Başlığı böyle attık ama dünyalık için maddi öğeler için değil. Çünkü onlardan çok daha büyük iddialarda bulunan kimseleriz biz.
En büyük iddiamız; 'Ben, Allah'ı (c.c) yani her şeyi yaratan, beni bu aleme gönderen ve bu alemi benim için bir imtihan kılan, bu imtihan neticesinde sonsuz hayattaki müjde veya azabı haber veren ve bu imtihanı başarmak için Hz. Peygamberi, Ehl-i Beytinin ve de bu yolun bayraktarlarını bana rehber olarak gönderen O, Yüce Allah'ı seviyorum.
Eşsiz bir iddia. Ama her iddia ispat ister. Sevgimi ispat etmem lazım. Ama nasıl?
El-cevap şöyle;
"Eğer insan, Allah'ı (c.c) sevdiğini iddia ediyorsa, O'nun ile olması gerekir. İnsan, kalbinde ve dilinde zikri hâkim kıldığı zaman bilsin ki o kul, o insan Rabbini seviyor.
Hiç kendisinden endişe etmesin. Eğer kalbiniz, eğer diliniz Allah'ı (c.c) sevmeye alışmışsa, Cenab-ı Hakk'ın adı geçtiği zaman kalbiniz hoşnut oluyorsa ve de devamlı surette hep O'nu anma duygusunu yaşıyorsanız bilesiniz ki, sizin geldiğiniz yer Allah'ı (c.c) sevme noktasıdır…
Allah'ın (c.c) istediği emirleri yerine getirme eğilimi sizde çok daha fazla ise biliniz ki bu fazlalık sizde Allah (c.c) sevgisinin ganiliğinden meydana geliyor.
İstiyorsunuz ki daha hangi güzelliği, hangi hayrı, hangi ibadeti yapsam da O'na kavuşabilsem." (Prof. Dr. Haydar Baş Hikmetin Sırları sh:213-14)
Diğer taraftan benim, senin gibi kulların, 'Biz, Rabbimizi seviyorum' iddiasının bir başka adı da, 'biz, yalnızca Senin kulunuz' şeklindedir.
Yani bizler, Allah'ı seviyoruz, derken diğer bir manada da kulluk iddiamızı, kul olma iddiamızı dile getiriyoruz.
Peki, nasıl kul olunur, olacağız?
Cevabımız Prof. Dr. Haydar Baş'ta. Sayın Baş şöyle diyor;
"Kulluk iddiası, öyle bir iddiadır ki; Bu âlemin Hâkim-i Mutlak'ı olan bir tek yaratıcı var. İşte benim sevdam O'nadır.
Benim korkum, O'ndandır. Benim rızkım O'ndandır. Benim güzelliğimde O'ndandır.
Kısacası benim her şeyim O'ndandır.İşte bu iddia ile Allah'a (c.c) bağlanmanın adına kulluk diyoruz…
Teslim olmak ne ile olur?
"Ben, Allah'a(c.c) teslim oldum, ben, Allah'ı (c.c) sevdim' demekle mi?
Günümüzde hepimiz bunu söylüyoruz. Peki, Allah'ın (c.c) sana 'yapın' diye emrettiği taatlar, ibadetler var. Bunları eda ediyor musun?
Ediyorsan sen iyi bir kulsun, merak etme. Yapmıyor musun? O zaman kendini kandırıyorsun.
Şimdi biz, kendimize soralım; Cenab-ı Hakk'ın 'yapınız', diye emrettiklerini (hangi türden olursa, olsun) yapıyor muyuz?
Yasak ettiklerinden, haramdır dediklerinden kaçınıyor muyuz? Haram, dediklerine elimizi uzatırken, gözümüzü çevirirken tüylerimiz diken, diken oluyor mu?
Eğer oluyorsa, sen doruk noktada bir kulsun. Öyle bir kulsun ki, Allah (c.c) seni bu âlemdeyken cenneti ile cemali ile müjdelemiştir.
Nasıl mı? Senin halin, ihsan halidir. O'nu görmüyorsun ama O, seni görüyor…" (Hikmetin Sırları sh:24-25)
Aslında bütün mesele böyle bir iddia sahibi olmak ve ilk adımı kararlılıkla, samimiyetle atmak. Bu kararlılık ve samimiyet bizi bir anda o müjdeye ulaştırır.
Hangi müjde?
Bir kutsi hadiste Peygamberimiz verdiği müjde.
"Allah Teala Hazretleri diyor ki: Ben, kulumun Benim hakkımda yaptığı zanna göreyim.
O, beni zikretti mi onunla beraberim. Eğer o beni nefsinde zikrederse Ben de onu onunkinden daha hayırlı bir cemaat içerisinde zikrederim.
O, Bana bir karış yaklaşırsa Ben, ona bir zira yaklaşırım, o Bana bir zira yaklaşırsa Ben, ona bir kulaç yaklaşırım.
O, Bana yürüyerek gelirse Ben ona koşarak giderim." (Buhari, Tevhid 50; Müslim, Zikr 2, (2675); Tirmizi, Da'avat 142, (3598))
Rabbim, Zatına kul, Habibine ümmet, Ehl-i Beyt ve dostlarına yar, yaren eylesin. (amin)
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025