Geçmişimiz de devlet, bir baba konumundaydı. Bir baba, nasıl ki evlatlarının tüm ihtiyaçlarını karşılamak, onların huzur ve mutluluğunu temin için şartlar oluşturmak durumunda ise devlette vatandaşlarına aynı duruşu göstermek zorundadır. Halkın beklediği, istediği budur. Bir zamanlar bu mantık olduğu için "devlet baba" söylemi oluşmuştu. Tabi zamanla bir çok değerlerimizi yitirdiğimiz gibi devlette "babalık" değerini yitirdi. Ta ki Prof. Dr. Haydar Baş Bey ortaya koyduğu eserler ve bilimsel yaklaşımlarla toplumun huzuru için, bu mantığın tekrar hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayıncaya kadar. Zaten yaşadığımız acı gerçekler özlenen "baba devlet" anlayışının özlemini hepimize yaşattığı gibi Prof. Dr. Haydar Baş Beyi de haklı çıkarmaktadır.Yaşadığımız gerçekler acıdır. İşsizlik olsun, can güvenliği olsun, mal güvenliği olsun, hatta namus güvenliği bile şu an tehdit altında. Güven kaybolmuş, bir zamanlar adi diye nitelenen suçlar sıradanlaşmış, yalan, dolandırıcılık neredeyse hayatın bir parçası olmuş.. Haliyle böyle bir ortamda devlet babalık görevini sekteye uğratmış, görevini yapmamış oluyor. Devleti kim yönetiyor? İktidar. O halde kavram olarak devlet temizdir ama onu kirletenler vardır. İşte bu şartlarda "insan gönüldür" mantığı ile yola çıkan Haydar Baş Bey, Sosyal Devlet ve Milli Ekonomi projeleri ile devlete yine o asil duruşunu kazandıracağı muhakkaktır. Mesela; "?Milletin var olabilmesi üç ana kurumun güçlü olmasına bağlıdır; Güçlü devlet, güçlü ordu, güçlü aile.. Bu kurumlar milletin varlıklarını devam ettirebilmeleri için olmazsa olmaz kurumlardır." (Sosyal Devlet-Milli Devlet s:169)"İşsiz bir insana işsizlik parası vermek devletin ona bir ikramı değildir. Çünkü devlet vatandaşlarına iş bulmak zorundadır. Yani yaşamak isteyen devlet, vatandaşlarını yaşatmak zorundadır.." (Sosyal Devlet-Milli Devlet s:136)Basit bir önermede bulunursak; Devlet babadır. Baba olabilmek için birde anaya ihtiyaç vardır. Ana kimdir? Tabi ki üzerinde yaşadığımız, bedelini fazlasıyla ödediğimiz ve adına vatan dediğimiz bu topraklardır. Yani "ana" vatandır. "Ana" mesafesinde olan vatan için sevgili Peygamberimiz (sav) "Vatan sevgisi imandandır" buyuruyor. Bu kadar kutsallığı olan bir değere ihanet edilebilir mi? Üzerinde değişik oyunlar oynanabilir mi? En büyük ihanet olan bölünme için zemin oluşturulabilir mi? Kim anasına laf söyletir? "Ana" dediğimiz bu vatan topraklarında gözü olanlarla kim dostluk kurabilir? Kim onları kadim dost ilan edebilir? Yine kim "Ana" olan bu toprakları yabancılara satabilir?
Bu milletin vatanına düşkünlüğünü tarih sayısız defa kaydetmiştir. Çocuğundan yaşlısına, kadınından, özürlüsüne, gencinden babasına kadar bu millet bu topraklar için verilecekse canda vermiştir, kanda vermiştir, malda vermiştir. Öyle ki fıkralarımızda bile vatan sevgisini ciddiye almışızdır. "Temel'e arkadaşları ziyarete gelmişlerdi. Vatan sevgisi konuşuluyordu. Ula Temel! Sen vatanın için karını vurur musun? Tabi vururum. Öyleyse al, vur. (Verirler eline bir tabanca) Temel geçer eşinin bulunduğu odaya. Bir el silah sesi gelir. Sonra gürültüyle cam sesleri. Temel arkadaşlarının yanına döner. Ula der verdiğiniz silah kuru sıkıydı. Ben de karımı pencereden attım." Kimse böyle bir iddia ve ispata girişmesin ama bilinsin ki, vatan için her ne verilecekse, asalet adına hepsi bu millette mevcuttur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Biz ne yaşıyoruz böyle? / 24.03.2025