Geçtiğimiz hafta Çankırı'nın Orta ilçesinde 'Tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt' panelindeydik. Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in riyasetinde Yeni Mesaj gazetemizin organizasyonuyla gerçekleşen programda Ehl-i Beyt konusunu anlattım. Konumun ana temeli olan Maide süresi 67. ayeti kerimeyi İmam es-Suyuti'nin 'Tefsiri Durul Mensur' adlı eserinden okudum. Programda dinleyicilerden biri hilafet konusunda Said Nursi denilen kişinin yazdığı kitabındaki şu görüşü okudu: "Âl-i Beyt'ten bir kutb-u âzam demiş ki: "Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, Hazret-i Ali'nin (r.a.) hilâfetini arzu etmiş, fakat gaibden ona bildirilmiş ki: Murâd-ı İlâhî başkadır. O da, arzusunu bırakıp, murâd-ı İlâhî'ye tâbi' olmuş." (Mektubat s.91)Arkadaşımızı konuyla alakalı bilgilendirince sustu. Yalnız Ezher'de bu risalenin okutulduğunu niçin bunu benim gizlediğimi sorunca çok şaşırdım. Adı geçen risalenin Arapçaya tercümesi doksanlı yıllarda Iraklı bir Türkmen tarafından daha yeni başlamıştı. Ezher'de tefsir dersinde Arapçası olmayan bir kitap nasıl okutulsun? Taassubun zirvesini görebiliyor musunuz? İnsanı nasıl yalana bilmeden sokabiliyor. Konum bu değil! İnsanlar Kur'an-ı Kerim'in ayeti kerimesini ve Peygamber Efendimizin Hadisi Şerifini nasıl yorumlayıp tevil ediyorlar? Sebebi nüzul denilen ilim en iyi, müfessirler tarafından bilinir. Müfessir çok kuvvetli bir muhaddis ise ortaya müthiş bir eser çıkar. Buna en iyi örnek büyük müfessir, muhaddis ve mutasavvıf imam es Suyuti'dir. Mısır Asyut doğumlu kabri Kahire'dedir. Memlukluların son devrinde yaşamıştır (ö 1505). Bana göre en büyük özelliği, geçim sıkıntısına düştüğünde kitaplarını satması ve sultanın parasını ve hediyesini kabul etmemesidir. Yazdığı şaheser tefsiri "Durul Mensur" Maide suresinin 67. ayeti kerimesini tefsir ederken (Arapça Darül İhya-i Tira-sil Arab Beyrut 2001 baskısı cilt: 3 sayfa: 109) Hz. İmam Ali (r.a.) hilafetinden ve Gadiri Hum'dan bahseder. Ravisi ve metniyle beraber ayeti kerimenin nerede ne zaman indiğini yazmıştır.Âlim gözüken hocalarımız biraz, okumuş olsalar kimsenin istediğine göre ne yazar ne de konuşurlar. Allah (c.c.) bizleri bunlar gibi olmaktan muhafaza eylesin. Ayeti kerimenin ve Hadisi Şerifin beraber hüküm bildirdiği bir konuda kimse, ama hiç kimse tevil yapamaz, fikir bildiremez ve rüyasını delil gösteremez. İsterseniz daha yeni ilme başlayın, isterseniz profesör, isterseniz şeyh, isterseniz cübbeli, isterseniz Said Nursi olun, Allah'ın (c.c.) emrinin dışına çıkamaz o konuyu tevil edemezsiniz. Hüküm açıktır. Said Nursi denilen kişinin hilafet konusundaki çelişkili ifadelerini ilk defa duymuş oldum.Hazreti İmam Ali (r.a.) hilafeti, Allah (c.c.) tarafından naspedilen bir emirdir. Kur'an-ı Kerim'in diğer emirleri gibi. Muaviye'nin İmam Ali'nin (r.a.) hilafetini kabul etmemesindeki durumu ne ise Said Nursi'nin seviyesi Muaviye ile aynıdır. Nasıl olur da ayeti kerimenin karşısına, rüya âleminde gördüklerini delil olarak getirip ona gerçekmiş gibi iman edebilirler. Bu konuda Mısır'da eğitim görürken Selefi bir Türk öğrencinin dediği bir söz ilginçti. Peygamber Efendimiz nasıl bu tarikat şeyhlerinin rüyalarına girip farklı gözüküyor da hepsi farklı partilere oy veriyorlar. Evet, hepsi ayrı partilere oy verip, Peygamber Efendimizi şahit gösteriyor. Kim yalancı siz karar verin. Tarikat şeyhlerimi yoksa hâşâ Peygamber Efendimiz (s.a.a.) mi? Kitabında yazdıkları insanın kanını donduruyor.Nasıl olur da Peygamber Efendimiz süfli bir arzuya düşer? Bu ayeti kerimenin tevili ve alttaki görüşüyle, Said Nursi'nin durumuna siz karar verin. Peygamber (s.a.a.) Efendimizi postacı gören zihniyetle ne farkı var?"Ya Ali! Allah Azze ve Celle'den, seni (hilâfette) öne geçirmesini üç kere istedim; razı olmadı, Ebu Bekir'i öne geçirdi." (Ramuz 1/293)Aliyyu'l-Karî, Esrâru'l-Merfû'a sayfa 376'da bu rivayetin merfu olduğu bildirilmiştir. Şevkânî de aynı kanaattedir. (Şevkânî, Fevâidu'l-Mecmû'a, 424- 425)Akıl ve vahyin sahte çatışmasını ortaya atıp ümmetin arasını açtılar. Şimdi Allah (c.c.) ve Resulü Muhammed Mustafa'nın (s.a.a.) arasını mı açmak istiyorlar?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Nezir / diğer yazıları
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Kerbela! / 16.07.2024
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Kerbela! / 16.07.2024