Türkiye'de akla ziyan tartışmalar yapılıyor. İnsanın havsalasını koruması, kontrol etmesi gerçekten güçleşiyor. "Neredeyiz, ne yapıyoruz, neyi, niçin tartışıyoruz?" sormaktan kendini alabilene aşk olsun.
Bu, Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, "Allah, faizi yasaklamıştır. Ziraat Bankası ve Halk Bankası'nda faizsiz bankacılık yapılsa daha çok mevduat toplanır" demiş. Vay, sen misin bunu diyen?
Politikacılarımız, tabii başta CHP'liler olmak üzere birden hücuma kalkmışlar.
Bakınız, neler söylemişler. CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek, TBMM'de bir basın toplantısı düzenlemiş. Mustafa Özyürek, Zeki Sayın'ın istifa etmemesi durumda hükümet tarafından derhal görevinden alınmasını istedi. Şeriatçı çevrelerin öne sürdüüğünün aksine, faizin Kur'an'da haram olmadığını söyleyen Özyürek, "Kur'an'da haram olan ribadır. Riba ise her türlü haksız kazançtır" dedi. Başka bir konu olsa idi herhalde Mustafa Özyürek de "uzmanlık alanımın dışındadır" diyerek görüş beyan etmezdi.
Ama konu din olunca, o da fetva vermekten geri durmadı.
CHP, MYK üyesi Yakup Kepenek'in söyledikleri ise daha ilginç; diyor ki: "Ortaçağ kafasıyla, 1400 yıl öncesi anlayışla bugünkü Türkiye'nin önde gelen bankalarını idare etmeye kalkışırlarsa böyle olur. Hem ekonomiye, hem de topluma yazık oluyor". Bizim bildiğimiz, 1400 yıl öncesi anlayışta faiz yasak değil, serbestti. Başka bir deyişle, faiz, cahiliyeden kalmadır. Ounun için Faizi savunmak, cahiliyeyi savunmakla eş anlamlıdır.
Faiz ile çağ arasında bir bağlantı kuran Yakup Kepenek'e, çağdaş ekonomistlerden J. Maynard Keynes ile ters düştüğünü hatırlatmak isterim. Zira Keynes, faiz oranları ile medeniyet seviyesi arasında bir ilişki kurar ve şöyle der: "Medeniyet seviyesinin yükseldiği toplumlarda faizin seviyesi tamamen sona erer, yüzde sıfır nispetine varır".
Yakup Kepek'in zannettiği gibi faiz, çağdaş bir buluş değildir.
Taa eski çağlardan beri bilinen ve ekonomi için zararlı olduğunda ittifak edilen bir illettir. Faizi, eski Yunan filozofları bile tartışmışlar ve yasaklanmasını karar kılmışlardır. Mesela Eflatun, "İdeal bir devlette faiz yasaklanmalıdır" der. Öğrencisi Aristo da şöyle der: "Faiz, meşru kazanca girmeyen düzmece bir kazançtır".
Zenginden fakire doğru olması gereken servet akışını, fakirden zengine çeviren, dolayısıyla zengini daha zengin, fakiri de daha fakir yapan faizin, neresi faydalı?
Alman Raih Bankası'nın eski genel müdürü Prof. Dr. Şaht şöyle der: "Şu bir gerçek ki, faiz yoluyla bütün paralar, sayıları çok az olan faizci bankerlerin elinde toplanmaktadır". Asıl bu gerçeği bilmeyene, görmeyene, "hangi çağda yaşıyorsunuz?" diye sormak gerekir. Dahası, faiz, Zeki Sayın'ın da dediği gibi Allah tarafından gönderilen bütün dinlerde yasaklanmıştır. Esasen Zeki Sayın'ın yaptığı, bilinen bir gerçeği tekrar etmekten ibarettir.
CHP'lilerin tepkisini anlamta güçlük çekmiyoruz. Çünkü onların en temel vasfı, bu gibi konulara tepki göstermektir. Ya şu AKP'lilere ne oluyor?
AKP Grup Başkanvekili Faruk Çelik'in de CHP'lilerden geri kalır yani yok. O da şöyle diyor: "Tüm ekonomi kurallarını hiçe sayan değerlendirmeleri doğru bulmuyorum. Kişisel görüşlerle, despotik yaklaşımlarla sisteme hiçbir faydası olmayan değerlendirmeler yapmak doğru değil".
Sayın Çelik, hangi "ekonomik kural"dan, hangi "despetik yaklaşımdan" söz ediyorsunuz? Adamcağız, Allah'ın emrini gündeme getirdi ve dedi ki: "Allah insanlar için faydalı olan hiçbir şeyi yasaklamamış. Eğer bir şeyi yasaklamışsa insanlar için faydalı değil". Bu sözün neresine itiraz ediyorsunuz?
Bu kadar mı değiştiniz, pardon çağdaşlaştınız (!).
Uyanalım, kendimize gelelim. "Faizisiz ekonomi olmaz" tezi; Yahudi'ye aittir. Çünkü faiz, bir Yahudi vergisidir. Bu konuda artık kafa yoranlar, bu gerçeği görürler ve Yahudi'ye vergi vermeyi çağdaşlık olarak kabul etmekten kurtulurlar.
Bu, Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın, "Allah, faizi yasaklamıştır. Ziraat Bankası ve Halk Bankası'nda faizsiz bankacılık yapılsa daha çok mevduat toplanır" demiş. Vay, sen misin bunu diyen?
Politikacılarımız, tabii başta CHP'liler olmak üzere birden hücuma kalkmışlar.
Bakınız, neler söylemişler. CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek, TBMM'de bir basın toplantısı düzenlemiş. Mustafa Özyürek, Zeki Sayın'ın istifa etmemesi durumda hükümet tarafından derhal görevinden alınmasını istedi. Şeriatçı çevrelerin öne sürdüüğünün aksine, faizin Kur'an'da haram olmadığını söyleyen Özyürek, "Kur'an'da haram olan ribadır. Riba ise her türlü haksız kazançtır" dedi. Başka bir konu olsa idi herhalde Mustafa Özyürek de "uzmanlık alanımın dışındadır" diyerek görüş beyan etmezdi.
Ama konu din olunca, o da fetva vermekten geri durmadı.
CHP, MYK üyesi Yakup Kepenek'in söyledikleri ise daha ilginç; diyor ki: "Ortaçağ kafasıyla, 1400 yıl öncesi anlayışla bugünkü Türkiye'nin önde gelen bankalarını idare etmeye kalkışırlarsa böyle olur. Hem ekonomiye, hem de topluma yazık oluyor". Bizim bildiğimiz, 1400 yıl öncesi anlayışta faiz yasak değil, serbestti. Başka bir deyişle, faiz, cahiliyeden kalmadır. Ounun için Faizi savunmak, cahiliyeyi savunmakla eş anlamlıdır.
Faiz ile çağ arasında bir bağlantı kuran Yakup Kepenek'e, çağdaş ekonomistlerden J. Maynard Keynes ile ters düştüğünü hatırlatmak isterim. Zira Keynes, faiz oranları ile medeniyet seviyesi arasında bir ilişki kurar ve şöyle der: "Medeniyet seviyesinin yükseldiği toplumlarda faizin seviyesi tamamen sona erer, yüzde sıfır nispetine varır".
Yakup Kepek'in zannettiği gibi faiz, çağdaş bir buluş değildir.
Taa eski çağlardan beri bilinen ve ekonomi için zararlı olduğunda ittifak edilen bir illettir. Faizi, eski Yunan filozofları bile tartışmışlar ve yasaklanmasını karar kılmışlardır. Mesela Eflatun, "İdeal bir devlette faiz yasaklanmalıdır" der. Öğrencisi Aristo da şöyle der: "Faiz, meşru kazanca girmeyen düzmece bir kazançtır".
Zenginden fakire doğru olması gereken servet akışını, fakirden zengine çeviren, dolayısıyla zengini daha zengin, fakiri de daha fakir yapan faizin, neresi faydalı?
Alman Raih Bankası'nın eski genel müdürü Prof. Dr. Şaht şöyle der: "Şu bir gerçek ki, faiz yoluyla bütün paralar, sayıları çok az olan faizci bankerlerin elinde toplanmaktadır". Asıl bu gerçeği bilmeyene, görmeyene, "hangi çağda yaşıyorsunuz?" diye sormak gerekir. Dahası, faiz, Zeki Sayın'ın da dediği gibi Allah tarafından gönderilen bütün dinlerde yasaklanmıştır. Esasen Zeki Sayın'ın yaptığı, bilinen bir gerçeği tekrar etmekten ibarettir.
CHP'lilerin tepkisini anlamta güçlük çekmiyoruz. Çünkü onların en temel vasfı, bu gibi konulara tepki göstermektir. Ya şu AKP'lilere ne oluyor?
AKP Grup Başkanvekili Faruk Çelik'in de CHP'lilerden geri kalır yani yok. O da şöyle diyor: "Tüm ekonomi kurallarını hiçe sayan değerlendirmeleri doğru bulmuyorum. Kişisel görüşlerle, despotik yaklaşımlarla sisteme hiçbir faydası olmayan değerlendirmeler yapmak doğru değil".
Sayın Çelik, hangi "ekonomik kural"dan, hangi "despetik yaklaşımdan" söz ediyorsunuz? Adamcağız, Allah'ın emrini gündeme getirdi ve dedi ki: "Allah insanlar için faydalı olan hiçbir şeyi yasaklamamış. Eğer bir şeyi yasaklamışsa insanlar için faydalı değil". Bu sözün neresine itiraz ediyorsunuz?
Bu kadar mı değiştiniz, pardon çağdaşlaştınız (!).
Uyanalım, kendimize gelelim. "Faizisiz ekonomi olmaz" tezi; Yahudi'ye aittir. Çünkü faiz, bir Yahudi vergisidir. Bu konuda artık kafa yoranlar, bu gerçeği görürler ve Yahudi'ye vergi vermeyi çağdaşlık olarak kabul etmekten kurtulurlar.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018