Bu ülkeyi on iki, on üç yıldan beri yöneten partinin ben diyeyim ikinci, siz deyin üçüncü adamı, bu süre içinde kurulan her hükümette mutlaka görev almış, Meclis Başkanlığı yapmış, şimdilerde de yine hükümet sözcülüğü yapan Sayın Arınç'ın derdini öğrendiniz mi?Bebek katilinin itibarını kendine dert edinmiş sayın pek muhterem devletlûmuz.Hâlbuki nice hacılarımız, nice hocalarımız özellikle ona nasıl da bel bağlamıştı, ne umutlarla bağlanmışlardı, ondan neler neler beklemişlerdi, on üçüncü yılda da hâlâ bekliyorlar.Onlar bekleyedursun, hacım umutlarını, hocam hayallerini yitirmesin ama onun derdi başka.Onun derdi ne memleketin itibarı, ne memleket parasının-pulunun itibarı, ne ülkenin dış dünyadaki itibarı, ne Türkiye'nin bölgedeki itibarı?Onun derdi başka:"Siz Öcalan'ın bile talep etmediği, onun taleplerinin dışında birtakım talepler öne sürerek Öcalan'ı zor duruma düşürdüğünüzü bilmiyor musunuz? Siz kimin sözcülüğünü yapıyorsunuz da Öcalan'ı itibarsız hale getirmek istiyorsunuz? Bizim hükümetimiz, kamu düzeninin esas olduğunu söylüyor. Buna evet demek bu kadar mı zor?"Sayın devletlûmuzun itibarını dert ettiği bebek katili, on binlerce insanımızın katili imiş, binlerce Mehmetciğimizin kanına girmiş, binlerce öğretmenimizin çoluk-çocuğunun önünde katline ferman vermiş, bunlar hiç önemli değilmiş meğer.Muhterem hacımın oyları ile, saygı değer hocamın gayretleri ile bilmem kaçıncı kez parlamentoya giren pek muhterem devletlumuzun tek derdi varmış o da bebek katilinin itibarının korunması?Bu ülkede, bizzat kendilerinin koltuğa oturdukları günden beri şehitlerin sayısı on binleri geçmiş, gazilerin sayısı yüz binlerle ifade ediliyormuş ve bu şehit ailelerinin, annelerinin itibarı söz konusu imiş, gazilerin bizzat kendi şahsiyetleri bahis konusu imiş, hiç umurunda değil sayın devletlûmuzun ve hükümetinin.Geride kalan iktidar yılları zaten bu manzaraya şahit değil mi?Yaşadığımız günler bu manzaraya bizzat şahit değil mi?Memleketin dört bir yanında terör örgütü tarafından çadır mahkemeleri kurulmuş, esnafa haraç kesiyormuş, illerdeki üst düzey bürokratlara PKK adına mahkeme celbi gönderiyormuş, hatta ağzı-burnu sarılı terör örgütü elemanlarının, polis arabasına başını uzatarak oradaki polise, komisere; "hakkınızda PKK'nın yargılama kararı var" diyormuş, devletin itibarı resmen yerlerde sürünüyormuş, sayın devletlûmuzun umurunda bile değil.Onun derdi başka imiş.İnşaallah bu sefer, sayın hacım, muhterem hocam işin vahametini idrak eder de memleket için bir çıkış yolu bulunur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025