Kur'an-ı Kerim Ramazan ayı içinde kadir gecesinde nazil olmuştur. Bu nedenle Ramazan ayı Kur'an ayı olarak bilinir. Kur'an-ı Kerim Allah'ın kelam sıfatının tecellisidir. Müslümanların yol gösteren rehberidir. Allahu teala Kur'an-ı Kerimde İslam dinini tarif etmektedir. İslam dinini hayata geçiren yaşayan ve yaşatan da Resulullah (sav)'dir. Kur'an-ı Kerimde bazı emirler vardır. Kul bazı mükellefiyetlere maruz bırakılır. Mesala namaz kılın, oruç tutun , zekat verin hacca gidin gibi. Allahu Teala bunları kullarına emreder. Nasıl yapılacağını ise çoğu zaman Kur'an-ı Kerim'de tarif etmek yerine Resulullahın diliyle davranışlarıyla tarif eder. Resulullahın söz ve davranışları sünnet olarak adledilir. Mesela namaz kıllın denilir. Nasıl namaz kılınacağı , günde kaç vakit ve kaç rekat kılınacağını Allahu Teala, Resulullah eli ve diliyle kularına anlatır. Resulullah (sav)sıradan insanlar gibi değildir. Onu konuşturan allahu tealadır. Bunu bze allahu teala bildiriyor:"O arzusuna göre konuşmaz onun bildirdikleri vahyedilenden başkası değildir." (Necm: 53)Peygamber Efendimiz Kur'an-ı Kerimin bizzat kendisine vahyedildiği kişidir. Bu nedenle Kur'anı en iyi şekilde anlayan en güzel şekilde hayatına geçiren insandır. H.z ayşeye peygamber efendimizden soranlara: "Siz hiç Kur'an-ı Kerim okumadınız mı ? Onun ahlakı Kur'an'dı" diyor. (Sahih-i Müslim, Müsafirun, 139) Kur'anı sünnetsiz sünneti yani Peygamber Efendimizi Kur'an'sız düşünmek anlamak mümkün değildir. İkisi ayrılmaz bir bütündür. Peygamber efendimiz veda hutbeside :"Ey insanlar size sımsıkı sarıldıkça asla sapıtmayacağınız iki emanet bırakıyorum. Allahın Kitabı ve Resulunun Sünneti" buyurdu. (İmam-ı malik, Muvatta, Kader, 3 (2,899), İbn hişam Sire, c. 3, s, 251; Taberi, Tarih, c.3, s,169"İslam dinini öğrenmek için peygambere gerek yok o sadece bir postacıdır. Kur'an bize yeter" (!) fitnesini ilk olarak ilahiyat fakültesi sıralarında duymuştum. Daha sonra tüm Türk halkı gibi televizyonlardan. Halbuki Allahu Teala Kur'an-ı Kerimde böyle demiyor. Biraz önce zikrettiğim "O arzusuna göre konuşmaz, onun bildirdikleri vahyedilenden başkası değildir" (Necm: 53) ayeti bunun cevabıdır. Yani o postacı değil, Allah'ın konuşturduğu bir elçidir. Daha sonradan öğrendimki bu fitne yeni değilmiş. Osmanlı imparatorluğunun üç kıtaya hakim olmasına , birlik ve beraberliğine tahammül edemeyen, İngiilizler bunun Hz. Muhammed (sav) Efendimizin şahsına olan bağlılıktan kaynaklandığını gördüler. Peygamber efendimizin sevgisini müminlerden alarak Osmanlı topraklarına hakim olacaklarına inandılar. Bu nedenle sömürgecilik bakanlığına bağlı ajanları Osmanlı topraklarına saldılar. Bunların vazifeleri Kur'anın yeteceğini, inananlara telkin ederek Sünneti saf dışı bırakmaktı. Peygamber sevgisini inananların gönlünden silerek birliği ve beraberliği bozmaktı. Son yıllarda bu oyun ilerledi. Artık milletimize, "Madem peygambersiz de oluyor, la ilahe illallah demek cennete girmeye yetiyor" yalanıyla, okyanus ötesi istiyor diye ılımlı İslam (Ne demekse!; bizim bildiğimiz İslam, Resulullahın getirdiği Kur'an ve Sünnette anlatılan islam'dır. Kur'an'da ya da sünnette ılımlı ya da ılımsızına rastlamadık) aşılanmaya çalışılıyor. Oysa ki; Allahu Teala, Resulune o kadar değer vermiştir ki, Kur'an-ı Kerimde de bir çok yerde kendi adıyla beraber Resulunun adını zikretmiştir. Mesela "Allaha ve Resulune itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız" (Al-i İmran , 132)Ayrıca bu ayet bize rahmete kavuşmak için Allaha itaat etmenin yeterli olmadığını, Resulune itaatin de şart olduğunu bildiriyor. Kısacası Resulullah'sız olmuyor. Ne bu dünyada ne ahrette. Hem dünya hayatımızda hem de ahirette Ona ihtiyacımız var. Öyleyse Ona bolca salat ve selam getirelim. Bunu yapmayı sadece Ramazan aylarında değil; tüm zamanlarda yapalım. Selatü selamın bereketinden ve faziletinden dolayı sevabımız daha da artsın.Allahü Teala cümlemizi hem bu dünyada hem ahirette Resulünden ayırmasın...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012