AB ile müzakerelerin başlayacağı 3 Ekim tarihi yaklaşırken AKP hükümetini ek protokol telaşı sarmış durumda. Ek protokolün imzalanmasıyla, AB'ye 2004'te katılan Kıbrıs Rum kesimi, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Malta, Polonya, Slovakya ve Slovenya'nın içinde bulunduğu on yeni üye, Gümrük Birliği'nin kapsama alanına dâhil edilmiş olacak.Ankara bir deklarasyonla, ek protokolü imzalamanın Rum kesimini tanıma anlamına gelmediğini ilan edecek ama AB'nin açıklanmadan önce deklarasyonu görmek isteği Ankara'ya ulaştı. AB deklarasyonun içeriğine müdahale ederek Türkiye'den şunları istiyor;1. Türkiye'nin Rum kesimini tanımadığına dair deklarasyonun protokole "iliştirilmemesi", eş zamanlı değil, farklı zamanda yayınlanması 2. Önce Uyum Protokolü imzalansın. Deklarasyonu daha sonra iç kamuoyunuza dönük bir açıklama şeklinde yayınlayın.3. Deklarasyon üslubunda açıkça "Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni tanımıyor" denilmesin, "Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne karşı pozisyonumuzu koruyoruz" gibi bir ifade kullanılsın. Anlaşılan AB, ek protokol imzalandıktan sonra Türkiye'nin elinde Güney Kıbrıs'a karşı kullanabileceği herhangi bir koz kalmasın istiyor.Aslında herkes biliyor ki, ek protokolün imzalanması Güney Kıbrıs'ı Kıbrıs devleti olarak resmen tanımak anlamına gelmektedir. Avusturya Başbakanı Wolfgang Schüssel, Kurier gazetesine verdiği demeçte, "Ankara Anlaşması ek protokolünün onaylanması Rum kesiminin tanınması anlamına gelmektedir" diyerek bu gerçeği aylar öncesinden ifade etmişti. İşte bundan dolayı Türkiye'nin açıklayacağı deklarasyonla protokolün imzalanmasını eş zamanlı olmaktan çıkarmak istiyorlar.AB'nin "deklarasyonu daha sonra iç kamuoyunuza dönük bir açıklama şeklinde yayınlayın" isteği de AKP hükümetinin derdini AB'nin çok iyi anladığını ortaya koymaktadır. AKP'nin tek korkusu, Kıbrıs'taki bu yeni durumu iç kamuoyuna açıklayamamaktır. Zaten bu deklarasyon açıklaması da bu korkudan kaynaklanmaktadır. Eğer böyle olmasaydı çoktan ek protokolü imzalayıp mercimeği fırına vermişlerdi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya devlet başkanı Putin'le görüşmeye giderken sekiz kişilik bir Azerbaycan heyetinin KKTC'yi ziyaretlerini değerlendirmiş ve "bu ziyaret fiili olarak tanıma anlamına gelir" açıklamasını yapmıştı. Peki, sekiz kişilik bir Azeri heyetin KKTC'yi ziyaret etmesi fiili olarak tanıma anlamına geliyorsa, koskoca Türkiye Cumhuriyetinin ek protokole attığı resmi imza nasıl tanıma anlamına gelmez? Başbakan Erdoğan bu soruya cevap vermelidir.Ek protokolün imzalanması Güney Kıbrıs'ı resmen tanımaktır. Kimse milleti yanıltıp Kıbrıs'ı bir oldubittiye getirmesin.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024