Maalesef en kolay istismar malzemesi yapılan hep inancımız oldu yıllarca.
İnancımızın en çok istismar edildiği, Allah'ın emri olan ibadetlerin rant aracı olarak kullananların birincisinin politikacılar olduğu konusunda çoğu insan benim gibi düşünüyordur eminim.
İnanç istismarı konusunda tek sanık sadece kifayetsiz politikacılar değil elbette.
Bu alandaki ranta iştahı kabaran başkaları da fırsatını bulduklarında soyunmuşlar istismara.
Kamuoyunda son zamanlarda sıkça gündeme gelen sahte şeyhler ve hemen hiçbir dönemde eksik olmayan hoca kılıklı şarlatanlar da bu kervanın yolcularıdır.
Bu yanlışların büyük vebali istismarcıların omuzlarında olsa da bunların gerçek kimliğini kavrayamayan, sahtekâr olduklarını anlayamayan halkımız da vebalden payını aldığı bir gerçektir.
Halk bunların sahtekârlığını nasıl anlayacak diye soranlarımız olabilir.
Ben bu soruya mümin olan herkesin kalbinde az ya çok yer edinmiş olan iman ile bütünleşmiş akıl ile bu sahtekârların fark edilmesi gerekirdi yanıtını veririm.
İnancımızı istismar etmek isteyen şarlatanları yobaz bir mantıkla onların ekmeğine yağ sürmek yerine, kalbimizdeki iman ile bütünleşmiş aklımızla değerlendirmeyi başarabilirsek, istismar edilmekten kurtulur, istismarcılara en büyük dersi vermiş oluruz.
Merhum Hocam Prof. Dr. Haydar Baş, yıllar önce bir konuşmasında "en büyük keramet istikamettir" demişti.
Tek başına bu düstur bile çoğu sahtekârları tanımaya yeter de artar bile...
İstismarcılar insanları çoğu zaman dış görünüşleriyle ve kulağa hoş gelen sözlerle aldatmaktadır.
İnsanlar gönüllerindekini göremediğimiz için görünüşlerine, giyinişlerine ve ağızlarından dökülen sözlere göre karar veriyoruz ve maalesef çoğunlukla da yanılıyoruz.
Bu yüzden insanları yüzeysel göstergelere göre değerlendirmekten vazgeçmeliyiz ki son günlerde ayyuka çıkan istismarlara artık kapılar kapanabilsin.
Şekle takılmaktan kurtulur ve yapılan işler üzerinden insanları değerlendirdiğimizde cübbe giyip yanmaz kefen ve rüya gösteren terlik satanların şarlatan olduğunu, dışarıdan baktığınızda sıradan görünen insanlarınsa gerçek Müslüman olduğunu anlarız.
'Ayinesi iştir kişini lafa bakılmaz' boşuna dememiş atalarımız.
Bu bizim düsturumuz olursa sakal bırakıp, sarık takıp, cübbe giyip ardından da birkaç ayet hadis ezberleyip inancımızı istismar malzemesi yapanları gözünden tanırız.
Yahut da hiçbir projesi olmadığı halde milleti yönetmeye talip olup sonrada devleti ve milleti yokluk içerisine sürükleyen politikacılara da prim vermeyiz.
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024