Türkiye'nin Suriye'yle normalleşme arayışları devam ediyor. Ankara'dan her fırsatta Suriye hükümetine yönelik üst düzel açıklamalar geliyor. Ancak şu ana kadar Şam'dan beklenen adım gelmiş değil.
2011 yılından bu yana yaşadığı badirelere ve komplolara direnebilmiş ve 13 yıllık mücadeleden sonra dimdik ayakta durmayı başarabilmiş Beşar Esad hükümetinin Türkiye'yle normalleşme konusunda hiç acelesi yok.
Sabırsız olan taraf Ankara.
Bizdeki iktidarın Suriye ile normalleşme konusunda sabırsızlığının altında yatan birkaç neden var.
Bu sabırsızlığın temelinde artık Suriye'de bir rejim değişikliği olmasından ümitlerin kesilmiş olması yatıyor.
Dolayısıyla da Esad'la normalleşmenin ne kadar erken olursa Türkiye'nin şartlarının karşı tarafa kabul ettirilmesi de o kadar zor olmayacağının Ankara farkında. Ancak normalleşme geciktikçe Şam'ın eli kuvvetlenirken Ankara'nın eli zayıflıyor, her iki taraf da bu gerçeğin farkında.
Kanımca Türkiye Suriye devletine şart koşmaktan vazgeçene kadar iki ülke arasındaki normalleşme gerçekleşmeyecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz Cumartesi günü ABD'ye doğru yola çıkmadan önce Türkiye-Suriye ilişkileri konusunda yaptığı açıklamada, şunları söylemişti:
"Suriye dışında milyonlarca insan vatanlarına dönmek için bekliyor. Biz bu konuda çağrımızı yaptık ve Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi için Beşar Esad ile görüşme irademizi de ortaya koyduk. Biz şimdi karşı taraftan cevap bekliyoruz. Biz buna hazırız. Halkı Müslüman iki ülke olarak artık bu birlikteliği, bu birlikteliği, bu beraberliği bir an önce gerçekleştirelim istiyoruz. İki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemde böylesi bir görüşme neticesinde inşallah başlar diye inanıyorum."
Ankara'nın Suriye politikası kaplumbağa hızında da olsa değişiyor.
Erdoğan'ın son açıklamasında Suriye liderinden Esed değil de Esad diye bahsetmesi işte bu küçük değişimlerin son halkası mahiyetinde.
Ancak bu değişim hızı çabucak normalleşme isteyen Türkiye için yeterli değil. Dediğimiz gibi Suriye'nin ise hiç acelesi yok…
Ancak yine de Suriye bazı adımlar atıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısına Suriye lideri Beşar Esad genel af çıkararak yanıt verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yukarıdaki açıklamasında bir gün sonra Esad, bir kararname yayınlayarak, 22 Eylül 2024 tarihinden önce suç işleyenleri de kapsayan bir genel af çıkardı.
Suriye içindekiler için üç ay, Suriye dışındakiler için dört ay içinde teslim olmaları şartıyla geçerli olacak genel af, 22 Eylül 2024 tarihinden önce işlenen firar suçlarını ve cinayet hariç ağır kabahatler kapsamındaki bir takım suçları kapsıyor.
Kararnamede, Askeri Ceza Kanunu'nda yer alan ülke içi ve ülke dışına kaçış suçlarının faillerine uygulanacak tüm cezalar için genel af öngörülüyor.
Aslında Esad'ın çıkardığı bu af, Ankara-Şam arasındaki ilişkilerin normalleşmesinden bağımsız olarak Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönebileceklerini gösteriyor.
Şam'ın bu hamlesi aynı zamanda bu af fırsatını değerlendiremeyenlerin ise ülkelerine dönüşünün daha da zorlaşacağını da ortaya koyuyor. Zira eninde sonunda Suriye'ye dönecek olan sığınmacıların alabilecekleri en iyi garanti bu çıkarılan genel aftır. Bu aftan yararlanmayanlar gelecekte ülkelerine dönmek istediklerinde Suriye devleti neden genel aftan yararlanmadıklarını sorduklarında verecek cevapları olmayacaktır.
Bu bağlamda bizdeki hükümete tavsiyemiz, Esad'ın çıkardığı bu af fırsatını Suriyeli sığınmacıları ülkelerine göndermek için kullanmaları ve 4 aylık bir süreyi kapsayan bu fırsatı kaçırmamalarıdır.
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024