logo
05 NİSAN 2025

İran'a Rus ve İngiliz baskısı

26.12.2008 00:00:00
24 Aralık 1915'de Moskova basınında, 22 ve 23 Aralık 1915 de İran'da meydana gelen askeri ve siyasi durum ile ilgili şu yazılar çıkar:  Görünüşte İran'da durgunluk ve rahatlık vardır. Hükümet de bizlere inancalar veriyor, gerçektense durum iyi değildir. Şah ve hükümeti bize yansızlık vaat ediyor, İran ulusunun büyük çoğunluğu Osmanlı ve Almanların yanındadır. İran Fiilen bize karşı savaş durumunda sayılabilir. Şaha birçok tel geliyor, bunlarda kendisine: Tahrandan çık ve yurtseverlerle bir olup Üçlü Anlaşmaya karşı savaş diyorlar.Alman ve Türkler biteviye yerli gönüllü yazıyorlar ve duruma egemendirler. İsveç Subaylarının komutasındaki jandarmalar da onlara yardım ediyorlar.Alman elçisi, alkışlar arasında Kum'a gitti. 30 Milletvekili ve Demokratlar oradadır. Orada muvakkat bir komite kuruldu. Düşmanlarımızın Tahran'ı boşalttıkları söyleniyor, bu doğru değildir. Tahrandan Kum'a kadar her tarafta Türk Alman ve Avusturya'nın küçük birlikleri vardır. Şah ve Bakanları samimi değildir. Hükümette yapılan değişiklikler anlamsızdır. Bakanlar arasında bize yanat olanların sözü geçmiyor..Gerçekten sözü geçen bakanlarla büyük memurlar düşmanlarımızla birliktirler.Şah ve hükümeti bu anı İngiliz,Rus vasiyetinden kurtulmak ve bazı amaçlara erişmek için çok uygun görüyorlar.Eğer İngiliz ve Rus Elçileri, Şah Tahrandan çıkarsa tahtını kaybedeceğini tebliğ etmemiş olsalardı,o başkentten  behemehal aykırıdır.Çünkü yol için her şey hazırdı.Şah Yol elbisesini giymiş ve Tahran kenarındaki bir yerde askerler onu bekliyorlardı.Hükümet vesaire de yola çıkmak üzere idi. Tahran için bir vali tayin edilmişti. Bu gidiş eğer yapılmış olsaydı Rusya ve İngiltere'ye karşı savaş ilanı demek olurdu.""Bu yayınlar Tahran Büyük Elçisi ve ateşemiliterinin Bab-ı Aliye verdikleri bilgilerle örtüşmektedir.Alman Hükümeti,25 Aralıkta, Osmanlı hariciyesi ve Tahran Büyükelçisi Asım Bey vasıtası ile Rös Prensine bir yönerge gönderir. Bu yönergeye göre bir siyasa uygulanması istenir."Eğer bu telin alındığı sırada Müstevfi-i Memalik elan Reis-i Vükela ise ve Tahran Ruslarca alınmamışsa ve alınmak üzere değilse şu beyanatı İran Ulusseverlerine ve hükümetine veriniz ve basında yayınlatınız:Almanya ve Bağlaşıkları bütün cephelerde düşmanlarını yenmiş durumdadırlar. Berlin-İran yolu, İstanbul ve Bağdat üzerinden açılmıştır. İngilizler Selman-Pak'ta yenilmiştir. Dünya uluslarını İngiliz-Rus baskı ve egemenliğinden kurtarmak bahis konusudur. Rus Basını, İran'ın artık ancak sözde bağımsız olduğunu ve bir İngiliz Rus ili durumuna düştüğünü açıkça yazıyor. İran'ın Uluslar arsındaki eski mevkiini yeniden alması için, onun bunu yalnız istemesi yeter. Almanya ona bu yolda azimle yardıma hazırdır. Von der Golç ve birçok Alman subayı bu amaçla Bağdat'a gelmişlerdir. İran Ordusunun komutasını ele alıp şan ve zafere götürmeye kararlıdırlar. Silah ve cephane yoldadır. Almanya ayda iki milyon marklık avans vermeye hazırdır. Muzaffer bir savaştan sonra Almanya' ya bağlaşıkları İran ulusunca elde edilecek olan bağımsızlık ve toprak bütünlüğünü inancalamak için elden gelen her şeyi yapmaya hazırdır."Tahran'a 25 Aralık tarihi teli çeken görevli Asım Beye şu bilgiyi verir: Bu yönergenin yayınlanması acaba Rus'ları büsbütün kuşkulandırmaz mı? İşi Alman Elçisine ile görüşüp ona göre davranın.Tahran Hükümetinin baskı altına alınması üzerine İran Hükümet temsilcileri ile gönderilen Alman anlaşma önergesi imzalanamaz. Ancak,  Alman askeri ataşesi Kaniç ,Luristan Valisi Nizam-ül Saltana ile 26 aralık tarihinde imzalarlar.Çünkü,Şah ve hükümeti Tahran'da Rusların elinde kalınca Luristan Valisi Nizam-ül Saltana İran ulusal bağımsızlığı için halkı  ulusal savunmaya çağırarak ulusal lider olmuştur. Anlaşmanın hükümleri şunlardır:1-İran hükümeti ulusal bağımsızlığını sağlayıncaya kadar bütün imkanları ile Rusya ve İngiltere'ye karşı savaşacaktır.2-Alman Hükümeti, savaşın sonuna kadar, Nizam-üs Saltana'ya bütün İran'ın kurtuluşu için ulusal kuvvetlerinin ve İran'da faaliyette bulunan bütün Alman ve Türk birliklerinin komutanlığını sağlar.3-Nizam-üs Saltana'da, Mareşal Van der Golç'un veya yerine geçecek kimselerin yönergelerine uyacağını kesin olarak açıklar.4-Alman Hükümetinin, Nizam-üs Saltana emrine verdiği Alman subaylar kurulu, onun kurmaylığını oluşturur. Bu kurul savaş planlarını yapacak, Nizam üs Saltana'nın imzasından sonra uygulanacaktır.5-Alman Hükümeti İran'a gerekli silah ve cephaneyi verecek. İran'a Türk ve Alman birlikleri gönderilecek.6-Alman Hükümeti savaş giderlerini gereken ölçüde sağlamayı üstlenir. Ayni amaçla, Nizm-üs Saltana da yurt içinden imkân dâhilinde gerekli vesaiti sağlayacaktır.7-Savaş giderlerinin karşılanması için Alman Hükümeti Nizam-üs Saltana'ya (80000) altın Mark verecektir.8-Almanya Hükümeti tarafından karşılanan savaş giderleri, Nizam-üs Saltana tarafından düzenlenecek bir taksitlendirme ile ödenmesi sağlanacaktır.9-Nizam üs Saltana 14 Ocak 1916 ya kadar 4000 asker toplayacak.10-11 Alman Hükümeti kanuni ve diplomatik bütün yolları kullanarak Nizam-üs Saltana'yı 15 yıl boyunca korumayı üslenir.12-Nizam-üs Saltana ölecek olursa Alman hükümeti bu anlaşmanın 11 ve 12 maddelerini onun mirasçısı olan kişiler lehinde kullanacaktır.İran ülkesi savaştan önce emperyalist amaçlar nedeni ile Rusya ve İngiltere arasında gizli bir antlaşma ile paylaşılmıştı. Kuzey İran Rusya'nın sömürge bölgesi, Güney İran'da İngiliz bölgesiydi. Ota İran'da şah'a ait tarafsız bir bölge olarak tanınmıştı.22-23 Aralık olaylarından sonra Rusya ile İngiltere bu gizli anlaşmayı kaldırarak İran'ın Güneyini İngilizler, kuzey bölgesini de Ruslar kendi yönetimleri altına almayı kararlaştırarak ortadaki tarafsız bölgeleri kaldırıyorlar. Bu görüşmeler 4 Mart 1916 da Ruslarla İngilizler arasında yapılan bir anlaşma ile neticelenir. Daha anlaşma yapılmadan Rusya kuzey bölgesinde askeri baskı ile emperyalist isteklerini zorla almaya ve birde borçlandırma yöntemi ile uygularlarİngiltere'nin ise Güney İran'da halkın önderlerine de çıkarlar sağlayarak, hediyeler vererek,  yöneticileri ve iş çevrelerini borçlandırarak veya İran kültürü ile övgü dolu yayınlar yaparak halkın sevgisini kazanarak emperyalist amaçlarını başka bir yöntemle elde etmeye çalıştığını görüyoruz.Almanya'nın yöntemi ise daha farklıdır. Almanya askeri gücüne güvenerek biz Osmanlı devleti üzerinde yaptığı gibi İran'da da yardım ve koruyuculuk şeklinde ulusların duygularını okşayarak bir ülkeye giriyor. Girmesi ile beraber savaşan ordunun komutanlığını da üstlenerek askeri siyasi ve ekonomik yönetimi ele geçiriyor. Bunu sağlayınca emperyalist amaçlarla girdiği ülkenin askeri, siyasi ve ekonomisini kendi istek ve amaçları doğrultusunda yönetiyor. Mesela yukarıdaki anlaşma hükümlerine göre önce İran askeri ve siyasi yönetimini ele geçiriyor. Borçlandırıyor, sonrada anlaşmada isteklerini garantiliyor. Göreceksiniz subaylardan başka Almanya, Türkiye'ye olduğu gibi savaş döneminde bir askeri bölük dahi göndermemiştir. Fakat Türk Askeri İran'a da gitmiştir, Galiçya ve Lehistan'a da gitmiştir. Yani Türk askerini emperyalist amaçları ve isteklerine göre Başkomutanlık yetkisi ile istediği gibi görevlendirmiştir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Ahmet Oğuz Bahadır / diğer yazıları
Elektrik ve doğalgaza zam
İşte yeni zam oranları
Çin'den ABD'ye misilleme
ABD şirketlerine yaptırımlar getirildi
'Eli kulağında'
Naci Görür'den şok uyarı
Gelecek Partisi'nden BTP'ye büyük katılım
BTP'ye ilgi büyük
Erdoğan'ın hedefinde CHP var
İstanbul'da soruları cevaplandırdı
"Milletin satın alma özgürlüğü zaten elinden alındı"
BTP liderinden boykot açıklaması
Bahçeli 2 ay sonra kamera karşısında
Tedavi sürecinin ardından mesaiye başladı
Gaziantep havalimanı girişinde silah sesleri
Kontrol noktasında polise mukavemet: 1'i polis 2 yaralı
İki ay sonra ilk fotoğraflar
Bahçeli, Tükeş'in kabrini ziyaret etti
Cem Yiğit Üzümcüoğlu
'Umut dolu güzel günler bizimdir'
Müslümanlar namazda İsrail katliamda
İsrail, Müslümanların sığındığı okulu vurdu
İsrail protestolarında gözaltına alınmıştı
Rümeysa Öztürk'ün ilk duruşması görüldü
İmamoğlu AKP ve MHP seçmenine seslendi
'Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz'
Alparslan Türkeş mezarı başında anıldı
Devlet Bahçeli'nin programı belli oldu
Tavuk döner kabusu: 648 kişi zehirlendi!
Tavuk döner nasıl zehirler?
Elektrik ve doğalgaza zam
İşte yeni zam oranları
Çin'den ABD'ye misilleme
ABD şirketlerine yaptırımlar getirildi
'Eli kulağında'
Naci Görür'den şok uyarı
Gelecek Partisi'nden BTP'ye büyük katılım
BTP'ye ilgi büyük
Erdoğan'ın hedefinde CHP var
İstanbul'da soruları cevaplandırdı
"Milletin satın alma özgürlüğü zaten elinden alındı"
BTP liderinden boykot açıklaması
Bahçeli 2 ay sonra kamera karşısında
Tedavi sürecinin ardından mesaiye başladı
Gaziantep havalimanı girişinde silah sesleri
Kontrol noktasında polise mukavemet: 1'i polis 2 yaralı
İki ay sonra ilk fotoğraflar
Bahçeli, Tükeş'in kabrini ziyaret etti
Cem Yiğit Üzümcüoğlu
'Umut dolu güzel günler bizimdir'
Müslümanlar namazda İsrail katliamda
İsrail, Müslümanların sığındığı okulu vurdu
İsrail protestolarında gözaltına alınmıştı
Rümeysa Öztürk'ün ilk duruşması görüldü
İmamoğlu AKP ve MHP seçmenine seslendi
'Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz'
Alparslan Türkeş mezarı başında anıldı
Devlet Bahçeli'nin programı belli oldu
Tavuk döner kabusu: 648 kişi zehirlendi!
Tavuk döner nasıl zehirler?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.