Yine dolmuşta şoför mahallindeyim. Trafik de malum. Kaptan içini dökmek için fırsat arıyor. Akaryakıttan elektriğe, giyim kuşamdan gıdaya kadar hayatın her alanına yapılan zamlardan şikâyetçi.
Diğer taraftan da iki yıldır aynı fiyata yolcu taşıdıklarını, kendilerinin de ev geçindirdiğini, çocuk okuttuklarını anlatıyor. Yani isyanları oynuyor.
Hele yapılan zamlara sebep olarak doların gösterilmesini anlamadığını, devletin dolar karşısında çaresizliğini kabul edemediğini vs. anlatıyor. Tabi trafik ağır ilerlediği için millet de ful dikkat bizi dinliyor.
Türkiye'nin ekonomik verileri, cari açık, yerli üretimin çökmesi, mercimeği bile Kanada'dan aldığımızı anlattım. İnanası gelmiyor; olur mu öyle şey, diyor. Örnekleri çoğaltınca evet, doğru çizgisine geliyor.
Ama vatandaş için tek ölçü para. Para olsun da, mal nerden gelirse gelsin, mantığında herkes. Zaten ekonomik iflasımızın temeli bu mantığın yayılmasından ötürüdür.
Peki, sana soru sorayım; Hani bugünlerde yerli para, milli para, diyorlar ya! Evet,
Cebindeki paralar, yerli para mı? Evet.
İşte aldandığınız nokta bu. Cebimizdeki, bankalardaki, piyasadaki TL, bizim paramız değil, diyerek Prof. Dr. Haydar Baş'ın para tanımını, Duma konuşmasını, Milli Ekonomi Modelini, yerli ve milli paranın hangi şartlarda gerçekten yerli ve milli olacağını mini bir konferans şeklinde anlattım.
Emin olun en az 30 kişinin olduğu dolmuşta tık, yok. İyice havaya da girdim tabi. Ama kaptan hala TL'nin ne olduğunu, dolar karşısındaki çaresizliğini anlamamış olacak ki, piyasaların bir anda altüst olmasını kabullenemiyor.
Bak, dedim. Senin anlayacağın şekilde anlatayım; Şimdi direksiyonda sen varsın ama gaz ve fren başkasının kontrolünde.
Direksiyonu ne kadar güçlü tutarsan tut, gaz ve fren senin kontrolünde değilse bu aracı hedefe götürebilir misin? Adam bir an gaza basar hızlanırsın, frene basar yalpalarsın. Gaz, fren derken bir de bakmışsın ki duvara toslamışsın. Öyle değil mi? Evet, öyle.
TL de aynı şekilde. Ama doların tercümesi olan TL. Doların sahibi gaza basar, ekonomimiz şaha kalktı, dersin. Frene basar, 'ekonomik kurtuluş savaşı veriyoruz' dersin. Haliyle her savaşta da askerler can verir. Anladın! Ben şimdi ineyim. Yeni Mesaj ve Meltem TV'yi takip et. Gerçekleri göreceksin. Eyvallah.
Sıkılmadınız dimi? Sokaklar böyle. İnsanımız sadece kendi derdinde. Hali vakti yerindeyken de kendini düşünüyor, dara düştüğünde de sadece kendini düşünüyor.
Devlet ve millet olarak onlarca ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Televizyonlarda, gazetelerde vatandaşa, "size göre ülkemizin en önemli sorunu nedir?" sorusu sorulur, anketler yapılır.
Bu anketlerde bir numara hep ekonomidir. Sonra terör, dış politika, halkın kutuplaştırılması, sosyal ahlak, suçlar vs. gelir. Ama ekonomi hep bir numaradır.
Prof. Dr. Haydar Baş bu gerçeği 20 yıldır anlatıyor ve diyor ki; "Ekonomik sorunları çözmedikten sonra ne terör sorununu, ne eğitim ne de sağlık sorunlarını çözebilirsiniz. Dış politikada da eliniz, kolunuz bağlı olur."
Bu gerçeği yaşıyor muyuz? İliklerimize kadar hem de. Çünkü hepimiz çok iyi biliyoruz ki, para kimde ise güç ondadır, parası olan düdüğü çalar. Bu devletler için de geçerlidir. Bugün ABD her tarafta düdük çalıyorsa parası olduğu içindir.
Bakın! M. A. Rothschild ne diyor: "Bana bir ülkenin parasının kontrolünü verin, kanunlarını kimin yaptığı umurumda bile değil." (Göçmen Hamamı, Oktay Sinanoğlu, S. 78)
Çare bellidir. Tedaviyi reddeden hasta iyileşir mi?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025