İnsanlık inim inim inliyor.
Giriftar olduğu amansız bir derde yana yana derman arıyor, uçan kuştan çare soruyor.
Yedi milyar insanın konuşmakta olduğu yüzlerce lisan adeta tek kelimede birleşti; "ilaç".
Allah'ın kullarının her birinin Allah'ın kolu olup cümle kullara uzanacakları zaman diliminden geçiyoruz.
Milleti, milliyeti, inancı ve itikadı ne olursa olsun yedi iklim dört bucakta yaşayan insanlar tutunacak bir dal arıyorlar, çok acil bir çıkış yolu soruyorlar.
Gönül isterdi ki tam da böyle bir dar ve zor zamanda Müslümanlar, insanlığın imdadına koşsunlar, dertlerine derman olsunlar ve yaralarına merhem çalsınlar.
Çünkü Yüce Yaratıcının insanlık alemine gönderdiği son mesajı olan hayat kitabı Kur'an onların elinde ve onların yanında ve dahi onların dilinde.
Cümle dertlerin dermanı ve cümle karanlıkların çıkış yolları da o kitabın içinde olduğuna göre insanlığa imdat elini uzatmak Müslümanlardan beklenirdi ama heyhat…
"Himmete muhtaç bir dede
Nerde kaldı gayriye himmet ede."
Aşağıda meallerini okuyacağımız ayetleri Müslümanlar asırlardır okudular, ezberlediler, güzel sesli hafızlardan dinleyerek belki yaşın yaşın ağladılar ama verilmek istenen mesaja asla kafa yormadılar ve bu ayetlerden haberdar olmayan diğer insanlarla beraber bir kez daha hazırlıksız yakalandılar ne yazık ki:
"Doğrusu Biz, ey Muhammed, senden önceki toplumlara da mesajımızı ileten elçiler gönderdik ve onları, âcizliklerini anlayıp Allah'ın emrine boyun eğmeleri için zaman zaman çeşitli belâ ve sıkıntılara uğrattık.
Hiç olmazsa, başlarına bu belâlar geldiği zaman tevbe edip boyun eğselerdi ya! Fakat tam aksine, iyice azgınlaştılar; bu yüzden kalpleri kaskatı kesildi ve şeytan, yaptıklarını onlara güzel gösterdi. Kötülüğü alışkanlık hâline getirdikleri için, zamanla bu kötülüklerden etkilenmez oldular ve fenâlığı iyilik, günahı sevap saymaya başladılar; vicdanları dondu, akılları tutuldu, azıttıkça azıttılar.
Derken, kendilerine yapılan bu öğüt ve uyarıları unuttular; Biz de ceza olarak, başlarındaki sıkıntı ve belâları kaldırdık ve önlerinde bütün nîmet ve refah kapılarını ardına kadar açtık. Ve nihâyet, kendilerine bahşedilen bu zenginlik ve nîmetler yüzünden küstahlık edip şımardıkları ve Allah'ı, âhireti unutarak zevk ve sefaya daldıkları bir sırada, bir âfet, bir deprem, bir kaza, bir hastalık, bir ölüm ile onları ansızın yakaladık ve işte o anda, bütün ümitleri sönüverdi." (En'am: 42-44).
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025