Cami çıkışanda karşılaştı onunla... Yanına yaklaşıp kendisine sürekli bakan adama: "Buralarda yenisiniz herhalde'' dedi. Adam:- Burada bir görevli vardı, ben ona bakmıştım. Buradan geçerken hep uğrarım.- Buranın görevlisi benim deyince,- Seni tanıyamadım, dedi.Hem görevliye baktığını söylüyor, hem de tanımıyorum diyor. Bu adam meczup herhalde bir an evvel ondan kurtulmalıyım diyerek bahane düşünüyordu ki adam iyice kendisine yaklaştı. Önünde durdu. Oyalamak, alı koymak için sorular sormaya başladı. Her cevaptan sonra yeni bir soru...- Çocuk okuldan çıkacak, saati geldi gitmem lazım dediğinde yeni bir soru geldi:- Sen hafız mısın?- Evet. - Bir yer var hatırlayamıyorum. Belki sen hatırlarsın deyip başladı okumaya: - Velein müttüm ev kutiltüm leilallahi tühşerun...'- Hatırlayamadım, deyip müsaade istediyse de devam etti okumaya- Febima rahmetin minallahi linte lehüm... Feiza azemte fetevekkel alellah'...Okumasını bitirince bunların Kur'an-ı Kerim'deki yerini bana göster deyip ısrar ediyordu. - Şu anda hatırlamadım size daha sonra göstereyim,' deyince, adam ısrarlı tutumunu bıraktı. Gözleriyle ayrılmak istemediğini hissettiren adamdan nihayet ayrılınca adamın hareketleri, anlamlı bakışları, okuduğu ayet-i kerimeler düşünce dehlizine dalmaya yetmişti.Ne demek istedi? Gerçekten bir meczup muydu? Ama bu kadar anlamlı ve isabetli konuşan bu adam yoksa Hızır mıydı? Yoksa bir gönül dostu mu? Hemen Kur'an-ı Kerim'i açıp okumak istediği ayet-i kerimelerin anlamlarına dikkatle baktı. 'Ayetler, Uhud Savaşından, kafirlerin ve Müminlerin hallerinden bahsediyordu:"Ey îman edenler! Sizler, inkâr edenler gibi, yeryüzünde sefere çıkan ve savaşan kardeşleri hakkında, 'Eğer bizim yanımızda kalsalardı ölmezler, öldürülmezlerdi'' diyenler gibi olmayın. Allah bu kanaatı onların kalplerine (kaybettikleri yakınları için onulmaz) bir hasret (yarası) olarak koydu. Hayatı veren de, alan da Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı hakkiyle görür'' (Âl-i İmran 156). "Eğer Allah yolunda öldürülür ya da ölürseniz, şunu bilin ki, Allah'ın rahmet ve mağfireti, onların elde edecekleri bütün şeylerden daha hayırlıdır" (157). "Andolsun ölseniz de, öldürseniz de Allah'ın huzurunda toplanacaksınız" (158). "O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et, (umuma ait) işlerde onlara danış. Artık kararını verdiğin zaman da Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah kendisine sığınanları sever'' (159). "Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak Allah'a güvenip dayanmalıdırlar'' (Ayet 160).Ayet- kerimeleri okudukça tefekkürü genişliyor, hayretler, ibretler içinde kalıyordu. Birkaç gün öncesinde "İslâm'ı sevdirerek anlatmalı'' konulu konuşmalar yapmış, sabırdan, affetmekten, özellikle İslâm'ı tebliğ vazifesi yapanların tatlılıkla, sevdirerek akıl ve seviyelerine göre yakınlaşıp anlatmaları gerektiği konularda notlar almıştı. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) "Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz. Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız'' hadis-i şerifini daha yeni okumuştu. Aksi halde insan, kazanayım derken ayette geçen ifadeyle "etrafından dağılıp giderlerdi'' ürkütücülüğüne düşmüyor muydu? Çok kimselerin "biz evlatlarımızı şiddetli baskıyla kaybettik'' serzenişlerinin altında bu ilahi gerçekler vardır.İnandığı davada, çileden, meşakkatten, dedikodudan, kafir ve münafıkların alaylarından korkup geri adım atanların başarılı olmaları mümkün değildir. Dünyada adaleti, huzuru, can ve mal emniyetini sağlamak, insana insanca yaşamayı temin etmek ancak mü'minler sayesindedir. Ayetleri okudukça anladı ki; bu hâfız, fikir ve gönül dünyasında birkaç gün içinde yaşadıklarını, bu sayede yeni ufukları, çıkış yollarını, "hidayet kaynağı'' olan Kur'an-ı Kerim ile ders verip gitmişti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012