Toplum olarak tarihimiz konusunda özellikle Osmanlı tarihi konusunda ideal bir tutum içerisinde olmayı başaramıyoruz farkında mısınız? Sanki yaşananlar gerçek değil de efsane, olaylarda rol alanlar bizim gibi insan değil de sanki masal kahramanları… Bir abartma, bir uydurmadır almış başını gidiyor.
Hele o TV dizileri yok mu; göz göre göre bilinen hakikatleri ters-yüz edip reyting yakalayan o diziler, kelimenin tam anlamıyla evlere şenlik!
Bir de siyasiler var tabii… Osmanlı övgüsü üzerinden politika devşirenlerden, oy avcılığı yapanlardan, güncel gerçeklerin üzerini tarihî saptırmalarla örtenlerden bahsediyorum…
Şimdi, bu tarih abartıcılığı konusunda; bilgi düzeyi TV'de seyrettiği dizinin seviyesi kadar olanları anlıyorum; reyting kaygısıyla, reklam pastasından koparacağı parçaya kilitlenmiş dizi yapımcılarını anlıyorum; zaten siyasetini manipülasyon üzerine kurgulamış siyaset esnafını anlıyorum da, uzmanlık sahası tarih olan akademisyenleri anlamakta ciddi güçlük çekiyorum.
Alın size bir örnek…
Geçtiğimiz günlerde internette haberleri tararken gözüme takılanları aynen aktarıyorum:
"Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi tarafından düzenlenen 'Bir Entelektüel Portresi Fatih' konulu konferansa katılan tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı, 'Bugün hâlâ kardeş katlinin önlenmesi için alınan tedbirleri konuşuyorlar. İnsan kardeşine bunu nasıl yapar diyorlar. Padişah olursa yapar. Bu sizin kardeşinize benzemez. Siz kardeşinizle iyi geçinin. Miras kavgasına tutuşmayın. Bugünden kardeş katlini anlamaya psikolojimiz yetmez' değerlendirmesinde bulundu."
Evet, cümleler aynen böyle. Ne diyor Sayın Ortaylı: "İnsan kardeşine bunu nasıl yapar diyorlar. Padişah olursa yapar… Bugünden kardeş katlini anlamaya psikolojimiz yetmez."
Yani demek istiyor ki Sayın Ortaylı; bu padişahlık bildiğiniz gibi değil, çok zor zanaat; gün gelecek gözünü kırpmadan kardeşini öldüreceksin, eşikteymiş-beşikteymiş bakmayacaksın.
Burada bir duralım ve kısa bir tarih yolculuğuna çıkalım ve birkaç istatistik verelim. Sonra buraya tekrar dönelim…
Osmanlı'nın temelini atan Osman Bey'le başlayalım: "Beylik seçiminden doğan bir anlaşmazlık yüzünden Osman Bey, amcası Dündar'ı (bir rivayete göre bizzat ) öldürmüştür." (Prof. Dr. Ahmet Mumcu, Osmanlı Devleti'nde Siyaseten Katl, s.189).
Devam edelim:
1. Murat, kardeşleri Halil ve İbrahim beyi; kendi oğlu Savcı beyi katlettirmiş. Yıldırım Bayezit, kardeşi Yakub Bey'i, 2. Murat, amcası Mustafa'yı ve kardeşi Mustafa'yı öldürtmüş. Fatih Sultan Mehmet, kardeşi Ahmed'i ve İstanbul'un fethi sırasında Orhan isminde bir şehzadeyi katletmiş. Fatih bununla kalmıyor kardeş katlini şu cümlelerle bir kanun haline getiriyor: "Ve her kimesneye evladımdan saltanat müyesser ola, karındaşların nizam-ı alem içün katletmek münasiptir. Ekser ulema dahi tecviz itmiştir. Anında amil olalar."
2. Beyazıd kardeşi Cem Sultan'ın oğlu Oğuz Han'ı; Yavuz Sultan Selim; sekiz yeğenini, kardeşi Korkut ve Ahmet'i öldürtmüş. Kanuni Sultan Süleyman, Rodos'un fethinde Cem Sultan'ın oğlunu ve onun oğlunu idam ettirmiş. Kanuni'ni bununla yetinmemiş; oğlu Mustafa'yı ve onun oğlu Mehmet'i; diğer oğlu Beyazıd ve onun beş oğlunu katletmiş. 3. Murat, beş kardeşini öldürtmüş. 3. Mehmet bir rekora imza atarak 19 kardeşini katletmiş ayrıca oğlu Mahmut'u öldürtmüş. 2. Osman, kardeşi Mehmet'i, 4. Murat, kardeşleri Beyazıd, Süleyman ve Kasım'ı öldürtmüş ve 3. Osman ise, amcazadesi Şehzade Mehmet'i katletmiş...
Fazlası vardır ama eksiği yok; işte öve öve bitiremediğimiz padişahların katliam listesi…
Rivayet o ki; Safiye Sultan'ın oğlu olan 3. Mehmet'in adı, Fatih Sultan Mehmet'e benzemesi için dedesi Kanuni Sultan Süleyman tarafından konulmuş. Tam isabet! Adı benzediği gibi kendi de benzemiş; kardeş katlini bir kanun haline getiren dedesine layık bir torun olduğunu göstermiş ve bir gecede 19 kardeşini katletmiş…
Gerekçe ne; devlet-ebed müddet ideali uğruna, 'fitne, adam öldürmekten daha kötüdür' manasındaki ayetleri gerçek anlamından saptırarak güya devleti tehlikelerden korumak.
Peki, aynı Kur'an'da bulunan, "Kim bir mü'mini kasten öldürürse, onun cezası, içinde ebediyen kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır" (Nisa, 93) ve "Kim bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur" (Maide, 32) ayetlerini ne yapacağız?
Yine Resûlullah'ın (s.a.v.), "Kim, yarım sözcükle de olsa bir Müslüman'ın öldürülmesine yardım ederse kıyamet gününde Yüce Allah'ın huzuruna, alnına 'Bunun Allah'ın rahmetinden nasibi yoktur' diye yazılmış olarak getirilir." (İbn Mâce, Diyât 1) hadisini ne yapacağız?
Prof. Dr. Ahmet Mumcu'nun şu tespitini yukarıdaki ayetler ve hadisle beraber okuyun lütfen: "Kanunname gereğince idam edilen kardeş ve yeğenlerin katli için soruşturma ve yargılama yapılması ve fetva alınması gereksizdir. Zira onlar kanun gereğince yaşaması mümkün olmayan kimselerdir. Bu yüzden cülus vaki olunca derhal katledilirler. Bu hal kardeş katlini doğuran sebeplerin ortaya çıkardığı bir usuldür." (a.g.e., s.202).
Olayın bir başka yüzünü görmemiz açısından şu örnek de çok manidar: "3. Sultan Süleyman 7 yaşında bir sabi iken hapse konulmuştu. Çilesi 46 yaşında doldu. Bütün çocukluğu ve gençliği dört duvar arasında heder olmuştu. Ruhen çökmüş, sıhhati bozulmuş, görgüsüz-bilgisiz, yılgın adamdı. Miladi takvim ile 3 sene 7 ay 4 gün süren padişahlığında bu yılgınlıktan kurtulamadı. Her gün tahttan indirilmek korkusu içinde yaşadı, herkesten şüphe etti." (Osmanlı Padişahları, Reşad Ekrem Koçu, s.264).
Anlayacağınız Osmanlı hanedan mensuplarının çoğu ya çocuk yaşta canından olmuş ya da hapse mahkûm olmuştu. Böyle bir hapislikten sonra değil devlet, kendini bile idare edecek halleri yoktu.
Bahis uzun ama yerimiz dar. Şimdi tekrar başa dönelim. Ne diyordu Sayın Ortaylı: "İnsan kardeşine bunu nasıl yapar diyorlar. Padişah olursa yapar… Bugünden kardeş katlini anlamaya psikolojimiz yetmez."
Evet, Sayın Hocam bizim bunu anlamaya psikolojimiz yetmez. Biz Nisa suresi 93. ve Maide suresi 32. ayete inanan mü'minler olarak bu psikolojiyi bırakın anlamayı toptan reddediyoruz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Okan Egesel / diğer yazıları
- Hz. İnsan’a… / 20.04.2020
- Koronavirüsten önce, koronavirüsten sonra... / 28.03.2020
- ‘Ben Ali’yim’ / 25.06.2019
- Atatürk keramet sahibi bir veliydi / 10.04.2019
- Çok şükür psikolojimiz yetmiyor! / 13.03.2019
- O günler geliyor, görüyorum / 22.02.2019
- Evet, bu seçim beka seçimidir / 06.02.2019
- Kumpasın arkasındakileri açıklıyorum / 11.01.2019
- Mustafa Kemal’in uçaklarına ne oldu? / 05.01.2019
- Yunan’ın galip gelmesini isteyen hainler / 26.12.2018
- Koronavirüsten önce, koronavirüsten sonra... / 28.03.2020
- ‘Ben Ali’yim’ / 25.06.2019
- Atatürk keramet sahibi bir veliydi / 10.04.2019
- Çok şükür psikolojimiz yetmiyor! / 13.03.2019
- O günler geliyor, görüyorum / 22.02.2019
- Evet, bu seçim beka seçimidir / 06.02.2019
- Kumpasın arkasındakileri açıklıyorum / 11.01.2019
- Mustafa Kemal’in uçaklarına ne oldu? / 05.01.2019
- Yunan’ın galip gelmesini isteyen hainler / 26.12.2018