Haccac’ın yıktığı Kâbe ve İmam Zeynelabidin
Abülmelik b. Mervan ile Abdullah b. Zübeyr arasındaki hilafet çekişmelerinde, Haccac b. Yusuf Kâbe’ye sığınan Abdullah b. Zübeyr’in üzerine yürümüş ve Kâbe’nin zarar görmesine neden olmuştu
19.10.2023 08:29:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Abülmelik b. Mervan ile Abdullah b. Zübeyr arasındaki hilafet çekişmelerinde, Haccac b. Yusuf Kâbe'ye sığınan Abdullah b. Zübeyr'in üzerine yürümüş ve Kâbe'nin zarar görmesine neden olmuştu.
"Kâbe daha sonra onarılmış, sıra Hacerü'l Esved'i yerine koymaya gelmiştir.
Bu iş için gelen meşhur âlim, kadı ve zâhidler sırasıyla taşı yerine koydular, ancak her seferinde taş kayıp düştü.
İmam Ali b. Hüseyin (a.s.) gelip mübarek elleri ile taşı yerine bıraktı ve taş yerinde durdu. Bunun akabinde oradaki insanlar tekbir getirmeye başladılar.
Ferezdak, İmam (a.s.)'ın bu halinden etkilenerek şöyle diyor:
Onun cömertlik ve ihsanı öyle bir düzeydedir ki,
Hatim ruknüne el sürmek için ilerlediğinde,
Rukün adeta onu kendi yanında tutmak ve ihsanından yararlanmak ister."
CARİYESİ İLE EVLENEN İMAM SECCAD (A.S.)'A ABDÜLMELİK'İN MEKTUBU
İmam Zeynelâbidin (a.s.) azad ettiği cariyelerinden biri ile evlenmişti. Halkın ona olan teveccühünü kıskanan Abdülmelik onu her fırsatta aşağılamaya çalışıyordu. Bir cariye ile evlendiğini duyduğunda İmam (a.s.)'a şöyle bir mektup gönderdi:
"Azad ettiğin cariyenle evlendiğini duydum. Oysa Kureyş'in tanınmış kadınları ile evlenseydin senin için iftihar ve gurur kaynağı olurlardı.
Onlardan asil ve liyakatli evlatlar edinirdin ama sen o kadınla evlenerek kendini düşünmediğin gibi çocuklarına da büyük insanlar olmanın yolunu tıkamış oldun. Vesselam."
İmam Seccad (a.s.), ona Allah'ın emri ve Resulü'nün (s.a.v.) sünneti ile cevap vermiştir:
"Mektubunu aldım. Cariyemle evlendiğim için beni kınıyor ve Kureyş'in ünlü kadınları ile evlenmiş olsaydım bunun bana iftihar vesilesi olacağını ve onların bana temiz ve büyük çocuklar verebileceğini yazmışsın.
Oysaki hiç kimsenin büyüklük ve iftihar konusunda Allah Resulü'nden (s.a.v.) daha büyük olmadığını bilmeli idin. (Yani, biz Peygamberin (s.a.v.) ailesiyiz ve kendileri ile evlenmemiz halinde bize daha fazla onur kazandıran ve bizden daha üstün olan hiçbir aile yoktur).
Bilesin ki, Allah'ın dininde temiz ve dürüst olanın kişiliğine hiçbir şey halel ve zarar getirmez.
Yüce Allah, bütün kötülük ve noksanlıkları sadece İslam vasıtası ile ortadan kaldırmıştır.
Yani, bir insanın büyük ve asil olması için Müslüman ve mü'min olması ye- terlidir. Bu durumda fakir veya köle olması hiçbir şeyi değiştirmez ve böyle biriyle evlenmenin de hiçbir sakıncası yoktur."
ABDÜLMELİK, İMAM SECCAD (A.S.)'IN HİMAYESİNDEKİ KILICA EL UZATIYOR
"Abdülmelik, İslam Peygamberinin (s.a.v.) kılıcının, İmam Zeynelâbidin (a.s.)'da olduğunu duymuştu. Bu, onun için çok önemliydi.
Çünkü Peygamberin (s.a.v.) hatırası ve şeref kaynağı idi. Ayrıca, bir nevi hükümet mazharıydı.
Üstelik Abdülmelik bu kılıcın İmam Zeynelâbidin (a.s.)'ın yanında bulunmasından rahatsızlık duymakta idi. Çünkü, halkın teveccühünü celbetmekteydi.
Bu nedenle, haber göndererek, İmam'dan, kılıcı kendisine göndermesini istedi. Mektubun altına da, "Bir işiniz olursa ben yapmaya hazırım" diye ekledi.
İmam (a.s.), bu isteği reddetti. Abdülmelik bu defa tehdit edici bir mektup yazdı:
"Eğer kılıcı göndermezsen beytülmaldan olan hakkınızı keseceğim" diye de ekledi. İmam cevaben şöyle yazdı:
"Allah, takvalı kullarını hoşlanmadığı şeyden kurtaracağını ve tahmin bile edemedikleri yerden rızıklarını vereceğini taahhüt etmiştir.
Ayrıca, Kur'an'da şöyle buyuruyor: Allah şükretmeyen hiç bir haini sevmez." (Prof. Dr. Haydar Baş Zeynelabidin eserinden)
"Kâbe daha sonra onarılmış, sıra Hacerü'l Esved'i yerine koymaya gelmiştir.
Bu iş için gelen meşhur âlim, kadı ve zâhidler sırasıyla taşı yerine koydular, ancak her seferinde taş kayıp düştü.
İmam Ali b. Hüseyin (a.s.) gelip mübarek elleri ile taşı yerine bıraktı ve taş yerinde durdu. Bunun akabinde oradaki insanlar tekbir getirmeye başladılar.
Ferezdak, İmam (a.s.)'ın bu halinden etkilenerek şöyle diyor:
Onun cömertlik ve ihsanı öyle bir düzeydedir ki,
Hatim ruknüne el sürmek için ilerlediğinde,
Rukün adeta onu kendi yanında tutmak ve ihsanından yararlanmak ister."
CARİYESİ İLE EVLENEN İMAM SECCAD (A.S.)'A ABDÜLMELİK'İN MEKTUBU
İmam Zeynelâbidin (a.s.) azad ettiği cariyelerinden biri ile evlenmişti. Halkın ona olan teveccühünü kıskanan Abdülmelik onu her fırsatta aşağılamaya çalışıyordu. Bir cariye ile evlendiğini duyduğunda İmam (a.s.)'a şöyle bir mektup gönderdi:
"Azad ettiğin cariyenle evlendiğini duydum. Oysa Kureyş'in tanınmış kadınları ile evlenseydin senin için iftihar ve gurur kaynağı olurlardı.
Onlardan asil ve liyakatli evlatlar edinirdin ama sen o kadınla evlenerek kendini düşünmediğin gibi çocuklarına da büyük insanlar olmanın yolunu tıkamış oldun. Vesselam."
İmam Seccad (a.s.), ona Allah'ın emri ve Resulü'nün (s.a.v.) sünneti ile cevap vermiştir:
"Mektubunu aldım. Cariyemle evlendiğim için beni kınıyor ve Kureyş'in ünlü kadınları ile evlenmiş olsaydım bunun bana iftihar vesilesi olacağını ve onların bana temiz ve büyük çocuklar verebileceğini yazmışsın.
Oysaki hiç kimsenin büyüklük ve iftihar konusunda Allah Resulü'nden (s.a.v.) daha büyük olmadığını bilmeli idin. (Yani, biz Peygamberin (s.a.v.) ailesiyiz ve kendileri ile evlenmemiz halinde bize daha fazla onur kazandıran ve bizden daha üstün olan hiçbir aile yoktur).
Bilesin ki, Allah'ın dininde temiz ve dürüst olanın kişiliğine hiçbir şey halel ve zarar getirmez.
Yüce Allah, bütün kötülük ve noksanlıkları sadece İslam vasıtası ile ortadan kaldırmıştır.
Yani, bir insanın büyük ve asil olması için Müslüman ve mü'min olması ye- terlidir. Bu durumda fakir veya köle olması hiçbir şeyi değiştirmez ve böyle biriyle evlenmenin de hiçbir sakıncası yoktur."
ABDÜLMELİK, İMAM SECCAD (A.S.)'IN HİMAYESİNDEKİ KILICA EL UZATIYOR
"Abdülmelik, İslam Peygamberinin (s.a.v.) kılıcının, İmam Zeynelâbidin (a.s.)'da olduğunu duymuştu. Bu, onun için çok önemliydi.
Çünkü Peygamberin (s.a.v.) hatırası ve şeref kaynağı idi. Ayrıca, bir nevi hükümet mazharıydı.
Üstelik Abdülmelik bu kılıcın İmam Zeynelâbidin (a.s.)'ın yanında bulunmasından rahatsızlık duymakta idi. Çünkü, halkın teveccühünü celbetmekteydi.
Bu nedenle, haber göndererek, İmam'dan, kılıcı kendisine göndermesini istedi. Mektubun altına da, "Bir işiniz olursa ben yapmaya hazırım" diye ekledi.
İmam (a.s.), bu isteği reddetti. Abdülmelik bu defa tehdit edici bir mektup yazdı:
"Eğer kılıcı göndermezsen beytülmaldan olan hakkınızı keseceğim" diye de ekledi. İmam cevaben şöyle yazdı:
"Allah, takvalı kullarını hoşlanmadığı şeyden kurtaracağını ve tahmin bile edemedikleri yerden rızıklarını vereceğini taahhüt etmiştir.
Ayrıca, Kur'an'da şöyle buyuruyor: Allah şükretmeyen hiç bir haini sevmez." (Prof. Dr. Haydar Baş Zeynelabidin eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.