığı iddia edilmektedir. Bu hormon kullanımı düzensiz yapıldı takdirde bu risk daha da büyümektedir.
Meme kanserinde beslenme şekilleri de çok önemli rol oynamaktadır. Mesela bu FAST FOOD beslenme şekillerinde riskin arttığı açıkça iddia edilmektedir. Ayrıca yağlı yemekler ve özellikle kızartmalar da riski arttırmaktadırlar. Özellikle hayvansal yağlar arttırmada en önde gelmektedirler.
Meme kanseri riskleri
Meme kanserine yakalanma riskleri arasında en büyük risk KADIN OLMAKTIR. Onun için her kadın 35 yaşını geçtikten sonra sistemli olarak 6 ayda bir kontrol edilmesi gerekmektedir.
Meme kanseri riskleri arasında birinci derecede ailevi - genetik yatkınlık gelmektedir. Bununla beraber ailesinde meme kanseri olan her kadında muhakkak meme kanseri görüleceğine dair de bir kural yoktur.
Bunun dışında şişmanlık da ayrı bir risk oluşturmaktadır. Obez kadınlarda genel olarak meme kanserleri daha fazla görülmektedir. Bu durum da genelleme olarak kabul edilmemelidir. Ama risk yine de şişmanlarda daha yüksektir.
Doğum kontrol haplarının da uzun zaman ve özellikle düzensiz olarak kullanılmaları da meme kanseri riskini arttırdığı iddia edilmektedir.
Çok çocuklu kadınlarda meme kanseri riski azalmakta hiç doğum yapmamış kadınlarda ise bu risk çoğalmaktadır.
Çocuğunu emziren kadınlarda emzirmeyenlere oranla meme kanserine yakalanma riski azalmaktadır. Bu şunu çok önemli rol gösteriyor ki çok doğum yapan ve çocuklarını emzirenlerde bu risk iyice azalmaktadır.
Menopozdan sonra meme kanseri riski artmaktadır. Menopoz başladıktan sonra çeşitli sebeplerle ÖSTROJEN VEYA BAŞKA HORMON kullanan kadınlarda da meme kanseri riskinin arttığı iddia edilmektedir. Bu hormon kullanımı düzensiz yapıldı takdirde bu risk daha da büyümektedir.
Meme kanserinde beslenme şekilleri de çok önemli rol oynamaktadır. Mesela bu FAST FOOD beslenme şekillerinde riskin arttığı açıkça iddia edilmektedir. Ayrıca yağlı yemekler ve özellikle kızartmalar da riski arttırmaktadırlar. Özellikle hayvansal yağlar arttırmada en önde gelmektedirler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006