Yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı İletişim Daire Başkanı Fahrettin Altun, "Ülkemizde basın özgürlüğü 20 yıl öncesiyle kıyaslanamayacak ölçüde genişletilmiştir" cümlelerini kurdu.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'da, "Tayyip Erdoğan'ın ülkesinde, bugün herkes kendisini ifade edebiliyor. Kimse korkmuyor, kimse çekinmiyor" cümlesini kurmuştu.
Bu cümleler daha sıcaklığını korurken Rize'de bir youtube kanalı muhabiri, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğiz" sözleri ile ilgili olarak vatandaşa mikrofon uzattı.
25 yaşlarındaki genç; "Saçmaladığını düşünüyorum. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ülke ekonomisini nasıl batırdığını hepimiz görüyoruz. Bugün doğmamış çocuğun rızkını bile yediklerini görüyoruz" diyor.
Savcılar anında harekete geçiyor ve E.A gözaltına alınıyor, muhabir ifadeye çağrılıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kardeşi Mustafa Erdoğan'ın kayınbiraderi Yahya Birinci sosyal medyada videolar paylaşıyor; "Bu ülkede siyasette namus kalmamış. Gelip, beni alsın o namussuzlar. Hadi gelsin alsınlar konuşalım. Artık boğazımıza geldi. Bana neden dokunmuyorlar? Patlayacak işleri diye… Allah'ınız, kitabınız yok mu sizin? Bizi idam edecek haliniz yok" ifadesini kullandı.
Polisler aldı, savcı iddianame hazırladı, hakim adli kontrol hükümleri uygulayarak, serbest bırakılmasına karar verdi.
Büyük Birlik Partisi Ordu İl Kadın Kolları Başkanı Fatma Yümlü katıldığı bir canlı yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sert eleştirilerde bulundu.
İşyerine 8-10 polis giderek ters kelepçe ile gözaltına aldı. Ordu Valiliği, "temaslı olduğu için gözaltına alındı" dedi.
Erdoğan, "Türkiye'de akademik özgürlüğün olmadığı herhangi bir üniversite söz konusu değil" dedi.
İki gün sonra Boğaziçi Üniversitesi'nin atanmış rektörü Melih Bulu, "güvenlik ve sağlık riski oluştuğu" gerekçesiyle öğrenci ve akademisyenleri kampüse almadı. Polis ve özel güvenlik şiddet kullandı.
Ekonomik kehanetleri de tutmadı
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 1 ay önce Temmuz'dan itibaren ekonominin atağa kalkacağını söylemiş ve "Almanya'sı da, Fransa'sı da, İngiltere'si de, İtalya'sı da, her şeye burnunu sokan ABD'si de çatlayacak, patlayacak" demişti.
1 Temmuz itibarıyla elektrik %15 zamlandı. Son 3.5 yıldaki toplam elektrik zammı %122.
Doğalgaza her ay % 1 yaptıkları zammı kombilerin uyuduğu Temmuz ayında % 12 zamladılar. Böylece vatandaş hissetmedi. LPG, öğrenci harçları da zamlandı. Ama merak etmeyin! Arkası gelecek.
Neden? Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Haziran 2021 verilerine göre tüketici enflasyonu (TÜFE) aylık yüzde 1.94, yıllık yüzde 17.53 oranında; üretici enflasyonu ise (Yİ-ÜFE) aylık yüzde 4.01, yıllık yüzde 42.89 oranında arttı.
Enerjiye yapılan her zam üretime direkt etki ediyor. Sanayiciler zaten bu zam ile makineleri çalıştıramayız, dedi.
Makinelerin çalışmaması demek, küçük esnafın kepenk kapatmaması demek. İşsizlik demek. Daha çok zam demek. Daha çok banka kredisi, faiz demek.
Hükümet, Galata Kulesi'nin işletmesini İstanbul Belediyesi'nden alarak Kültür ve Turizm Bakanlığına vermişti. 30 TL olan giriş ücreti 1 Temmuz 2021'de yapılan zam ile 30 liradan 100 liraya çıktı.
Ama hükümete göre hiç mi hiç sorun yok. Hatta dünyadaki ülkeler, vatandaşlarına ne haliniz varsa görün derken bizim hükümetimiz her haneyi ihya etmiş.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gelişmiş ülkeler bile salgının yol açtığı sorunlar karşısında çaresiz kalırken, biz Türkiye'yi sağlıktan gıda ve kamu güvenliğine kadar her alanda en ileriye taşıdık… Salgının başladığı günden bu yana toplamda 661 milyar liralık kaynağı insanımızın emrine vermiş olduk" dedi.
661 milyar bölü 84 milyon. Kabaca kişi başına 8 bin TL düşer. Alan oldu mu?
Ama diğer taraftan 3 katrilyonu geçen kışlık Saray'dan sonra Marmaris'e yapılan 300 odalı 'Yazlık Saray'ın maliyetinin 640 milyon 500 bin TL (640 trilyon 500 milyar) olduğunu öğrendik. Ahlat'taki 125 milyonu (trilyonu) bulan köşk de aklımızda. Uçakları, tanesi 15 milyonu geçen araçları vs. yazmıyorum.
Diğer taraftan Edirne, Kayseri, Adana ve diğer bazı illerdeki harabe halindeki 16 kiliseyi 4 milyar 4 milyon harcayarak yeniden açan, Van tecavüz adasındaki kiliseyi 3 milyon (trilyon) Sümela'ya 2006'da 2 milyon (trilyon), 2012'de 7 milyon (trilyon) bu yıl ise 57 milyon (trilyon) harcayan, Demir Kilise'yi İBB bütçesinden 16 milyona (trilyona) yeniden inşa ettiren, Suriyelilere 50 milyar dolar, faiz lobilerine 500 milyar dolar ödeyen eğer vatandaşa verdiği desteklerle övünüyorsa ortada bir kıyas hatası var demektir.
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025