Koca ülkeyi baştan başa kasıp kavuran yokluğun ve yoksulluğun sebepleri nelerdir?
Uçsuz-bucaksız bereketli topraklara, tarım arazilerine sahip olan cennet vatanda, yaşanmakta olan sebze ve meyve kıtlığı neden ve niçin ortaya çıkmıştır?
Bu mübarek Ramazan ayında, artık dayanılmaz bir hal alan hayat pahalılığı, günden güne artan fiyatlar, dur-durak bilmeyen zamlar hangi ihmallerin, hangi yanlış adımların sonucudur?
Ey ulu hocalar söyleyin hele.
Bu ülkenin toprakları mı cimrileşti, suları mı çekildi yoksa bu ülkenin insanları mı, hiç olmadığı kadar tembelleşti de birçok temel gıda maddesi ateş pahası oldu?
Yöneticileri ile önetilenleri ile bu ülkenin insanları ne yaptılar, hangi günahlara daldılar ki ve sizler hangi görevlerinizi ihmal ettiniz, hangi noktalarda ikazlarınızı yapmadınız ki, Kerim Kitabımızda geçen ifade ile "açlık ve korku elbisesi" giydirildi eğnimize?
Ülke olarak, millet olarak içine sürüklendiğimiz bu devasa problemlerin, akla-hayale gelmez perişanlıkların, öncelikle sizlerin okuyup anladığınız ve anlattığınız hayat kitabımızda mutlaka izahları olmalı değil mi?
"Ant olsun, insanlara bu Kur'an'da her tür örneği çeşitli şekillerde açıkladık." (Kehf: 54) buyurulduğuna göre yaşadığımız bu halin de misalleri vardır elbette.
Mesela, Nahl suresinin 112. ayetini cami kürsülerinden, minberlerinden anlatmanın tam da zamanı değil mi?
Hem Kur'an ayında bulunduğumuz için tam zamanı hem de, bu mübarek zaman diliminde insanımız açlığın, yokluğun ve yoksulluğun pençesinde kıvrandığı için bu misali anlatmanın tam zamanı:
"Allah, (ibret için) bir ülkeyi örnek verdi: Bu ülke güvenli, huzurlu idi; ona rızkı her yerden bol bol gelirdi. Sonra onlar Allah'ın nimetlerine karşı nankörlük ettiler. Allah da onlara, yaptıklarından ötürü açlık ve korku sıkıntısını tattırdı." (Nahl: 112)
En temel gıda maddeleri başta olmak üzere, bütün ihtiyaç maddeleri bu ülkede bol bol üretilip, her bölgenin ihtiyacına göre dört bir tarafa kolaylıkla ulaştırılırken, ne oldu da kıtlık baş gösterdi ve nakliye masrafı ürünlerin kendi fiyatlarını fersah fersah geçti?
Ey ulu hocalar! Sizler yıllardan beridir, 'nimetlere nankörlük' kapsamına girecek nice adımlar atılırken, nice uygulamalar hayata geçirilirken hep sustunuz?
Gelir dağılımındaki adaletsizlik, zengin ile yoksul arasındaki uçurum dayanılmaz boyutlara doğru ilerlerken, asli göreviniz olan ikazlarınızı ihmal ettiniz.
Ey ulu hocalar!
Sizler doğrunun, doğruluğun, haklının yanında durup, haksızlıkların ve hukuksuzlukların, emek ve alın teri sömürülerinin karşısında yer alsaydınız, belki de bugün içine düştüğümüz bu vahim manzara oluşmayacaktı.
Ey ulu hocalar! Söyleyin hele, bu hal ne haldir?
- Yorgun / 08.04.2025
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025