logo
03 NİSAN 2025

İmam Hasan ile İmam Hüseyin'in konjonktürel farklılığı-1

27.10.2017 00:00:00
Denilebilir ki, "İmam Hasan (a.s.) Kur'an?ı Kerim'in "Barış daha hayırlıdır" (Nisa: 118) ayetinden yola çıkarak, Muaviye ile barış yaparken, neden İmam Hüseyin (a.s.) abisi İmam Hasan (a.s.) gibi dönemin yöneticisi Yezid ile barış yapmadı da savaşı tercih etti?"
Bu sorunun cevabını bulabilmek için İmam Hasan (a.s.)'ın dönemine bakmak lazım. O dönemin durumunu, onun hangi şartlarda barış yaptığını, daha doğrusu onu barış yapmaya zorlayan şartların neler olduğunu ve yine bu şartların İmam Hüseyin (a.s.) döneminin şartları ile farkını incelemeliyiz. Bunları inceledikten sonra neden İmam Hüseyin (a.s.)'ın barışa yanaşmadığını öğrenme imkânımız olacaktır. Yani dönemin şartlarını teker teker incelememiz gerekir. Acaba İmam Hasan (a.s.) cihad etmesi gerekirken barış mı yapmıştır? Veya İmam Hüseyin (a.s.) barış yapması gerekirken cihad mı yapmıştır? Şayet İmam Hasan (a.s.) İmam Hüseyin (a.s.) döneminde yaşasaydı cihad, İmam Hüseyin (a.s.) da İmam Hasan (a.s.) döneminde olsaydı barış mı yapardı? Bu tür tahlilleri sonuçlandırmak için o dönemi yaşayan insanların, içinde bulundukları konjonktürel farklılıkları çok iyi bilmek gerekir.
İmam Hasan (a.s.) ile İmam Hüseyin (a.s.) dönemi arasındaki konjonktürel farklılıklar şunlardır:
1? İmam Hasan (a.s.) kendi döneminde hilafet makamında bulunan bir şahsiyetti, Muaviye ise yalnızca bir yönetici, vali ve hâkim konumundaydı. Yani Muaviye, o döneme kadar kendini bir halife, müminlerin emiri olarak henüz tanıtmamıştı.
Muaviye, İmam Ali (a.s.) döneminde isyancı bir vali konumundaydı. Kendisini halka tanıtırken ve İmam Ali (a.s.)'a isyan etme gerekçesinin söylerken, "Ben Ali'nin hilafetini kabul etmiyorum, çünkü Ali Müslümanların hak halifesi olan Osman'ın katillerine sığınak vermiştir, hatta Osman'ın katline kendisi de iştirak etmiştir. İşte bu yüzden Ali Müslümanların hak halifesi değildir" sözlerini gerekçe gösteriyordu. Daha doğrusu Muaviye, İmam Ali (a.s.) döneminde hilafet iddiasında bulunarak İmam'a isyan etmiyordu ve aldatılan Şam halkı da onu Emire'l?Mü'minîn (halife) olarak görmüyordu. Yalnızca o ve aldattıkları grup; "Biz bu halifeye (İmam Ali) uymak istemiyoruz" diyordu.
İmam Ali (a.s.) şehit edildikten sonra İmam Hasan (a.s.) hilafete geçiyor. Her geçen gün içerisinde Muaviye para ve yaptığı hilelerle güç kazanırken, İmam Hasan (a.s.)'ın etrafında bulunan hainlerin hıyanetleri sonucunda, İmam Hasan'ın babası İmam Ali (a.s.)'dan miras aldığı hükümet içten içe çöküyor. Öyle ki, o gün var olan iletişim koşulları altında on sekiz gün içerisinde İmam Ali (a.s.)'ın şehadet haberinin Şam'a ulaşması ile Muaviye genel seferberlik ilan ederek Irak'ı fetih etmek için hemen harekete geçiyor.
Burada, İmam Hasan (a.s.) Müslümanların halifesidir. Müslümanlardan isyancı ve azgın bir grup kendisine karşı kıyam etmiştir. O'nun böyle bir durumda öldürülmesi, Müslümanların halifesinin öldürülmesi ve hilafet merkezinin yenilgiye uğraması demektir.
İmam Hüseyin (a.s.)'ın durumu ise farklıdır, o Müslümanların başındaki bir halife değildir. İmam Hüseyin (a.s.), mevcut hükümete karşı itiraz eden bir kişi konumundadır. Öldürülecek olsa bile (ki sonunda öldürüldü)  iftihar edilecek bir ölüm olacaktı (ki öyle de oldu).
İmam Hüseyin (a.s.) mevcut duruma, mevcut hükümete ve fesadın yayılmasına karşı çıktı. Emevi düzeninin yönetim salahiyetinin olmadığını ilan etti ve yirmi yıl boyunca onların nasıl insanlar olduklarını ortaya çıkararak ispat etti. 
Kısaca İmam Hasan (a.s.)'ın durumu, İmam Hüseyin (a.s.)'ın durumunun tam tersiydi. Yani biri (İmam Hasan) hilafet makamında oturmuştu, diğeri ise (İmam Hüseyin) mevcut halifeye (Yezid'e) itiraz ediyordu. Biri öldürülecek olursa Müslümanların halifesi olarak hilafet makamında öldürülmüş olacak ve bu olay İmam Hüseyin (a.s.) için de sorun olacaktı. Çünkü İmam Hüseyin (a.s.) da Peygamberin yerinde oturan birisinin ve O Hazretin hilafet makamında öldürülmesini istemiyordu. Nitekim İmam Hüseyin (a.s.), kendisinin Mekke'de öldürülmesine razı olmuyor. Nedeni de Mekke'nin saygınlığının çiğnenmesini istememesidir. İmam şöyle düşünüyordu: "Nasıl olsa onlar beni öldürecekler. Neden beni Allah'ın hareminde öldürüp o haremin (Beytullah'ın) saygınlığını çiğneteyim ki?"
İmam Ali (a.s.)'ın da Halife Osman döneminde insanlar ayaklanınca, halifeden insanların isteklerini yerine getirmesini istediğini görüyoruz. Halife Osman'ın öldürülmemesi için büyük gayretler sarfediyordu. Nitekim şöyle buyuruyordu: "Osman'ı o kadar savundum ki, bu açıdan günahkâr olmaktan korktum." (Nehcü'l?Belağa hutbe: 240). 
Savunma nedenini ise şöyle açıklıyor: "Senin öldürülmüş halife olmandan korkuyorum. Müslümanların halifesinin hilafet makamında öldürülmesi, İslam alemi için utanç verici ve hilafet makamına saygısızlıktır. Bunların istekleri meşrudur, onları yerine getir ve bırak bunlar çıkıp gitsinler."
Dolayısı ile tarihin kayıtlarına da bakıldığında İmam Hasan (a.s.) Muaviye'ye direnecek olsaydı, onun ölümü ya da esir alınıp sürgün edilmesiyle sonuçlanacaktı. Bu ise İmam'ın, hilafet makamında Halife Osman gibi öldürülmesi demekti. Fakat İmam Hüseyin (a.s.)'ın öldürülmesi böyle değildi. İmam Hüseyin (a.s.)'ın öldürülmesi, yönetime karşı çıkan bir kişinin öldürülmesiydi. İşte İmam Hasan (a.s.) ile İmam Hüseyin (a.s.)  arasındaki konjonktürel farklardan birisi buydu. (devam edecek?)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Hasan Kanaatlı / diğer yazıları
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
TÜİK'e göre yüzde 38,10
Mart ayı enflasyonu açıklandı
İsrail, Suriye’yi vuruyor… Mücahit (!) Şara susuyor
Şam’ın ardından Hama ve Humus’u da bombaladılar
ENAG enflasyon verilerini açıkladı
Mart enflasyonu yüzde 75.20
ABD'nin yeni gümrük tarifesi devreye girdi
Avrupa Birliği karşı hamle hazırlığında
Otomotiv sektöründe işler kötü
Satışlarda büyük düşüş
ABD'nin gümrük vergisi kararına Çin'den tepki
"Tek taraflı bir zorbalık uygulaması"
Cibaliya Mülteci Kampı için tahliye uyarısı
Tehdit, İsrail'in ordu sözcüsünden
"Gazze'de tüm sınırlar tekrar tekrar aşıldı"
BM'den İsrail'in saldırılarına tepki
Listede Türkiye de var
Trump, karşılıklı tarifeleri açıkladı
Mourinho'dan skandal hareket
Okan Buruk'un burnunu sıktı
Galatasaray Fenerbahçe'yi eledi
Sarı kırmızılılar yarı finalde
Yasa dışı bağış, rüşvet ve yolsuzluk ile suçlanıyordu
New York Belediye Başkanı hakkındaki dava düştü
Tur uzatmalarda geldi
Trabzonspor Ziraat Türkiye Kupası'nda yarı finale yükseldi
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
TÜİK'e göre yüzde 38,10
Mart ayı enflasyonu açıklandı
İsrail, Suriye’yi vuruyor… Mücahit (!) Şara susuyor
Şam’ın ardından Hama ve Humus’u da bombaladılar
ENAG enflasyon verilerini açıkladı
Mart enflasyonu yüzde 75.20
ABD'nin yeni gümrük tarifesi devreye girdi
Avrupa Birliği karşı hamle hazırlığında
Otomotiv sektöründe işler kötü
Satışlarda büyük düşüş
ABD'nin gümrük vergisi kararına Çin'den tepki
"Tek taraflı bir zorbalık uygulaması"
Cibaliya Mülteci Kampı için tahliye uyarısı
Tehdit, İsrail'in ordu sözcüsünden
"Gazze'de tüm sınırlar tekrar tekrar aşıldı"
BM'den İsrail'in saldırılarına tepki
Listede Türkiye de var
Trump, karşılıklı tarifeleri açıkladı
Mourinho'dan skandal hareket
Okan Buruk'un burnunu sıktı
Galatasaray Fenerbahçe'yi eledi
Sarı kırmızılılar yarı finalde
Yasa dışı bağış, rüşvet ve yolsuzluk ile suçlanıyordu
New York Belediye Başkanı hakkındaki dava düştü
Tur uzatmalarda geldi
Trabzonspor Ziraat Türkiye Kupası'nda yarı finale yükseldi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.