Liberal ekonomi modelinde, krizlerden kurtulmak için bazı klâsik ve pratik tedbirler belirlenmişti. Kriz patlak verince, hemen o tedbirlere başvuruluyor ve kriz atlatılıyordu. Ancak 2008 yılında ortaya çıkan, ABD, Avrupa ve tüm dünyayı etkileyen krizde, bilinen tedbirler işe yaramadı. ABD ve Avrupa'nın bu krizi önleyeceği yönünde kesin bir kanaat oluşmuştu. Fakat öyle olmadı, alınan tedbirlerin hepsi başarısız sonuç verdi. ABD ve Avrupa, söz konusu başarısızlığı gizlemeye çalışıyor, ama mızrak çuvala sığmıyor.ABD'nin 2008 yılından bu yana ortaya koyduğu kurtarma paketleri, sadece başarısız olmakla kalmadı, tam aksine krizleri daha çok şiddetlendirdi. Sözü edilen kurtarma paketlerini ve sonuçlarını kısaca irdeleyelim. ABD hükümeti, 2008 yılında kriz ilk çıktığında, "Zorda Kalan Varlıkların Kurtarılması" (TARP) yasasını meclisten geçirdi. Bu yasa ile hükümet, iflâs durumunda olan finans kuruluşlarını satın almak için 700 milyar dolar harcamaya yetkili kılındı. Ancak o para yetmedi, kriz hızlanarak tırmandı.ABD Başkanı Obama'nın baskısıyla 2009 yılında "Amerikan Kurtarma ve Yeniden Yatırım Hareketi" (ARRA) yasası çıkarıldı. Bu kurtarma paketiyle milli bankalara 787 milyar dolar aktarıldı, fakat o da sadre şifa olmadı. 2010 yılında yeni bir kurtarma paketi hazırlandı. "Amerikan Kurtarma ve Yeniden Yatırım Hareketi, Federal Teşvik Fonu" olarak adlandırılan bu paketle de, aynı yol izledi ve dolayısıyla o da başarısız oldu.Hükümetin yanı sıra Federal Merkez Bankası (FED) da boş durmadı, bazı tedbirler aldı, ama o tedbirlerin de hiçbir olumlu katkısı olmadı. ABD'de krizlerle başa çıkması için başkana verilen sınırsız kredi artık bitmiştir. Başkan Obama, kesinti yapma ve kemer sıkma politikası uygulamak zorundadır. O politika uygulanınca, halk nasıl tepki verecek, onu hep birlikte göreceğiz. ABD 'de ulusal borç fırlamış, işsizlik ve yoksulluk artmış, yerinde bir deyimle ABD ekonomisi çıkmaza girmiştir.ABD gibi Avrupa ülkelerinin de krizden kurtulmak için aldığı tedbirler fayda vermedi. Euro Bölgesi, zayıf ülkelere yardım için yüzlerce milyar Euro'luk bir "Avrupa Kurtarma Fonu" kurdu. Bu fondan yardım almak için bazı ekonomik ve toplumsal düzenlemeler şart koşuldu. O şartları uygulayan ülkelerde protestolar oldu, halk sokaklara döküldü. Yunanistan, bunu en acı bir şekilde yaşayan ülkelerinde başında yer aldı. Yunanistan'da başlayan protestolar, domino etkisi yaptı, İtalya, İspanya ve Portekiz'e sıçradı. Bazı ekonomistler, Euro Bölgesinin krizinden kurtulduğu yönünde beyanlarda bulunuyor. Bu katiyen doğru değildir. Euro Bölgesi, hâlâ krizle boğuşuyor ve özellikle çoğunda işsizlik oranı çok yüksektir. Meselâ İspanya'da tüm işgücü içinde işsizlik orana yüzde 20'den fazladır. Özetle ifade edersek, krizlerin çözüme kavuşturulması yeni bir ekonomi modelini zorunlu kılmaktadır. 1930'larda dünyayı kasıp kavuran 'Büyük Buhran'dan, ekonomist J. M. Keynes'in geliştirdiği 'Keynesyen Modeli' ile çıkılmıştı. Birçok ekonomiste göre, 2008 krizi, 'Büyük Buhran' kadar büyük bir krizdir. Bundan dolayıdır ki, artık liberal ekonomistler de, bu krizden kurtulmak için yeni bir modelin gerekliliğinden söz ediyorlar. Ediyorlar, ama bir model de ileri süremiyorlar. Michael Laitman, "Yeni Ekonominin Yararları" adlı eserinde şöyle diyor: "Ekonomik ve finansal krizlerin inatla şiddetlenmesinden, mevcut modelin kendini tükettiği sonucuna varabiliriz. O nedenle acilen yeni bir model edinmemiz gerekli" (s.52). Bu gerçekler doğrultusunda şimdi soralım: Prof. Dr. Haydar Baş'ın 'Milli Ekonomi Modeli'nden başka ortaya konulmuş ve kabul görmüş bir model var mı? Olmadığına göre, aklı başında olan herkes "tek çare 'Milli Ekonomi Modeli'dir" demek ve ona destek vermek zorundadır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
M. Hilmi Yıldırım / diğer yazıları
- İnsan hakları ve ihlâlleri / 01.02.2019
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018
- Sömürü ve şahsiyetli insan / 21.01.2019
- Ekonomik kararlar ve insan davranışları / 09.01.2019
- Medeniyetlerin etkileşimi / 20.12.2018
- Ekonomide bitmeyen tartışma / 12.12.2018
- İletişim çağında iletişimsizlik / 22.11.2018
- Öngörülerdeki isabetsizlikler / 09.11.2018
- Küresel ekonomi ve ülke ekonomileri / 22.10.2018
- Adaletsiz ekonomi / 11.10.2018
- Ekonomide milli strateji / 18.09.2018