Bir önceki yazımızda meclisteki yemin krizi tiyatrosunun sona erdiğini, CHP ile AKP arasında yapılan anlaşmanın metninin ve çerçevesinin meydana çıkıncaya kadar farklı yorumların yapılacağını dile getirmiştik. Son zamanlarda yapılan ve görüntüde temiz eller operasyonunu andıran bir manzara var ancak olaylara saflıkla yaklaşmanın pek de geçerli olmadığı bir süreç yaşadığımız için her taşın altında başka sebepler aramak durumundayız. Yıllardır süren deniz feneri yolsuzluğunda bir türlü gözaltına alınmayan Kanal 7 çalışanları ve Zahit Akman'ın gözaltına alınmaları bu konudaki şüphelerimizi derinleştirmiştir. Buradaki sebep toplumun tepkisini azaltmaya yönelik olsa gerektir.Göz altılarında yapılan farklı uygulamalar göze çarpmaktadır. Birilerini delilleri karartma şüphesinden dolayı evinden seher vakti apar topar alacaksınız. Birilerini de aradan yıllar geçtikten sonra güle oynaya, takım kravat, ifadeye çağıracaksınız. Şimdi vicdan sahiplerine sormak lazım; eğer bu konuda bir suç varsa ortada delil kalmış mıdır? Minareyi çalan kılıfını çoktan hazırlamıştır. İşin hukuk cephesine fazla dokunmadan biz bu konuda rolü olanları vicdanlarıyla baş başa bırakalım. Bu yazımızda aklımızı kurcalayan bazı sorulara cevap bulmaya çalışacağız. Yapılan gözaltılar acaba gerçekten temiz eller operasyonu mudur? Eğer bu gerçekten böyle ise, suç işleyen her kim olursa olsun hak ettiği cezayı bulmalıdır. Ve bu operasyonlar samimi ve dürüst bir şekilde sürdüğü takdirde tarihe geçecek davranışlar olarak ayakta alkışlanacaktır. Ancak "karamanın koyunu sonra çıkar oyunu" misali altından başka başka niyet ve davranışlar çıkarsa, milletimiz gene oyuna getirilirse de hiç şaşmam. Çünkü bugüne kadar her taşın altından başka başka şeyler çıktı?Hükümet üyelerinden devlete karşı işlenen suçların affedilebileceği sinyalini aldıktan sonra yaşanan her olayın arkasında bir çapanoğlu arıyorum. Acaba hükümet geniş kapsamlı bir af için yapacağı anayasa değişikliğine zemin mi hazırlıyor? Diye düşünüyorum. Bu düşüncemi kuvvetlendirecek verileri geliniz birlikte değerlendirelim.Yapılacak bir anayasa değişikliğinin toplumda geniş halk kesimleri tarafından kabul görmesinin gerektiği herkesçe malumdur. Hele de halk tarafından çok da tasvip edilmeyen af konusu gündeme gelince iş daha da zorlaşmaktadır. Üstüne üstlük bir de af kapsamına dağdaki teröristleri ve İmralı sakinini de ekleseniz iş daha da çetrefilleşecektir. Bunu halka hazmettirmenin yolu toplumun her kesimini toplumsal uzlaşı zeminine çekmektir. Yapılan operasyonlarla mağdur duruma düşürülen halk kesimi gittikçe çeşitlenmekte ve çoğalmaktadır. Askerler, gazeteciler, hukukçular, yazarlar, televizyoncular, vakıf ve dernek mensupları, siyasiler, iş adamaları, sanayiciler, dağdaki ve şehirdeki terör yanlıları ve destekçileri, spor camiası, v.s. hemen hemen toplumun bütün katmanlarından tutuklular gittikçe artmaktadır. Yakında, anayasa değişikliği ve kapsamlı bir af gündeme gelse, halk ne olduğunu, ne olacağını fazla düşünmeden hemen destek verecektir. Çünkü hemen herkesin bir yakını, bir dostu, bir arkadaşı içerdedir. Hemen her konuda batının taşeronluğuna soyunan AKP iktidarından kafamı kurcalayan bu sonucun çıkması inanın hiç de sürpriz olmayacaktır. Halk mı? Allah rahmet eylesin. Zaten halkın böyle oyunları sezecek basireti olduğunu hiç zannetmiyorum. Yaptığımız tahminlerde İnşallah yanılırız. Eğer yanılmaz da olaylar böylece seyrederse işte o zaman millet ve devlet olarak yandığımızın resmidir. Allah sonumuzu hayreyliye?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025