Tam Rusya'yla yeni bir sayfa açtık, ilişkiler dengeye kavuşacak derken, birileri aramıza çomak sokuyor.
Suriye konusunda ortak adımlar atan Türkiye ile Rusya'nın arasını bozabilecek gündemler ortaya atılıyor.
Çünkü Türkiye ile Rusya'nın Suriye'de paralel adımlar atması Batılı ülkelerin hiç hoşuna gitmiyor. Çünkü bugün atılan bir adım, yarın atılacak başka adımlara kapı açıyor.
Hem de yaklaşık 70 yıldır Batı ülkelerini müttefik saymış, başta Rusya olmak üzere pek çok yakın komşusuyla mesafeli durmuş Türkiye'nin başka ülkelerle böylesine yakın çalışıp, Batılıların müttefikliğini kıyaslayacak bir done elde etmesini hiç ama hiç istemiyor Batılı dostlarımız(!).
Bu bağlamda ne zaman Türkiye ile Rusya yakınlaşsa hemen bir sorun çıkarıp, bunun önüne geçmek istiyorlar.
Suriye bağlamında çok ters kutuplarda olsak da Rusya'yla yakınlaşmak zorunda kaldık.
Bu bir zaruret olmasaydı belki de bu noktaya asla gelemeyecektik. Ama takdiri ilahi böyle tecelli etti.
Suriye krizi boyunca kaç defa savaşın eşiğine gelmiş olan Türkiye ile Rusya, şimdi Halep bağlamında görüldüğü gibi anlaşarak sivillerin tahliyesi konusunda iyi iş çıkarıyorlar.
Suriye krizinde hararet seviyesi azalmaya yüz tutunca şimdi ABD, Karadeniz'deki askeri dengeleri derinden sarsacak adımlara hazırlanıyor.
Bu konuda hemen ABD'nin bir komuta kademesi gibi iş gören NATO devreye konuluyor.
Bu yeni hamle NATO'nun Karadeniz'de askeri unsurlarını artırma şeklinde olacak.
Ekim ayı sonunda yapılan NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nda konuşan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO'nun Karadeniz bölgesindeki varlığını güçlendirme amacıyla burada Romanya öncülüğünde çok uluslu bir askeri birlik kurulacağını açıklamıştı.
Stoltenberg, "Memnuniyetle söylerim ki bazı ülkeler, Karadeniz'de karada, havada ve denizde kurulacak güçlere katkıda bulunmaya onay verdi. Buna, Kanada, Almanya, Hollanda, Polonya, Türkiye ve ABD de dahil" ifadelerini kullanmıştı.
Dün Rusya'dan bu konuda sert bir açıklama geldi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, NATO'nun Karadeniz'de askeri varlık oluşturması halinde Moskova'nın buna sert yanıt vereceğini söyledi.
Böyle bir gerilimde elbette en çok etkilenecek ülkelerden biri Türkiye olacak.
Rusya'yla yaşadığımız gerilimden kaynaklanan sorunları henüz aşamadığımız ortadayken böyle bir girişimde Türkiye'nin yer alması akılca olmayacaktır.
14-15 Haziran 2016'da Brüksel'deki NATO Savunma Bakanları toplantısında, Rusya tehdidine karşı NATO'nun Karadeniz'deki caydırıcılığını güçlendirme kararı alınmıştı.
Kararın ardından Romanya, Kırım'daki Rus filosuna karşılık Karadeniz'de Romanya, Ukrayna, Bulgaristan, Türkiye ve ABD'nin katılacağı bir NATO filosu oluşturma fikrini ortaya atmış, bir tek Rusya ile karşı karşıya gelmek istemeyen Bulgaristan 'biz yokuz' demişti.
Böyle bir duruşu şimdi Türkiye'nin ortaya koyması gerekiyor.
Türkiye'den yetkililer çıkıp, 'Karadeniz'de böyle bir askeri hamleye destek vermeyeceğiz' diyebilseler Türkiye ile Rusya'nın arasını açmak isteyenlerin tüm oyunları bozulmuş olurdu.
Suriye konusunda ortak adımlar atan Türkiye ile Rusya'nın arasını bozabilecek gündemler ortaya atılıyor.
Çünkü Türkiye ile Rusya'nın Suriye'de paralel adımlar atması Batılı ülkelerin hiç hoşuna gitmiyor. Çünkü bugün atılan bir adım, yarın atılacak başka adımlara kapı açıyor.
Hem de yaklaşık 70 yıldır Batı ülkelerini müttefik saymış, başta Rusya olmak üzere pek çok yakın komşusuyla mesafeli durmuş Türkiye'nin başka ülkelerle böylesine yakın çalışıp, Batılıların müttefikliğini kıyaslayacak bir done elde etmesini hiç ama hiç istemiyor Batılı dostlarımız(!).
Bu bağlamda ne zaman Türkiye ile Rusya yakınlaşsa hemen bir sorun çıkarıp, bunun önüne geçmek istiyorlar.
Suriye bağlamında çok ters kutuplarda olsak da Rusya'yla yakınlaşmak zorunda kaldık.
Bu bir zaruret olmasaydı belki de bu noktaya asla gelemeyecektik. Ama takdiri ilahi böyle tecelli etti.
Suriye krizi boyunca kaç defa savaşın eşiğine gelmiş olan Türkiye ile Rusya, şimdi Halep bağlamında görüldüğü gibi anlaşarak sivillerin tahliyesi konusunda iyi iş çıkarıyorlar.
Suriye krizinde hararet seviyesi azalmaya yüz tutunca şimdi ABD, Karadeniz'deki askeri dengeleri derinden sarsacak adımlara hazırlanıyor.
Bu konuda hemen ABD'nin bir komuta kademesi gibi iş gören NATO devreye konuluyor.
Bu yeni hamle NATO'nun Karadeniz'de askeri unsurlarını artırma şeklinde olacak.
Ekim ayı sonunda yapılan NATO Savunma Bakanları Toplantısı'nda konuşan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO'nun Karadeniz bölgesindeki varlığını güçlendirme amacıyla burada Romanya öncülüğünde çok uluslu bir askeri birlik kurulacağını açıklamıştı.
Stoltenberg, "Memnuniyetle söylerim ki bazı ülkeler, Karadeniz'de karada, havada ve denizde kurulacak güçlere katkıda bulunmaya onay verdi. Buna, Kanada, Almanya, Hollanda, Polonya, Türkiye ve ABD de dahil" ifadelerini kullanmıştı.
Dün Rusya'dan bu konuda sert bir açıklama geldi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, NATO'nun Karadeniz'de askeri varlık oluşturması halinde Moskova'nın buna sert yanıt vereceğini söyledi.
Böyle bir gerilimde elbette en çok etkilenecek ülkelerden biri Türkiye olacak.
Rusya'yla yaşadığımız gerilimden kaynaklanan sorunları henüz aşamadığımız ortadayken böyle bir girişimde Türkiye'nin yer alması akılca olmayacaktır.
14-15 Haziran 2016'da Brüksel'deki NATO Savunma Bakanları toplantısında, Rusya tehdidine karşı NATO'nun Karadeniz'deki caydırıcılığını güçlendirme kararı alınmıştı.
Kararın ardından Romanya, Kırım'daki Rus filosuna karşılık Karadeniz'de Romanya, Ukrayna, Bulgaristan, Türkiye ve ABD'nin katılacağı bir NATO filosu oluşturma fikrini ortaya atmış, bir tek Rusya ile karşı karşıya gelmek istemeyen Bulgaristan 'biz yokuz' demişti.
Böyle bir duruşu şimdi Türkiye'nin ortaya koyması gerekiyor.
Türkiye'den yetkililer çıkıp, 'Karadeniz'de böyle bir askeri hamleye destek vermeyeceğiz' diyebilseler Türkiye ile Rusya'nın arasını açmak isteyenlerin tüm oyunları bozulmuş olurdu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024