Tüm ekonomik faaliyetlerde çeşitli amaçlar bulunabilirse de özel sektör kuruluşları için durum biraz daha farklıdır. Diğer dolaylı amaçları yanında özel sektör, yaptığı ticaretten kazanç elde etmek, kar elde etmek ister. Buna bağlı olarak da kar ve kazanç paralelinde düşünmesi normaldir. Hatta gereklidir, kaçınılmazdır... Ancak içinde yaşadığımız koşullarda kazançtan ve kardan önce varlığını sürdürmesi gerekir.Bu, özel bir dikkat gerektiriyor."Başarı için", "kazanç için", "kar için rakiplerden üstün olmak" gerekirse onları" rekabet yoluyla geçmek" genel esası yerine böyle durumlarda ki varlığını sürdürmek ihtiyacı, yeni anlayışlar gerektiriyor. Bu da "işbirliği", "uzlaşma" ve "yetinmeyi bilme" yi gerektiriyor. İşbirliği ve uzlaşma gibi kavramlar, sadece bir kişinin değil, onun karşısındaki kişilerin de katılımı ile sağlanabilecek hususlardır. Bu da karşımızdaki kişilerin durumuna önem vermenizi gerektiriyor. Uzlaşma ve işbirliği ile, en zor durum; karşınızdakinin "ticaret" ten ve "parasına para kazandırmak" tan başka amaçların olması halidir. Bu durum ona götüreceğiniz bir teklif dahi bulmakta zorlanırsınız. İkinci bir zor durum, ticaret yapanın başka bir amacı olmamakla birlikte ticaret içinde bir takım saplantılara sahip olmasıdır. Birilerine ders vermek, gücünü göstermek, pes dedirtmek şeklindeki inatlaşmaları kırmak, imkânsız değilse de pek zor olur. Bundan sonrası için ise en azından umut vardır. Fakat yinede şu unutulmamalıdır ki, uzlaşma ve işbirliği zor bir iştir. Hele hele bu kültürü almamış kişi ve topluluklarda bu iş daha da zorlaşır. Bu nedenle önce bazı hususular da anlaşmak gerekir. İlk anlaşılacak husus; işlerin kötü olduğu, kötüleşmekte olduğu ya da kötüleyebileceği hususudur. Yolcu taşımacılığında artık bu konuda kimsenin şüphesi olmadığını düşünüyorum.İkinci önemli husus, çıkış yolunun bireysel adımların yanında ortak adımlardan, uzlaşmadan ve işbirliğinden geçtiğine samimi bir şekilde inanmaktadır. Bunu, kimsenin kendi menfaatinin gereği olarak, kendi zor durumunun gereği olarak istemediğini aksine, ortak çıkar için önerdiğine inanmaktır. Sektör de ortaya çıkmış bulunan "güven bunalımı" ne yazık ki bazı şüphelerin doğmasına yol açmaktadır. Bunun aşılması için herkese ortak sorumluluk düşmektedir. İşbirliği ve uzlaşmada hukuk dışlığın ve zorbalığın kalıcı çözüm olmadığına dikkat edip, gönüllülüğü sağlamak, en önemli noktalardandır. İş birliği ve uzlaşmaya yanaşmayan veya bozanların, diğerlerince dışlanması da ağır bir ceza olabilir.Bir başka nokta; kendini başkalarından daha akıllı görmemeyi, rakiplerinde akıllı olduğunu gizlenmeye çalışılan düşünceleri sezebileceklerini kabul etme gereğidir. İş birliği ve uzlaşmanın olabilmesi ya da sürebilmesi için "çıkarların dengeli paylaşımı" çok önemlidir. Büyük kazanç farkları mutlaka dengelenmeli ve bunlar geciktirilmeden yapılmalıdır. "mutlak denge olamayacağı" noktasından hareketle, küçük çıkar farklılıklarını görmezden gelme olgunluğunu varmak ta gerekir.Bunlardan sonra kişilerin uygun bir yöntemle uzlaştırılması gerekir. Bunun da yolu görüşmek, yüz yüze gelmektir. Burada verilecek sözler çok önemlidir.Bir uzlaşma sağlanması yanında, bunun sürdürülmesi kapısı da açılmalıdır. Bunun ilk şartı da, öfkeye ve kızgınlığa set çekmektir. Küçük aykırılıkları, uzlaşmayı bozma vesilesi saymayı önlemektir.Bunun için de "alt taraftaki yanlışlara misilleme yapma yetkisi" alınmalı ve yetkililer tekrar görüşüp, problemleri çözmelidirler. Şunun unutulmaması çok önemli: Kimsenin elinde uzlaşma sağlayacak sihirli anahtar yoktur. Yapabileceği şeylerden ilki: insanları bir araya getirmek olmalıdır. İkincisi ise uzlaşma ortamının sağlanmasında orta yolu bulmak, tabiri caizse "racon kesmek" olabilir. Bu da, bize hiç yabancı değil...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012