Ehl-i Beyt'i sevenlerin özellikleri nelerdir, diye kendi kendime soru sorup, büyük bir iştiyakla okuduğum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın Ehl-i Beyt külliyatından öğrendiğin kadarı ile şu cevapları verdim;
Ehl-i Beyt'i sevmenin ilk adımı tabiki Sakaleyn hadisi şerifi gereği iki emanete (Kuran ve Ehl-i) sımsıkı sarılmak, maddi ve manevi hayatımızı o iki emanet çerçevesinde dizayn etmek, şekillendirmek gerekir.
O iki emanete sarıldığımızda zaten arkası gelir. Nedir bu gelecek olanlar?
İlk sırada ahlâkî mükemmellik vardır: Ehl-i Beyt aşıkları, ahlaki değerlere büyük önem verirler. Aşk, muhabbet, sabır, şükür, merhamet, adalet, dürüstlük, sevgi, saygı, affedicilik, yapıcı olmak, müjdeleyici olmak, korkutucu olmamak, kim olursa olsun haklıya haklı, haksıza haksız demek ve her daim Hakk'ın huzurunda olduğu bilinciyle hareket etmek gibi tüm güzel ahlak özellikleri Ehl-i Beyt'i seven gönüllerde, vücutlara hayat bulur, dile gelir.
Ehl-i Beyt'i sevenler birlik ve beraberliğe önem verirler. İslam kardeşliği bilinciyle hareket ederler. Tefrikaya, fitneye alet olmadıkları gibi fırsat vermemeye de gayret edeler. Mezhebi, meşrebi ne olursa olsun tüm Müslümanlarla iyi ilişkiler kurmaya çalışırlar.
Ehl-i Beyt, tarih boyunca hep mazlumların yanında yer almışlardır. Haliyle Ehl-i Beyt'i sevenler her daim mazlumun, yetimin, haksızlığa uğrayanın yanında, zalimlerin ve haksızların her daim karşısındadır.
Ehl-i Beyt'i sevenlerin bu üstün vasıflara ulaşabilmeleri için ilim ve bilime ihtiyaçları vardır.
'Ben ilmin şehriyim. Ali'de kapısıdır' hadisi şerifi gereği Ehl-i Beyt'i sevenler dini ve madde ilimlerini öğrenmeye, anlamaya ve de başkalarına öğretmeye mecbur ve memurdurlar.
Bir adam İmam Cafer'in (a.s) huzuruna geldi. İmam, ona sordu; "Kimlerdensin?"
Adam; "Sizi sevenlerden ve sizin takipçilerinizdenim" dedi.
İmam buyurdu ki; "bizi sevenlerin hangi kısmındansınız?" Adam susup, kaldı. O mecliste bulunan Sedir, "Ey Resulullah'ın (sav) oğlu! Sizi sevenler kaç gruptur?" diye sordu.
İmam (a.s) şöyle buyurdu; "Bizi sevenler üç gruptur. Birinci grup bizi sadece açıkta sever, gizlide değil.
Bir grupta bizi gizlide sever, açıkta değil.
Diğer bir grup ise bizi hem gizli de sever, hem de açıkta. İşte bu gurup en üstün olanıdır.
Bunlar tatlı ve bol kaynaktan susamışlıklarını gideren, Kuran'ın tevil ve tefsirini bilen, hakkı batıldan ayırt eden ve sebeplerin sebebini (Allah'ı) tanıyan kimselerdir. Bunlar toplulukların en üstün olanıdır.
Fakirlik, yoksulluk ve çeşitli belalar atın süratinden daha hızlı bir şekilde onlara yönelmektedir. Onlar şiddet ve çilelere uğrar, sarsılıp, işkence görür, bir kısmı öldürülüp, bir kısmı yaralanır ve uzak şehirlere dağılırlar.
Allah (c.c) onların hürmetine hastalara şifa verir, fakirleri ihtiyaçsız kılar, size yardım eder, yağmur gönderir ve sizi rızıklandırır. Sayıları azdır ama Allah (c.c) katında değer ve mertebe bakımından pek yücedirler.
İkinci grup ise grupların en aşağısıdır. Açıkta (dilde) bizi severler ama padişahların yolundan giderler. (Onların yaşayışları gibi yaşarlar) Dilleri bizimledir, kılıçları ise aleyhimizedir.
Üçüncü sınıf ise vasat olan sınıftır. Gizlide bizi severler. Fakat kendilerini muhafaza etmek için sevgilerini açığa vurmazlar.
Canıma and olsun ki, eğer onlar gizlide gerçekten bizleri seviyorlarsa gündüzleri oruç tutarlar, geceleri ibadet ederler ve çehrelerinde zahitlik eseri görünür. Yine onlar sulh ve itaat ehli olurlar." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eseri sh:413)
İmam Hadi'den (a.s)
İmam Hadi'nin, Ehl-i Beyt'i dost edinenleri müjdeliyor;
"Sizden yüz çeviren sapıtmıştır. Sizden ayrılmayan maksada ulaşmıştır ve sizin hakkınızda kusur eden mahvolmuştur.
Hak, sizinle beraberdir, sizdedir, sizdendir ve size yöneliktir. Siz, Hakk'ın ehli ve madenlerisiniz. Nübüvvet mirası sizin yanınızdadır.
Halkın dönüşü sizedir. Hesapları, sizin üzerinizedir. (Hak ve bâtılı birbirinden) ayırıcı hitap sizin yanınızdadır.
Allah'ın âyetleri sizin yanınızdadır. Azimetleri sizdedir, nuru ve delili sizin yanınızdadır. Emri size bırakılmıştır.
Sizi dost edinen, Allah'ı dost edinmiştir. Size düşman olan Allah'a düşman olmuştur.
Sizi seven, Allah'ı sevmiştir. Size buğzeden Allah'a buğzetmiştir.
Size sarılan, Allah'a sarılmıştır. Siz en sağlam yolsunuz, fenâ yurdunun şahitleri bekâ yurdunun şefaatçilerisiniz. Kesintisiz rahmet, saklanılmış ayet, korunmuş emanet ve insanların sınandıkları kapısınız.
Size gelen kurtulur, size gelmeyen helâk olur.
Allah'a çağırırsınız. O'na, delillik edersiniz. O'na, iman edersiniz. O'na, teslim olursunuz. O'nun emrine göre amel edersiniz. O'nun yoluna iletirsiniz ve O'nun sözüne dayalı olarak hükmedersiniz.
Sizi dost edinen mutlu olur. Size düşman olan bedbaht olur, sizi inkâr eden hüsrana uğrar, sizden ayrılan sapıtır. Size sıkıca tutunan kurtulur, size sığınan güvende olur, sizi tasdik eden selamete kavuşur ve size sarılan hidâyete erer.
Size tâbi olanın sığınağı Cennet ve size karşı çıkanın barınağı Cehennem'dir. Sizi inkâr eden kâfîr, sizinle savaşan müşrik, sizi reddeden Cehennem'in en aşağı derekesindedir." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hadi eserinden)
Rabbim, bizlere Ehl-i Beyt2i sevmeyi ve onlara dost olmayı nasip etsin. (âmin)
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Bu ülkede zor olan Türk olmakmış! / 23.03.2025