Bu soruyla başlamamın sebebi Başbakan Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’nin 50. kuruluş yıl dönümünde yaptığı konuşmada söylediği “Yeni anayasa devleti değil, milleti ön plana çıkaracak” sözleridir.
Malumunuz Türkiye yeni bir anayasa yapmak için kolları sıvadı. Her kafadan bir ses çıkıyor.
Herkes kendine göre bir Anayasa taslağı hazırlayıp hükümete sunuyor.
Bu şekilde Anayasa’yı millete mal etmeye çalışıyor hükümet ama ne yapılırsa yapılsın anayasa konusunda temel noktalar çoktan belirlenmiş durumda. Hem de Atlantik ötesinde…
Yeni anayasa Türkiye’nin tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek dilli yapısını bir daha geri dönülmesi imkânsız bir noktaya taşıyacak.
Sadece Başbakan’ın yukarıdaki sözü bile yeni anayasanın milli olmayacağını tek başına ispatlayabilir.
Sayın Başbakan’ın ifadesinden anlaşılacağı gibi yeni anayasayı yapacak olan siyasi irade milletle ve devleti birbirlerine rakip gibi telakki ediyor.
Millet ve devleti rakip telakki eden anlayışları tanıyoruz. Bu yaklaşım yeni değil, bakın ecnebi ülkelere hep devletle milleti rakip gibi gören anlayışların örneklerini görebilirsiniz.
Bu da göstermektedir ki, AKP hükümetinin öncülüğünde yapılacak yeni anayasanın özü batılı ilkelerdeki benzerleri gibi olacaktır.
Devletle milleti rakip gören, bundan dolayı devleti hedefe oturtup, devlet kurumunu güçsüz bırakmak için her şeyi yapan ülkelerde devlet güçsüz kaldıkça millet daha fazla rahat etmemiş, bilakis kapitali elinde bulunduran ve milleti sömüren birkaç güç odağı devletin yerini doldurmuştur.
Olması gereken bu mu?
Elbette ki değil…
Milleti ön plana çıkarabilmek için devleti geri plana atmaya gerek yok aslında.
Nasıl mı?
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın kaleme aldığı Milli Ekonomi Modeli’nin uygulandığı devlet modeline kapsamlı bir şekilde yer verilen Sosyal Devlet-Milli Devlet tezinde devleti geri plana itmeden milletin tüm haklarını yaşamasının önünün nasıl açılacağı benzersiz bir şekilde ortaya konuluyor.
Sayın Baş’ın tezi milleti ve devleti aynı anda kolluyor. Milletin de devletin de hiçbir zafiyete uğratılmadan korunmasının yolu Prof. Dr. Haydar Baş’ın tezlerinde ifade ediliyor.
Bizim hükümete tavsiyemiz, devleti güçlü kılarak milleti de memnun edebilecek Prof. Dr. Haydar Baş’ın gösterdiği bir yol, bir yöntem varken anayasaya ecnebi fikirleri enjekte etmemesidir.
Malumunuz Türkiye yeni bir anayasa yapmak için kolları sıvadı. Her kafadan bir ses çıkıyor.
Herkes kendine göre bir Anayasa taslağı hazırlayıp hükümete sunuyor.
Bu şekilde Anayasa’yı millete mal etmeye çalışıyor hükümet ama ne yapılırsa yapılsın anayasa konusunda temel noktalar çoktan belirlenmiş durumda. Hem de Atlantik ötesinde…
Yeni anayasa Türkiye’nin tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek dilli yapısını bir daha geri dönülmesi imkânsız bir noktaya taşıyacak.
Sadece Başbakan’ın yukarıdaki sözü bile yeni anayasanın milli olmayacağını tek başına ispatlayabilir.
Sayın Başbakan’ın ifadesinden anlaşılacağı gibi yeni anayasayı yapacak olan siyasi irade milletle ve devleti birbirlerine rakip gibi telakki ediyor.
Millet ve devleti rakip telakki eden anlayışları tanıyoruz. Bu yaklaşım yeni değil, bakın ecnebi ülkelere hep devletle milleti rakip gibi gören anlayışların örneklerini görebilirsiniz.
Bu da göstermektedir ki, AKP hükümetinin öncülüğünde yapılacak yeni anayasanın özü batılı ilkelerdeki benzerleri gibi olacaktır.
Devletle milleti rakip gören, bundan dolayı devleti hedefe oturtup, devlet kurumunu güçsüz bırakmak için her şeyi yapan ülkelerde devlet güçsüz kaldıkça millet daha fazla rahat etmemiş, bilakis kapitali elinde bulunduran ve milleti sömüren birkaç güç odağı devletin yerini doldurmuştur.
Olması gereken bu mu?
Elbette ki değil…
Milleti ön plana çıkarabilmek için devleti geri plana atmaya gerek yok aslında.
Nasıl mı?
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş’ın kaleme aldığı Milli Ekonomi Modeli’nin uygulandığı devlet modeline kapsamlı bir şekilde yer verilen Sosyal Devlet-Milli Devlet tezinde devleti geri plana itmeden milletin tüm haklarını yaşamasının önünün nasıl açılacağı benzersiz bir şekilde ortaya konuluyor.
Sayın Baş’ın tezi milleti ve devleti aynı anda kolluyor. Milletin de devletin de hiçbir zafiyete uğratılmadan korunmasının yolu Prof. Dr. Haydar Baş’ın tezlerinde ifade ediliyor.
Bizim hükümete tavsiyemiz, devleti güçlü kılarak milleti de memnun edebilecek Prof. Dr. Haydar Baş’ın gösterdiği bir yol, bir yöntem varken anayasaya ecnebi fikirleri enjekte etmemesidir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024