Yeni Mesaj Gazetesi tarafından Bolu'da düzenlenen Milli Kahramanlarımızı Anma Programında hem milli duygularımıza hitap edildi, hem milli kahramanlarımız tanıtıldı, hem de son günlerde Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ı çeşitli iftira kampanyalarıyla karalanmaya çalışılanlara tokat gibi cevaplar verildi.
Bendeniz Prof. Dr. Haydar Baş'ı 25-30 senedir tanıdığımı sıklıkla tekrar ederim. Kendisinin bugüne kadar hakkında çıkarılan yalan ve iftiralara karşı açtığı bütün davaları kazandığını; Kendisi hakkında açılan davaların da hemen hepsinden beraat ettiğini çok yakından biliriz. Prof. Dr. Haydar Baş, tabiri caizse Ona taş atan, her kim ya da hangi kurum olursa olsun, demokratik bütün haklarını sonuna kadar savunur ve onlardan hakkını söke söke alır.
Çünkü Onun en büyük özelliği, hukuk dışı hiçbir fiil işlemez ve de desteklemez. Bu konudaki gücünü bizatihi kendi ifadesiyle; haklılığından ve Hakla beraber olmasından almaktadır.
Prof. Dr. Haydar Baş, bugüne kadar belki de tarihte eşine rastlanmadık bir hukuk sınavından geçmiştir. Onun ilmi kariyerinden, yaptığı ticaretten, eğitim kurumlarından, aile hayatından, velhasıl topyekûn bir hayatından sorgulanmadık kısmı kalmamış; çoğu zaman çeşitli hukuk dışı sorgulamalara maruz bırakılmış, hakkında açılan dava dosyalarının 30 bin sayfa civarında olduğu, savunma avukatları tarafından dile getirilmektedir.
Şu garabet davalara bakar mısınız? Başkalarına çok çocuk yapın derler; Prof. Dr. Haydar Baş'a neden çok çocuğun var? Diye dava açalar. Başkalarına okul açın derler; Onun ve arkadaşlarının açtığı okulları kapatırlar.
Başkalarına ticaret yap derler; Onun ticarethanelerini kapatmak için her türlü hukuksuzlukları yaparlar.
Askere sahip çıkar; askerin adamı derler. Devlete sahip çıkar; derin devletin adamı derler. Ehl-i Beyt'e sahip çıkar; Şii oldu derler.
Vatana, millete, dinine sahip çıkar; her türlü iftira kampanyalarına maruz bırakırlar.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın yaşadığı kader, Hak dava savunucusu olan Peygamberlerin, Ehl-i Beyt'in, diğer masum imamların ve onların devamı konumunda olan velayet sahibi kimselerin kaderine eştir. Onlar da bulundukları toplumlarda belli bir süre dışlanmış, anlaşılmakta zorlanılmış; sürülmüş, dövülmüş, öldürülmüş, neticesinde o toplumlar zarar görmüştür.
Prof. Dr. Haydar Baş da bu Millete sahip çıktıkça; millet ve devlet düşmanları, içimizdeki İngiliz ve ABD muhipleri; haçlı ajanları, Ona iftira kampanyaları başlatmaktadır. Müfteriler, her defasında da tokat gibi cevaplar almışlardır. Bu sefer de, bunda sonra da, Ona iftira atanlar; eninde sonunda hak ettikleri hukuki ve ilahi cezaya çarptırılacaktır. Ve son söz; "köpeklerin havlaması bulutlara zarar vermez."
Bendeniz Prof. Dr. Haydar Baş'ı 25-30 senedir tanıdığımı sıklıkla tekrar ederim. Kendisinin bugüne kadar hakkında çıkarılan yalan ve iftiralara karşı açtığı bütün davaları kazandığını; Kendisi hakkında açılan davaların da hemen hepsinden beraat ettiğini çok yakından biliriz. Prof. Dr. Haydar Baş, tabiri caizse Ona taş atan, her kim ya da hangi kurum olursa olsun, demokratik bütün haklarını sonuna kadar savunur ve onlardan hakkını söke söke alır.
Çünkü Onun en büyük özelliği, hukuk dışı hiçbir fiil işlemez ve de desteklemez. Bu konudaki gücünü bizatihi kendi ifadesiyle; haklılığından ve Hakla beraber olmasından almaktadır.
Prof. Dr. Haydar Baş, bugüne kadar belki de tarihte eşine rastlanmadık bir hukuk sınavından geçmiştir. Onun ilmi kariyerinden, yaptığı ticaretten, eğitim kurumlarından, aile hayatından, velhasıl topyekûn bir hayatından sorgulanmadık kısmı kalmamış; çoğu zaman çeşitli hukuk dışı sorgulamalara maruz bırakılmış, hakkında açılan dava dosyalarının 30 bin sayfa civarında olduğu, savunma avukatları tarafından dile getirilmektedir.
Şu garabet davalara bakar mısınız? Başkalarına çok çocuk yapın derler; Prof. Dr. Haydar Baş'a neden çok çocuğun var? Diye dava açalar. Başkalarına okul açın derler; Onun ve arkadaşlarının açtığı okulları kapatırlar.
Başkalarına ticaret yap derler; Onun ticarethanelerini kapatmak için her türlü hukuksuzlukları yaparlar.
Askere sahip çıkar; askerin adamı derler. Devlete sahip çıkar; derin devletin adamı derler. Ehl-i Beyt'e sahip çıkar; Şii oldu derler.
Vatana, millete, dinine sahip çıkar; her türlü iftira kampanyalarına maruz bırakırlar.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın yaşadığı kader, Hak dava savunucusu olan Peygamberlerin, Ehl-i Beyt'in, diğer masum imamların ve onların devamı konumunda olan velayet sahibi kimselerin kaderine eştir. Onlar da bulundukları toplumlarda belli bir süre dışlanmış, anlaşılmakta zorlanılmış; sürülmüş, dövülmüş, öldürülmüş, neticesinde o toplumlar zarar görmüştür.
Prof. Dr. Haydar Baş da bu Millete sahip çıktıkça; millet ve devlet düşmanları, içimizdeki İngiliz ve ABD muhipleri; haçlı ajanları, Ona iftira kampanyaları başlatmaktadır. Müfteriler, her defasında da tokat gibi cevaplar almışlardır. Bu sefer de, bunda sonra da, Ona iftira atanlar; eninde sonunda hak ettikleri hukuki ve ilahi cezaya çarptırılacaktır. Ve son söz; "köpeklerin havlaması bulutlara zarar vermez."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025