Önce Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na 'Sen o aklı kendine sakla' dedi.Ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu da Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak, "Kılıçdaroğlu bilsin ki onun aklına ihtiyacımız yok. Sadece sussun, kendi ülkesini uluslararası topluma şikayet etmesin, provokatörlerin eline argüman vermesin, sadece sussun. Onun fikrine de aklına da ihtiyacımız yok" dedi.Oysa Kemal Kılıçdaroğlu ana muhalefet partisi CHP'nin genel başkanı ve işi iktidarın eksiklerini tespit edip, yanlışlarını ortaya koymak ve iktidar partisine yol göstermek.Ama iktidarda olan Başbakan Davutoğlu, Kılıaçdaroğlu'na "sus" diyor.Bu konulara girmemesi gereken Cumhurbaşkanı da "sen aklını kendine sakla" diye sesleniyor Kılıçdaroğlu'na.O zaman Türkiye'de demokrasinin var olduğunu kimse iddia etmesin.Çünkü hiçbir demokratik ülkede devletin ve hükümetin başındaki kişiler, seçilmiş bir muhalefet partisi liderine böyle şeyler söylemez.Muhalefet partisinin rahatça eleştiremediği, yani iktidarın rahatça eleştirilemediği bir devlette sağlıklı bir demokrasinin varlığından asla söz edilemez.Erdoğan ile Davutoğlu'nun CHP lideri Kılıçdaroğlu'na 'sus' ya da 'aklını kendine sakla' gibi ifadeleri demokrasiyle bağdaşmayan sözlerdir. Üstelik de yönettiği ülkede son günlerde kan gövdeyi götürüyorsa, sokağa çıkma yasağı ilan edilip sıkıyönetim provası yapılıyor, onlarca insan ölüyor ve güvenlik görevlileri şehit oluyorsa bir iktidar kendini eleştirenlere böyle sert çıkamaz. Ama söz konusu Türkiye olunca hükümet kendi cürümünü gizlemek için olsa gerek, muhalefet partisine demediğini bırakmıyor.Sadece iktidarın sesinin duyulduğu, kimsenin eleştiri yapmadığı bir Türkiye demokrasiyle değil, ancak krallıkla yönetilen bir ülke olabilir. Yoksa Sayın Erdoğan ve Davutoğlu'nun özlediği ülke böyle bir Türkiye midir?Öyle ya ancak krallıkla yönetilen bir ülkede muhalefetin aklına ihtiyaç duyulmaz ve eleştirilerine yasak konulabilir.Köşk Erdoğan'a ağır mı geldi?Köşk'ün manevi ağırlığından mıdır bilmiyorum, siyaset sahnesini terk etmeye pek niyetli değil, yeni cumhurbaşkanımız. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan gibi konuşuyor, polemiklere giriyor ve muhalefet partilerine yükleniyor. CHP Liderine bulunduğu cumhurbaşkanlığı makamına yakışmayan bir şekilde "Sen o aklı kendine sakla" diyen Erdoğan, "Böyle konuşmak istemezdim bu makamda ama artık cumhurun başı olarak bunları söylemek durumundayım" diyerek adeta yaptığı yanlışı da itiraf ediyor.Memleketi Rize'deki konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurun başı olarak hükümetimiz ile iktidarımız ile hiçbir zaman aykırı olmayacağım bunu her zaman söyledim" dedi.Sayın Erdoğan'a sormak isterim, iktidardaki parti AKP değil de başka bir parti, mesela CHP olsa aynı şeyi söyler mi?Bence söylemez.O zaman iktidar partisine bu garanti niye?İktidar partisinin yaptığı şeyleri asla sorgulamayacağını cümle âleme ilan eden bir cumhurbaşkanının noterden ne farkı var?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024