Bugün herkes ayrılık konusunda gayret ederken, herkes tevhidin aleyhine çalışırken bir tek Prof. Dr. Haydar Baş Bey Şiilerin ve Sünnilerin kardeş olduğunu, itikatları bir Müslüman olduklarını ve tek vücut olup bir ve beraber olmak zorunda olduklarını haykırıyor.
Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu bu hayırlı çalışmanın kıymetini anlatmaya inanın satırlar dar geliyor.
Ehl–i Beyt ailesine yapılan haksızlıklar eğer yapılmamış olsaydı bugün İslam âlemi tek vücut olacak ve belki de İslam coğrafyası bu kadar büyük darbelere maruz kalmayacaktı.
İslam üzerine oynanan ilk oyun Müslümanları Şii–Sünni diye ayırmak olmuştur.
Şimdi ise oyun Sünni ile Şii’yi çatıştırmak üzerine kuruldu.
Yani amaç, kardeşi kardeşe kırdırmak…
Günümüzdeki oyunun yerli figüranları Şiileri Müslüman değillermiş, sapkınlarmış gibi lanse ediyor. Bu sayede Sünni–Şii çatışmasına giden yolun taşlarını döşüyorlar. Sonra da Sünnilere, Şiilerle savaşmanın makul olduğunu, böyle bir savaşta ölenlerin şehit olacağını ifade ediyorlar. Bunu ifade eden cübbeli şalvarlılar bile var…
Eskiden askerleriyle İslam ülkelerini işgal eden batılıların yeni stratejisi Müslüman’ı Müslüman’la savaştırmak üzerine kurulduğunu ifade etmiştik. İşte bugün Türkiye’de rektöründen cübbelisine kadar birçok kişi Şii–Sünni çatışması ateşini yakan Haçlıların tam istediği gibi konuşuyor, tam da onların istediği gibi davranıp bu şer ateşini körüklüyor.
Bu kendini bilmezlerin yaptığı bana Hz. İbrahim ateşe atıldığında ateşe odun taşıyan kertenkeleyi hatırlattı.
Bunlar da kertenkele gibi Müslümanların kanını dökecek bir savaş için var güçleriyle çalışıyorlar. Allah hepimizi böyle bir şerre ortak olmaktan korusun…
Bir de Hz. İbrahim’in atıldığı ateşi söndürmek için ağzıyla su taşıyan karınca gibi olmak var. İşte Prof. Dr. Haydar Baş Bey tam da bunu yapıyor.
Kaleme aldığı Ehl–i Beyt külliyatıyla, konferans ve kongrelerle Prof. Dr. Haydar Baş on binlerce Müslüman’ın kanının akıtacak, namusunu kirletecek bu haçlı şer oyunlarını bozdu.
Öyle mükemmel bir zamanlamayla Ehl–i Beyt külliyatını ortaya koydu ki Haydar Baş Hoca, Müslümanları birbirine kırdırıp sonra da oturup keyifle seyredecek olanların heveslerini kursaklarında bıraktı, planlarının önüne büyük bir set çekmiştir.
Müslümanların birbirleriyle savaşmalarının önüne geçmek için var gücüyle gayret eden
Prof. Dr. Haydar Baş’a bu hayırlı çalışmalarında destek vermek her Müslüman için şart ve zaruridir.
Bugün bu kadar büyük cinayetler işlenirken seyirci kalmak da o cinayetleri işlemek gibidir. Ne diyor Hz. Peygamber?
“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan
gibidir.”
Prof. Dr. Haydar Baş’ın ortaya koyduğu bu hayırlı çalışmanın kıymetini anlatmaya inanın satırlar dar geliyor.
Ehl–i Beyt ailesine yapılan haksızlıklar eğer yapılmamış olsaydı bugün İslam âlemi tek vücut olacak ve belki de İslam coğrafyası bu kadar büyük darbelere maruz kalmayacaktı.
İslam üzerine oynanan ilk oyun Müslümanları Şii–Sünni diye ayırmak olmuştur.
Şimdi ise oyun Sünni ile Şii’yi çatıştırmak üzerine kuruldu.
Yani amaç, kardeşi kardeşe kırdırmak…
Günümüzdeki oyunun yerli figüranları Şiileri Müslüman değillermiş, sapkınlarmış gibi lanse ediyor. Bu sayede Sünni–Şii çatışmasına giden yolun taşlarını döşüyorlar. Sonra da Sünnilere, Şiilerle savaşmanın makul olduğunu, böyle bir savaşta ölenlerin şehit olacağını ifade ediyorlar. Bunu ifade eden cübbeli şalvarlılar bile var…
Eskiden askerleriyle İslam ülkelerini işgal eden batılıların yeni stratejisi Müslüman’ı Müslüman’la savaştırmak üzerine kurulduğunu ifade etmiştik. İşte bugün Türkiye’de rektöründen cübbelisine kadar birçok kişi Şii–Sünni çatışması ateşini yakan Haçlıların tam istediği gibi konuşuyor, tam da onların istediği gibi davranıp bu şer ateşini körüklüyor.
Bu kendini bilmezlerin yaptığı bana Hz. İbrahim ateşe atıldığında ateşe odun taşıyan kertenkeleyi hatırlattı.
Bunlar da kertenkele gibi Müslümanların kanını dökecek bir savaş için var güçleriyle çalışıyorlar. Allah hepimizi böyle bir şerre ortak olmaktan korusun…
Bir de Hz. İbrahim’in atıldığı ateşi söndürmek için ağzıyla su taşıyan karınca gibi olmak var. İşte Prof. Dr. Haydar Baş Bey tam da bunu yapıyor.
Kaleme aldığı Ehl–i Beyt külliyatıyla, konferans ve kongrelerle Prof. Dr. Haydar Baş on binlerce Müslüman’ın kanının akıtacak, namusunu kirletecek bu haçlı şer oyunlarını bozdu.
Öyle mükemmel bir zamanlamayla Ehl–i Beyt külliyatını ortaya koydu ki Haydar Baş Hoca, Müslümanları birbirine kırdırıp sonra da oturup keyifle seyredecek olanların heveslerini kursaklarında bıraktı, planlarının önüne büyük bir set çekmiştir.
Müslümanların birbirleriyle savaşmalarının önüne geçmek için var gücüyle gayret eden
Prof. Dr. Haydar Baş’a bu hayırlı çalışmalarında destek vermek her Müslüman için şart ve zaruridir.
Bugün bu kadar büyük cinayetler işlenirken seyirci kalmak da o cinayetleri işlemek gibidir. Ne diyor Hz. Peygamber?
“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan
gibidir.”
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024