Bağımsız Türkiye Partisi Lideri Prof. Dr. Haydar Baş Beyin ortaya koyduğu taahhütler, seçimin toz duman bulutu arasında maalesef medyanın da maharetiyle milletin gündeminden uzak tutuldu. Milletimiz de tercihini AKP'den yana kullandı. Sayın Baş'ın ifadesiyle; "Milletimiz kendisine bakmak isteyen, rahatça iş ve aş imkanı sunulan bir reçeteyi kabul etmedi". Bundan sonra milletimiz açısından; "kendi düşen ağlamaz" sözünü söyleyerek kendi işimize bakma dönemi başlamıştır. Kendi işimize bakmak derken sakın yanlış anlaşılmasın, milletimizin derdini dert etmekten baka bir işimiz yoktur bizim? Biz bu millete kara sevdalıyız, onlar şimdilik kıymet bilmese de biz milletimizden devletimizden vazgeçecek değiliz. Bizim sözümüz söylemimiz mücadelemiz seçimlik değildir, seçim bir araçtır. Amacımız bu milletin geleceği ve devletin bekasıdır. Allah göstermesin bu milletin başına bir felaket gelse, milletimizin derdiyle dertlenecek olan, işgal olsa işgale karşı koyacak gene bizleriz.***O zaman hemen yapılaması gereken, Sayın Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" ve "Sosyal Devlet Milli Devlet" projesini daha sağlıklı ortamlarda anlatmaya, insanımıza birebir ulaşarak kafalarındaki şüpheleri ortadan kaldırmaya çalışmaktır. Derdi vatan ve millet olan gerçekten milletinin iş ve aş problemini çözmek isteyen, gerçek aydınlara, iktisatçılara, ekonomistlere, çalışanlara ve işverenlere düşen bu modeli ve projeyi mutlaka okumaları ve üzerinde geniş tartışmalar başlatılması gerekmektedir. Sayın Baş, tezini bütün dünyaya ilan etmiş herkese hodri meydan demiş, dünya çapında düzenlenen 3 Uluslar arası kongre ile (İstanbul, Baku; Almanya) ilim adamları tarafından taltif edilmişti. Dış dünyada ilim adamları gördükleri bir yanlışı yada doğruyu bütün açıklığıyla ortaya koymasına rağmen maalesef bizde AB hibeleri ve diğer fonlarla ayakta duran medya ve diğer sivil toplum örgütleri gerçeği savunmak yerine sahibinin sesine kulak verdikleri için milletimizin gerçek doğrulardan haberdar olması çok zaman almaktadır. ***Bu seçim, sorusunun yanlışlığından kaynaklanan bir ortamda geçtiği için, Sayın Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli" arada kaynadı gitti, millet işten aştan çok nefretle yönlendirildi ve bazı şeyler perdelendi. Ama şunu unutmayın ki herkesin kafasının bir köşesine; "iş aş bu sefer Haydar Baş" sloganı yer etmiştir.Dün seçim atmosferinde belki sizi dinlemek yada anlamak istemeyen vatandaş zamanla Sayın Baş'ın doğruluğunu ve haklılığını anlayacak, belki de kapımıza gelip hadi anlatın bakalım şu "Milli Ekonomi Modelini" diyecektir İşsiz ve aşsız olan bir kimsenin, iş ve aş istememesi gerçekten de anormal bir durumdur. Ona sunduğumuz reçetenin bir seçim vaadi olduğunu sanmış olabilir, yanlış yönlendirilmiş olabilir, yanılmış olabilir. Halbuki Sayın Baş'ın söylemleri bir seçim vaadi değildi. O söylemler "milli ekonomi modelinin" gereği olan çözümlerdi. Ne yapalım, hasta şifa reçetesini reddetti ama doktorun hastaya küsme lüksü yoktur. Israrla şifa reçetesini anlatmaya devam edeceğiz. Çünkü bu milletin BTP'nin çözümünden başka çözümü yoktur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Tövbe edenleri Allah sever / 20.03.2025