Dünkü yazımızın son cümlesi Rahmetli Aytunç Hocamızın tanımıyla 'Vatikan, dünya çapında örgütlenmiş Fundamentalist Tanrı Krallığıdır' şeklindeydi.
Bu anlayış Hıristiyanların nihai hedefidir. Bugün dünya ve özellikle İslam coğrafyasında yaşanan vahşet, sömürü ve yoksulluğun temeli Hıristiyanların, 'Tanrı Krallığını kurma', Yahudilerinde, 'vaat edilmiş topraklara' hakim olma inancından kaynaklanır.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın 40 yıldır milletimiz ve İslam Dünyasına anlatmak istediği bu konuyu şöyle özetler; "Esasen dünyada çarpışan inançlardır. Siyasi sebepler, iktisadi sebepler bunun görünen kısımlarıdır. Asıl temelde olan mücadele inançlarımızdır."
Yahudilerin ve Protestan ABD'lilerin, kutsal kitap olarak Ahd-i Atik'i kabul ederler. Protestanların inancına göre Mesih'in gelmesi ve Hıristiyanların "Tanrı'nın Krallığını" kurabilmeleri, Yahudilerin Arz-ı Mevud'a sahip olmalarına bağlıdır."
Hıristiyanlar ve Hıristiyanlığın kalbi, yönetim merkezi olan Vatikan, Tanrı Krallığı hedefi için dünya çapında askeri, siyasi, ekonomik, sosyal ve inanç bağlamında her zaman aktif olmuştur.
Tarih boyunca ülkemiz ve İslam dünyasında yaşanan Haçlı seferlerinden, mezhepçilik savaşlarına, taht kavgalarından, darbelere kadar Müslümanlar için hemen her olumsuzluğun altında bu anlayış vardır. İşte FETÖ gerçeği. Daha iki yıl oldu.
Ama bu hareketin Anadolu'daki başlangıcı Said Nursi'ye dayanır. 2. Abdülhamit, Said Nursi'nin Anadolu'nun milli ve manevi bütünlüğüne yönelik fikirlerini (Kürtçe'nin resmi dil olması, ilahi dinler, Yahudi ve Hıristiyanlarında cennete gideceği, şehit olacağı vs. gibi' sapık düşüncelerini görmüş ve Said Nursi'yi önce tımarhaneye kapatmış, ardından İstanbul'dan sürmüştür.
Aynı misyondaki talebesi Fethullah Gülen ise hemen her iktidar döneminde bolluk içinde yaşamış, geniş faaliyet alanları bulmuştur.
Taa 2 binli yıllarda FETÖ tehlikesini anlattığımız vatandaşlarız, 'siz ne diyorsunuz! Adam dünya genelinde 500'den fazla okul açmış, fakir-fukarayı okutuyor, Müslümanlara el uzatıyor' vs. cevapları ile bizi tenkit ve tekfir etmeye kalkarlardı.
Kardeşim! Bu kadar okulu, yurdu, yardım (!) derneklerini vs. hangi parayla açıyor bu şahıs, diye sorduğumuzda, 'hayırseverlerin yardımlarıyla' cevabı verirlerdi.
Mümkün mü kardeşim, sorusuna cevap verilmezdi.
FETÖ yapılanması bu kadar okulu, yurdu, vakfı, kuruluşu vs. nasıl açtı, sorusunun cevabı Vatikan'ın bütçesinde, dünya çapındaki yapılanmasında saklıdır.
Hoşgörü, sevgi, saygı, dünya barışı, küresel kardeşlik gibi kavramlar Vatikan misyonunun sloganlarıdır.
Peki, Vatikan'ın misyonu yani görevi, amacı, hedefi nedir?
En güncel tanımını Papa 2. Jean Paul 1991'de Roma'da yaptı;
"Dinlerarası diyalog, Kilise'nin bütün insanları Kilise'ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır. Bu misyon aslında Mesih'i ve İncil'i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir?" diyordu.
Hedeflerini ise şöyle açıklıyordu; "Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda (milenyumda) ise Asya'yı (Türkiye'yi) Hıristiyanlaştıralım."
Peki, bu misyonun ülkemizdeki bilinen son temsilcisi kimdi? Fethullah Gülen.
Evet, Gülen bu gerçeği kendisi 98'deki mektubunda açıklamıştı; "Papa 6. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan dinlerarası diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz."
Gelelim bam teline! Gülen'in, FETÖ'nün ne olduğunu milletimiz anladı. Birde görünmeyen misyon sahipleri var.
Daha birkaç gün önce ilahiyatçı, televizyon program yapımcısı bir zevat çıktı ve 'Ehl-i Sünnet olmayan, dört mezhepten birine mensup olmayanlar kafirdir' dedi.
Emin olun bunlarda en az FETÖ kadar tehlikeli örgütlerin üyeleridir.
Bu anlayış Hıristiyanların nihai hedefidir. Bugün dünya ve özellikle İslam coğrafyasında yaşanan vahşet, sömürü ve yoksulluğun temeli Hıristiyanların, 'Tanrı Krallığını kurma', Yahudilerinde, 'vaat edilmiş topraklara' hakim olma inancından kaynaklanır.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın 40 yıldır milletimiz ve İslam Dünyasına anlatmak istediği bu konuyu şöyle özetler; "Esasen dünyada çarpışan inançlardır. Siyasi sebepler, iktisadi sebepler bunun görünen kısımlarıdır. Asıl temelde olan mücadele inançlarımızdır."
Yahudilerin ve Protestan ABD'lilerin, kutsal kitap olarak Ahd-i Atik'i kabul ederler. Protestanların inancına göre Mesih'in gelmesi ve Hıristiyanların "Tanrı'nın Krallığını" kurabilmeleri, Yahudilerin Arz-ı Mevud'a sahip olmalarına bağlıdır."
Hıristiyanlar ve Hıristiyanlığın kalbi, yönetim merkezi olan Vatikan, Tanrı Krallığı hedefi için dünya çapında askeri, siyasi, ekonomik, sosyal ve inanç bağlamında her zaman aktif olmuştur.
Tarih boyunca ülkemiz ve İslam dünyasında yaşanan Haçlı seferlerinden, mezhepçilik savaşlarına, taht kavgalarından, darbelere kadar Müslümanlar için hemen her olumsuzluğun altında bu anlayış vardır. İşte FETÖ gerçeği. Daha iki yıl oldu.
Ama bu hareketin Anadolu'daki başlangıcı Said Nursi'ye dayanır. 2. Abdülhamit, Said Nursi'nin Anadolu'nun milli ve manevi bütünlüğüne yönelik fikirlerini (Kürtçe'nin resmi dil olması, ilahi dinler, Yahudi ve Hıristiyanlarında cennete gideceği, şehit olacağı vs. gibi' sapık düşüncelerini görmüş ve Said Nursi'yi önce tımarhaneye kapatmış, ardından İstanbul'dan sürmüştür.
Aynı misyondaki talebesi Fethullah Gülen ise hemen her iktidar döneminde bolluk içinde yaşamış, geniş faaliyet alanları bulmuştur.
Taa 2 binli yıllarda FETÖ tehlikesini anlattığımız vatandaşlarız, 'siz ne diyorsunuz! Adam dünya genelinde 500'den fazla okul açmış, fakir-fukarayı okutuyor, Müslümanlara el uzatıyor' vs. cevapları ile bizi tenkit ve tekfir etmeye kalkarlardı.
Kardeşim! Bu kadar okulu, yurdu, yardım (!) derneklerini vs. hangi parayla açıyor bu şahıs, diye sorduğumuzda, 'hayırseverlerin yardımlarıyla' cevabı verirlerdi.
Mümkün mü kardeşim, sorusuna cevap verilmezdi.
FETÖ yapılanması bu kadar okulu, yurdu, vakfı, kuruluşu vs. nasıl açtı, sorusunun cevabı Vatikan'ın bütçesinde, dünya çapındaki yapılanmasında saklıdır.
Hoşgörü, sevgi, saygı, dünya barışı, küresel kardeşlik gibi kavramlar Vatikan misyonunun sloganlarıdır.
Peki, Vatikan'ın misyonu yani görevi, amacı, hedefi nedir?
En güncel tanımını Papa 2. Jean Paul 1991'de Roma'da yaptı;
"Dinlerarası diyalog, Kilise'nin bütün insanları Kilise'ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır. Bu misyon aslında Mesih'i ve İncil'i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir?" diyordu.
Hedeflerini ise şöyle açıklıyordu; "Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda (milenyumda) ise Asya'yı (Türkiye'yi) Hıristiyanlaştıralım."
Peki, bu misyonun ülkemizdeki bilinen son temsilcisi kimdi? Fethullah Gülen.
Evet, Gülen bu gerçeği kendisi 98'deki mektubunda açıklamıştı; "Papa 6. Paul tarafından başlatılan ve devam etmekte olan dinlerarası diyalog için Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak üzere burada bulunuyoruz."
Gelelim bam teline! Gülen'in, FETÖ'nün ne olduğunu milletimiz anladı. Birde görünmeyen misyon sahipleri var.
Daha birkaç gün önce ilahiyatçı, televizyon program yapımcısı bir zevat çıktı ve 'Ehl-i Sünnet olmayan, dört mezhepten birine mensup olmayanlar kafirdir' dedi.
Emin olun bunlarda en az FETÖ kadar tehlikeli örgütlerin üyeleridir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025