Son üç, dört yılda K, C ve K harflerini sıkça duyduk. Ama benim araya virgül koyduğum gibi değil, tek okunuş şekliyle; KCK.Bu harflerin ne manaya geldiğini, neyi amaçladıklarını vs. kimse direk olarak pek ortaya koymadı veya üstün körü geçiştirdiği için hepimiz, kendimizce bir tariflendirme yaptık. Oysa bu örgütü kuranlar ve kısaca KCK diye adlandıranlar açıkça neyi amaçladıklarını ifade etmişlerdi. KCK, PKK’nın şehir uzantısıdır. KCK, dağda akıtılan kanla, şehirde makyaj yapanların sesidir. KCK, özgürlük adı altında terörün, teröristin şehirdeki adıdır vb. tanımlar yaptık. Son tanımı da ben yapayım; KCK, Erdoğan’ın önceki DHKP-C’sidir. KCK’ın uzunca yazılımı; Koma Civakên Kurdistan. Anlamı ise Kürdistan Topluluklar Birliği. Anlamındaki çoğulluk dikkatinizi çekti mi? “Topluluklar birliği”. AKP’nin barış (!) umudu, bebek katili Öcalan’ın fikirleri doğrultusunda, ulus devlete (Türkiye Cumhuriyetine) alternatif olarak federal bir yapı oluşturmak ve İran, Irak, Suriye’deki Kürt bölgelerinde PKK vari faaliyet gösteren tüm parti ve örgütleri bir araya getirip, koordine etmek için oluşturulmuş bir yapı ve yapılanma KCK.2007 Mayıs'ında Kandil’de, Türkiye, İran, Suriye, Irak ile yurtdışındaki Kürtleri temsil eden toplam 213 kişinin katıldığı bir kongre yapılıyor. Öcalan, KCK başkanı olarak belirleniyor. Şu an, KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı'nı Murat Karayılan yürütüyor.Kısaca bu terörist anlayışlar, bir araya gelmiş, Türkiye, İran, Irak ve Suriye toprakları dahilinde bir Kürdistan hayalleri görüyorlar ve bu amaçları için örgüt, yapılanma vs. adlarla fikirler, görüşler, eylemler ortaya koyuyorlar.Bu yapılanmanın sokaklara yansımasını biliyoruz. Birçok kamu mallarını yakıp, yıktılar, talan ettiler. Polislerle her daim çatışma halindeler. Toplu taşıma araçlarını içindekilerle yakmaya kalktılar. Okullara aynı mantıkta saldırdılar. Yani PKK’nın dağda yaptığını, KCK şehirlerimizde yaptı.Yurt dışında haçlı destekli bu guruplar, ülkemiz aleyhine bin bir oyun oynadılar, gösteriler yaptılar. Yani dünde bugünde; PKK eşittir KCK eşittir DTP eşittir BDP denklemi açıktı ama usta (!) anlamadı, anlamak istemedi. Tabi 2009’da artan KCK eylemleri ve söylemlerine polis ve yargı müdahale etti. Bu örgüte üye ve eylemlerine karışmış, dokunulmazlığı olmayan binlerce kişi tutuklandı. Başbakan Erdoğan o günlerde bu örgütün yönetici ve üyelerine kükrüyordu; Haddinizi bileceksiniz. Bu ülkede kanun var, nizam var, diye. Bu örgütün vekilleri ve belediye başkanları da aynı şekilde hükümete karşılık veriyordu; Biz bu yola baş koyduk…Hatta geçen yıl Haziran ayında, Van belediye başkanı bu örgüt üyeliğinden tutuklandı. Hakkındaki iddialar yenilir cinsten değildi. Ve hazırlanan iddianame Van 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek, sanıklar hakkında 'Terör örgütü PKK üyesi olmak' suçundan TCK'nın 314'e 2 ve Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 5'inci maddeleri uyarınca 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.İddianamede, KCK'nın talimatıyla kent meclislerinin oluşturulduğunu ve bu meclislerin aldığı karaları bütün BDP yöneticilerinin uyguladığı artı sokak olayları, protestolar, PKK propagandalarının yapıldığı etkinlikler, kutlamalar, kepenk kapatmalar, gençlik hareketleri vs. gibi kanun dışı gösteri ve eylemlerin yine bu meclisler tarafından alındığı şeklindeydi.Yine belediye ihalelerinde, ihaleye giren firmalardan örgüt adına para toplandığı, aynı zamanda Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, Belediye Başkanı olduktan sonra işe alınanlardan, maaşlarının yüzde 10 civarında bağış adı altında zorunlu ücret kesildiği ve bu paralarının bir kısmının BDP’nin siyasi faaliyetlerinde diğer kısmının ise örgütün faaliyetlerinde kullanıldığı iddia ediliyordu.Bakir Kaya’nın (Van B. Başkanı), KCK duruşmalarını protesto edenlerin, yaktıkları bazı bankaları söndürmek için giden itfaiye araçlarını engellediği polis kayıtlarında mevcuttu.Sonra Erdoğan hükümeti bir süreç başlattı. Yargı paketlendi ve bu paketten ne çıktı biliyor musunuz? Sizleri yanlışlıkla içeri almışız. Hadi dışarı, özgürsünüz…Van 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada tutuklu 8 sanığın tamamının tahliyesini isteyen savcının açıklaması, hukukun üstünlüğünü ayaklar altına aldı. “Bugün gelişen ortamda örgütün eylemlerine son vermesi, en azından durdurmuş olması, Cumhuriyet Başsavcı vekilliğimizce dikkate alınmıştır. Sanıkların, toplum barışını bozacak şekilde düzenlenen eylemlere katılmalarını gerektirecek bir ortam olmamasından tutuksuz yargılanmaları esastır. Bu nedenle tüm sanıkların tahliyelerini talep ediyoruz.”Yani hukuk diyor ki; Erdoğan’ın sürecine destek olanlar her daim haklı, köstek olanlar ise potansiyel zanlıdır, suçludur. Ona göre haaa…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025