Türkiye problemleri çok olan ve uzun zamandır çözümlenmediği için problemlerin kökleri iyice derinleşmiş bir ülke. Siyaset bu problemleri çözemediği gibi hem mevcutları daha da büyütmüş hem de bu ülkenin başına yeni yeni problemler yüklemiştir. Bu problemleri saymaya kalksak, uzun bir liste olacağı herkesçe malumdur. Bundan dolayı problemleri saymakla zaman kaybetmeyeceğiz. Nasıl çözüleceğine odaklanacağız. Öncelikle şu gerçeği ifade etmek gerekir ki, yıllardan bu yana Türkiye'nin meselelerini çözmek vaadiyle işbaşına gelip hükümet olmuş siyasiler veya iktidar olmuş partilerin bünyesinde milletvekili, bakan veya başka türlü görevlerde bulunmuş olan insanlar, millete verdikleri sözleri tutmadıkları için milletin ve askerin eleştirisini -midelerine "ağar" gelse de- sindirmek zorundadırlar. Çünkü ne millet ne de asker, boş yere konuşmuyor. Ülke sorunlarının çözümünde başarısız olanlar, başlarını eğip, nerede hata yaptıklarını düşünecekleri yerde millete fırça atıp, askere diklenerek bir yanlış daha yapmaktadırlar.Herkes bunu kabul etmektedir ki Türkiye, günümüzde hiç olmadığı kadar tehdit altında bulunmaktadır. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, bu tehditleri imadan uzak olarak açık ve seçik olarak ifade ettiği için bazı çevreler çok rahatsız olmuşlardır. AB şakşakçısı ve ABD güdümünde olanların rahatsızlıkları normaldir ve Genelkurmayın açıklamasının tam yerine denk geldiği de bu rahatsızlıklardan anlaşılmaktadır. Ama Türkiye'de geçmişte bakanlık yapmış şimdilerde Türkiye'nin Başbakanlığına aday kişilerin, Genelkurmay'ın Türk milletinin birlik ve beraberliğini, devletin üniter yapısını ve bütünlüğünü tehdit edenleri deşifre etmesinden rahatsız olmasını anlamakta inanın zorlanmaktayım. Hükümet olmadan devletin silahlı güçleriyle çatışmaya girmekten çekinmeyen bir siyasetçi, bu ülkeye hiçbir şey veremeyeceği gibi çok şey de kaybettirecektir. Çünkü Türkiye giderek aşikâr olan çok sayıda tehdit altındadır ve bu tehditlerle ancak ve ancak birlik ve beraberlikle mücadele edilebilir. Sağlanacak birlik ve beraberlikte asker ve siyaset birlikteliği çok ama çok önemlidir. Bu noktada BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın "asker olmadan millet olmaz" sözü akıldan hiç çıkarılmamalıdır.Hükümet olmadan Türk askeriyle ağız dalaşına girenler, acaba Atlantik ötelerine mi mesaj göndermekteler? "Ben Türk askerine rağmen sizin emirlerinizi kayıtsız şartsız yerine getirecek tek kişiyim" demek mi istenmektedir? Askerle çatışmayı göze alarak Atlantik ötelerinden gelecek rüzgârların onları iktidar koltuğuna oturtacağını mı düşünmektedirler? Bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var, Genelkurmay'ın açıklamalarıyla bugün kendine çekidüzen vermek zorunda kalanları Atlantik ötesinden esen aynı rüzgâr iktidar koltuğuna oturtmuştu?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024