Öncelikle Hz. Hüseyin (as)'ınn müjdelenmesi ile başlamak isterim. Cebrail (a.s.) Muhammed'e (s.a.v) indi ve dedi ki: "Ya Muhammed, Allah sana Fâtıma'nın doğuracağı ve senden sonra ümmetinin öldüreceği bir erkek çocuk müjdeler." Peygamberimiz dedi ki: "Ya Cebrail, Rabbime selam söyle, benim Fâtıma'nın doğuracağı ve benden sonra ümmetin tarafından öldürülecek olan bir erkek çocuğa ihtiyacım yoktur." Cebrail göğe yükseldi sonra tekrar indi önceki sözlerini yineledi bu iki defa olduktan sonra Cebrail geldi ve dedi ki: "Ya Muhammed, Rabbim sana selam söylüyor ve imamlık velayet vasilik makamı senin zürriyetine verildiğini müjdeliyor." Peygamberimiz, "Şimdi razı oldum" dedi. (Usul-i Kâfi, c.1, s.841-842).
Hz. Hüseyin'in ismini bizzat Cenab-ı Vacibu'l-Vücut Hazretleri koydu. Futrus denilen melek yaptığı bir hata nedeniyle asıldı semada, yani ceza çekiyordu. Hz. Hüseyin'in doğumuyla Allah'ın rahmeti ona da isabet etti ve affedildi.
Hz. Hüseyin, Hz. İsa gibi anne karnında 6 ay kaldı Hz. Fâtıma annemizin mübarek sütüne emmedi, Allah sevgilisinin mübarek parmağını emiyordu.
Peygamberimiz Hz. Hüseyin hakkında "Eti etimden canı canımdandır" demiştir. Arşın çifte küpelerinden biriydi Hz. Hüseyin.
Hz. Hüseyin 1 yaşındayken Resûlullah'a 12 melek geldi ve şehit edileceği haberini verdi. İki yaşındayken nerede şehit edileceği haberi geldi. Sahabe ile birlikte o yerden geçerken "Buranın ismi nedir?" diyordu. Sahabe de "Kerbela'dır" dedi. Peygamberimiz de, "Evladım torunum
Hüseyin burada şehit olacaktır" buyurdu.
Hz. Hüseyin'in şehadeti Gadir-i Hum'dan başlıyor. "Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et (açıkla), eğer bunu yapmazsan görevini hakkıyla yerine getirmemiş olursun" (Maide, 67) ayet inmiştir. Buna rağmen Peygamberimizi dinlemeyip halife seçtiler.
Kıyamın en önemli sebebi Hz. Hüseyin'in Cenab-ı Hak tarafından nasb edilen bir halife oluşudur. Bu makam ona haktır. Yezid, Müslümanların başına halife diye getirilmiştir. Hz. Hüseyin kesinlikle buna biat etmemiştir. Yani kendisi bunu İslam adına reddetmiştir. Hz. Hüseyin, "Ben ceddimin ümmetini ıslah etmek, marufu emir münkeri nehyetmek, ceddim Resûlullah (s.a.a.) ve babam Ali (a.s.) yolunu ihya etmek için kıyam ettim" diye buyurdu. (Maktel-i Harezmi, c.1, s.188). O ki İslam'ın değerlerinin tekrar Kur'an çizgisine dönmesi için, İslam dininin yeniden yücelmesi için şehit oldu.
Kerbela öyle bir olaydır ki; "Allah" diyerek şehit ettiler Güzeller Güzelinin canparçasını. Kerbela'da yapılan cihatta kendisine daha önce korumaya söz verenler vazgeçiyordu ve 75 aile efradıyla birlikte Kerbela'da şehit oluyordu. 3-4 kişi hayatta kalıyordu. Hz. Zeyneb, İmam
Zeynelâbidin?
Hz. Hüseyin'de Allah Teâlâ'nın nuru vardı, her gören "bu Hüseyin" derdi. Kesik başı getirildiği zaman o nur o mübarek başındaydı. Hazreti Hüseyin hiçbir şeyi nefsi için yapmadı. Ne güzel yoldur Hüseyin'in yolu, ne güzel soydur Hüseyin'in soyu?
Atın üstünden sesleniyordu Hazreti Hüseyin, kalpleri mühürlü olanlara, merhametten yoksun olanlara: "Ben Peygamberiniz aleyhisselamın kızının oğlu değil miyim? Ben Hz Muhammed Mustafa'nın torunu değil miyim? Şehitler seyyidi Hamza babamın amcası değil mi? Çift kanatlı şehit Ca'fer benim amcam değil mi?" diyordu o yüce insan?
Kerbela'dan sonra onlardan zuhur edenler dört bir yana yayılmak yerine Türkler'in yoğun olduğu Maveraünnehir'e gidiyorlar ve İslam'ı orada bütün dünyaya yayıyorlardı. Rabbim şefaatlerinde mahrum etmesin.
Dindar olmanın şartı vatana düşman olmak; ulusalcı olmanın şartı dine uzak durma gibi çok yanlış, çürük bir mantıkla çok uzun yıllar geçirdik. Dini hassasiyetimizi kaybettiğimiz sürece milli hassasiyetimizi muhafaza edemeyiz, milli hassasiyetimizi muhafaza edemediğimiz bir yerde dini bütünlüğümüzü muhafaza edemeyiz. Hz. Hüseyin, dini bütünlüğümüzün, Atatürk ise milli bütünlüğümüzün sembolüdür. Salih Peygamber'in devesini boğazlayan bir kavim helak olurken Muhammed Mustafa'nın ciğerparesini kılıçla öldüren bir millet, bir topluluk iflah olur mu? Onlar da helak olmuşlardır.
(Yazımızda Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in Hz. Hüseyin adlı eserinden faydalandık. Allah O'ndan razı olsun.)
Hz. Hüseyin'in ismini bizzat Cenab-ı Vacibu'l-Vücut Hazretleri koydu. Futrus denilen melek yaptığı bir hata nedeniyle asıldı semada, yani ceza çekiyordu. Hz. Hüseyin'in doğumuyla Allah'ın rahmeti ona da isabet etti ve affedildi.
Hz. Hüseyin, Hz. İsa gibi anne karnında 6 ay kaldı Hz. Fâtıma annemizin mübarek sütüne emmedi, Allah sevgilisinin mübarek parmağını emiyordu.
Peygamberimiz Hz. Hüseyin hakkında "Eti etimden canı canımdandır" demiştir. Arşın çifte küpelerinden biriydi Hz. Hüseyin.
Hz. Hüseyin 1 yaşındayken Resûlullah'a 12 melek geldi ve şehit edileceği haberini verdi. İki yaşındayken nerede şehit edileceği haberi geldi. Sahabe ile birlikte o yerden geçerken "Buranın ismi nedir?" diyordu. Sahabe de "Kerbela'dır" dedi. Peygamberimiz de, "Evladım torunum
Hüseyin burada şehit olacaktır" buyurdu.
Hz. Hüseyin'in şehadeti Gadir-i Hum'dan başlıyor. "Ey Peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et (açıkla), eğer bunu yapmazsan görevini hakkıyla yerine getirmemiş olursun" (Maide, 67) ayet inmiştir. Buna rağmen Peygamberimizi dinlemeyip halife seçtiler.
Kıyamın en önemli sebebi Hz. Hüseyin'in Cenab-ı Hak tarafından nasb edilen bir halife oluşudur. Bu makam ona haktır. Yezid, Müslümanların başına halife diye getirilmiştir. Hz. Hüseyin kesinlikle buna biat etmemiştir. Yani kendisi bunu İslam adına reddetmiştir. Hz. Hüseyin, "Ben ceddimin ümmetini ıslah etmek, marufu emir münkeri nehyetmek, ceddim Resûlullah (s.a.a.) ve babam Ali (a.s.) yolunu ihya etmek için kıyam ettim" diye buyurdu. (Maktel-i Harezmi, c.1, s.188). O ki İslam'ın değerlerinin tekrar Kur'an çizgisine dönmesi için, İslam dininin yeniden yücelmesi için şehit oldu.
Kerbela öyle bir olaydır ki; "Allah" diyerek şehit ettiler Güzeller Güzelinin canparçasını. Kerbela'da yapılan cihatta kendisine daha önce korumaya söz verenler vazgeçiyordu ve 75 aile efradıyla birlikte Kerbela'da şehit oluyordu. 3-4 kişi hayatta kalıyordu. Hz. Zeyneb, İmam
Zeynelâbidin?
Hz. Hüseyin'de Allah Teâlâ'nın nuru vardı, her gören "bu Hüseyin" derdi. Kesik başı getirildiği zaman o nur o mübarek başındaydı. Hazreti Hüseyin hiçbir şeyi nefsi için yapmadı. Ne güzel yoldur Hüseyin'in yolu, ne güzel soydur Hüseyin'in soyu?
Atın üstünden sesleniyordu Hazreti Hüseyin, kalpleri mühürlü olanlara, merhametten yoksun olanlara: "Ben Peygamberiniz aleyhisselamın kızının oğlu değil miyim? Ben Hz Muhammed Mustafa'nın torunu değil miyim? Şehitler seyyidi Hamza babamın amcası değil mi? Çift kanatlı şehit Ca'fer benim amcam değil mi?" diyordu o yüce insan?
Kerbela'dan sonra onlardan zuhur edenler dört bir yana yayılmak yerine Türkler'in yoğun olduğu Maveraünnehir'e gidiyorlar ve İslam'ı orada bütün dünyaya yayıyorlardı. Rabbim şefaatlerinde mahrum etmesin.
Dindar olmanın şartı vatana düşman olmak; ulusalcı olmanın şartı dine uzak durma gibi çok yanlış, çürük bir mantıkla çok uzun yıllar geçirdik. Dini hassasiyetimizi kaybettiğimiz sürece milli hassasiyetimizi muhafaza edemeyiz, milli hassasiyetimizi muhafaza edemediğimiz bir yerde dini bütünlüğümüzü muhafaza edemeyiz. Hz. Hüseyin, dini bütünlüğümüzün, Atatürk ise milli bütünlüğümüzün sembolüdür. Salih Peygamber'in devesini boğazlayan bir kavim helak olurken Muhammed Mustafa'nın ciğerparesini kılıçla öldüren bir millet, bir topluluk iflah olur mu? Onlar da helak olmuşlardır.
(Yazımızda Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in Hz. Hüseyin adlı eserinden faydalandık. Allah O'ndan razı olsun.)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Fatıma Anteplioğlu / diğer yazıları